Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda araçtaki katalizör arızasının davacının kullanımından değil sistemden kaynaklandığının belirlendiği, TTK.nun 25/3.maddesinde ayıbın açık ayıp olması halinde keyfiyetin 2 gün, diğer hallerde 8 gün içinde bildirilmesi gerektiğinin öngörüldüğü, BK.nun 198.maddesinde ise satılanda adı bir muayene ile meydana çıkarılamayacak ayıp bulunması halinde ayıp ortaya çıkınca satıcıya bildirileceğinin açıklandığı, arızanın gizli ayıp niteliği taşıdığı, davacının 11.02.2005 tarihinde ihtarname keşide edip davayı 12.04.2005 tarihinde açtığı, garanti belgesinde garanti süresinin aracın üretim hatalarına karşı bütün parçalarıyla birlikte teslim tarihinden itibaren 2 yıl olduğunun belirtildiği, zamanaşımı def’inin reddinin gerektiği, davalılardan ......
olduğu ve davacının araçtaki gizli ayıp nedeniyle BK’nın 203/1., TBK'nın 227 /4. maddelerinde yer alan seçimlik hakkını kullanabileceği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı ...Ş tarafından temyiz edilmiştir....
Buna göre somut olayımızda araçta gizli ayıp olduğundan ve bu durum sonradan ortaya çıktığından, davacı tarafça da ayıba konu durumun davalıya ayıbı öğrenir öğrenmez yetkili servise götürmesi ile ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, ayrıca Karşıyaka ... Noterliğinin 23/07/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ayıbın yeniden bildirilerek zararın giderilmesinin talep edildiği, dolayısıyla davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresinde yerine getirdiği, bu nedenle davacının TBK nun 227....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/283 D.İş sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırıldığını ve bilirkişi tarafından düzenlenen raporda aracın boyası üzerinde oluşan değişik boyutlardaki siyah noktaların kullanıcı hatası veya dış etkenlerden değil, üretimden kaynaklanan bir hata olduğunun tespit edildiğini belirterek dava konusu aracın gizli ayıp nedeniyle yeni misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde ayıplı mal bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuş bulunan 06.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacının ayıpsız misli ile değişim talebinden vazgeçerek seçimlik hakkını satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim talebi yönünde değiştirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesi ile talebini dava konusu otomobilin ayıpsız misli ile değişimi olarak göstermiş olup daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile talebini bedel indirimi yönünde açıklamış ve değiştirmiştir. 4077 sayılı yasanın 4. maddesinde, malın ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir....
Yargılama sırasında alınan 13.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda; aracın sol arka kapısının ön kapı ile birleştiği bölümde boya kalınlık değerlerinin 110-187 micron arasında değiştiği, bu bölgeye lokal boyama işlemi yapıldığını, orjinal fabrikasyon boyası olmadığını, hasar kaydı bulunmadığından herhangi bir kaza nedeniyle boya işlemi görmediğini, lokal boya işleminin ilk bakışta anlaşılamayacağını ve gizli ayıp niteliğinde olup, araçta 700,00 TL değer kaybı oluşacağı mütalaa edilmiştir.Mahkemece,aracın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4.maddesi kapsamında ayıplı olduğu ve davacı tüketicinin ayıplı maldan dolayı yasada belirtilen seçimlik haklarından aracın yenisiyle değiştirilmesini talep etmekte haklı olduğu, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğu, ayıplı maldan dolayı satıcı ve ithalatçının tüketiciye karşı müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir....
Mahkemece bozmaya uyularak davacı yana yeni talebi için kesin süre verilmiş olup, süresinden sonra verilen beyan dilekçesi ve vekilin duruşmadaki beyanlarına göre; mümkünse misli ile değişim bu mümkün olmadığı takdirde de sigortadan 50.000 TL alındığından araç bedeli ile sigortadan ödenen bedel arasındaki farkı talep ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza yapan aracın dava devam ederken pert total olduğu, sigortadan davacıya 50.000 TL ödendiği, aracın sigorta şirketine verildiği ihtilafsızdır. Bu nedenle artık misli ile değişim talebi mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda aracın pert bedeli ile pert öncesi değeri aynı olduğundan ve aracın tam değerinin davacıya ödendiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir....
Tüm dosya kapsamına göre, Dava konusu olayda, aracın üzerine farklı bir araçtan sökülen elektronik beyni takarak aracın geçmiş arızalarının ve kaza kayıtlarının da silinmesine neden olunduğu, araçtaki elektronik beynin farklı şasi numarasına sahip başka bir araçtan sökülerek araca monte edildiği, aracın ilk satın alınması aşamasında rutin bir muayene ile anlaşılamayacağı ancak yetkili serviste özel bir bilgisayara bağlanarak anlaşılabileceği dolayısıyla davacının aracın elektronik beyninin farklı şasi numarasına sahip bir araçtan sökülerek satın aldığı araca takıldığını anlaması mümkün olmayacağından araçtaki farklı şasi numarası bulunan bir parça değişikliği ile aracın trafiğe çıkması sakıncalı olacak şekilde gizli ayıplı hale gelmesine neden olan davalının % 100 oranında kusurlu olduğu tespiti ile dava konusu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığı, bu bakımdan oluşan zararların oluşan gizli ayıp nedeniyle davalılar tarafından giderilmesi gerektiği kanaati ile (her ne kadar davalı...
95.189 km. de olduğu ve 64.527 km. çalışmış olduğu, ayıplı motorun değiştirilmesinden sonra araçtaki sorunun giderildiği, aracın daha sonra verdiği yağ kontrol uyarısı ile yapılan parça değişimlerinin motordaki ayıpla ilgisinin bulunmadığı, davacı tarafın ayıp nedeniyle TBK m. 227/1'deki seçimlik haklarından “ücretsiz onarım” hakkını kullandığı ve ayıbın giderildiği, daha sonra bundan vazgeçerek başka bir seçimlik hakkı kullanamayacağı görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir....
Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili; dosya içerisinde yangının gösterge kısmında başladığına dair tek bir somut tespitin olmadığını, aracın üretim hatası nedeniyle yanmadığı ispat edilemiyorsa, "üretim hatası nedeniyle yanmıştır" şeklindeki ön kabul ile hazırlanan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, aracın elektrik-elektronik veya mekanik aksamdan kaynaklanan bir sorundan yanıp yanmadığı üzerine bir çok varsayımda bulunulabileceğini, bu varsayımların aracın neden yandığı konusunda somut bir kanıta dayanmadığını, hükme esas alınan 23.02.2021 tarihli rapor ile bozma kararında ihtimale dayalı olduğu için hükme esas alınamayacağı belirtilen 27.01.2015 tarihli rapor arasında hiçbir farkın bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; araçtaki gizli ayıp iddiasına dayalı misli ile değişim istemine ilişkindir. 2....


