İcra Müdürlüğünün 2014/1520 E. sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığını, rehinli aracın 26.05.2014 tarihinde 44.000,00 TL bedelle satışının yapıldığını, ihale bedelinin araç üzerinde bulunan tüm alacaklıların alacağını karşılamadığından İİK'nın 140. maddesi gereğince derece kararı ve sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetvelinde müvekkili bankanın rehin alacaklısı sıfatıyla 1. sıraya yazıldığını, bu konuda bir ihtilaf olmadığını, ancak müvekkili bankanın aynı borçludan olan kredi kartı alacağının tahsili için Isparta 3 İcra Müdürlüğünün 2013/744 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili bankanın bu dosyadan olan alacağının 7. sıraya konulduğunu, 7. sıradaki takip dosyası alacağının da rehin kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle sıra cetvelinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet olunanlar vekilleri, şikayetin reddini istemiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin servis taşımacılığı işinde kullanmak üzere davalılardan araç satın aldığını, karşılığında toplam 58.000 TL nakit ve 6.000 TL bedelli senet verdiğini, aracın fiilen teslim edilmesine rağmen noter satışının yapılmadığını, davalıların aracı noter satışı ile dava dışı Mehmet Kuşçu'ya sattıklarını belirterek başka araç vermeyi teklif ettiklerini, müvekkilinin teklifi kabul etmediğini, emniyete başvurduğunu, aracın noter satışı yapılan dava dışı Mehmet Kuşçu'ya fiilen teslim edildiğini belirterek ödenen 58.000 TL 'nin ödeme tarihinden aracın dava dışı Mehmet Kuşçu'ya teslim tarihine kadar yasal faizi, teslim tarihinden sonra temerrüt faizi ile tahsiline ve 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davalı davacının araç bedeli olarak 4.500.00 YTL ödeme yaptığını, 8.000.00 YTL bakiye alacağının ödenmediğini, 23.11.2007 tarihli oto satış mukavelesinin davacı tarafından yazıldığını, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur....
İcra Müdürlüğünün 2009/7098 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen 35 BYR 48 plakalı aracın haciz tarihinden önceki bir tarihte müvekkilince noter satış sözleşmesi ile borçludan satın alındığını, haczin kaldırılması için davalı alacaklıya şifai olarak başvurduklarını, taleplerinin kabul edilmemesi üzerine davalıya 5.5.2009 tarihinde ihtarname gönderdiklerini, davalının 18.5.2009 tarihli ihbarname ile haczin kaldırılamayacağını bildirdiğini ileri sürerek araç üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiş, karşı davasında ise araç satışının muvazaalı olduğunu, borçluya borcun ödenmesi için gönderilen ve 25.2.2009 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamesinden sonra alacaklıdan mal kaçırma kasdıyla satışın yapıldığını ileri sürerek tasarrufun iptalini istemiştir. Davaya dahil edilen borçlu cevap vermemiştir....
bedeline yönelik teminat senedi verildiği ve katılana ait aracın hemen üçüncü bir şahsa satışının gerçekleştirildiği, aracın üçüncü bir şahsa devrinin yapılmasına rağmen katılana araç bedelinin ödenmediği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; sanığın olayın başlangıcından itibaren katılanı dolandırmak kastıyla hareket ettiği, başlangıçta kapora bedeli vererek aracın satış bedelini hemen ödeyeceği yönünde katılanda kanaat oluşturup iradesini fesada uğrattığı, akabinde devraldığı aracı hemen üçüncü kişiye devrederek katılana satış bedelini ödemediği ve üzerine atılı suçu işlediği gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir....
KARAR Davacılar, davalı ile aralarındaki araç alım satımına ilişkin hukuki ilişki nedeniyle, davacı Hilmi ile davalı arasında 17.11.2004 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokolde aracın satışının noterden davalı tarafından yapılması üzerine, davalıya teslim edilen 5 adet senedin hükümsüz kalacağının ve iade edileceğinin düzenlendiğini, davacı Hilmi'nin davalıya aracın satışı için vekalet vermesine ve davalının dava konusu aracı teslim alarak başkasına satmasına rağmen, davalının almış olduğu senetleri iade etmeyip, icra takibine koyduğunu ileri sürerek, senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve haksız icra takibi nedeniyle davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....
Davalı, sadece araç maliki olduğu için satışta yer aldığını, aslında aracın dava dışı ... isimli kişiye haricen sattığını ve davacıya da bu kişinin satışının gerçekleştirdiğini, ...'un aracın hasarlı olduğunu bildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Borçlar Kanununun 194 ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece, davacının davaya konu aracın kaza kaydını bildiği halde aracı satın aldığından davacının uğramış olduğu zararları giderme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın pert olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile bundan davacıya karşı sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır....
Katılanın, ... plaka sayılı aracı Antalya oto pazarında satışa çıkardığı, sanıkların araç için pazarlık yapıp 13. 500 TL'ye anlaştıkları, ellerinde para olmadığını Isparta 'da köylerinde parayı verebileceklerini söyledikleri, Isparta'ya gitmek için 50.00 TL mazot parasını da katılana verdikleri, katılan, yanında bulunan akrabası tanık ... ve sanıkların birlikte köye gittikleri, sanık ...'nın, temyiz dışı sanık ...'e borcu bulunduğunu belirterek araç satışının bu kişi üzerine yapılmasını istediği, sanıkların parayı katılana vermeden notere gittikleri, noterde satışın yapılmasından önce katılanın parayı sorduğu, amcasının köyde parayı hazırladığını belirterek katılanda güven telkin ettiği, daha sonra birlikte köye gittikleri, sanık ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/05/2011 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tesbiti ve tescili istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/05/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, araç mülkiyetinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, dava konusu aracın satışının ihtiyati haciz kararından sonra yapıldığı, devrin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir. Borçlu şirket, dava konusu araç ile birlikte başka araçlarını da borcun doğumundan sonra ve takip tarihinden kısa bir süre önce birbirine yakın tarihlerde alacaklıya zarar verme kastı ile muvazaaya dayalı ticari emtiasının önemli bir bölümünü oluşturduğu öngörülen ve dairemizce aynı gün incelemesi yapılan diğer dosyalar içindeki bilgi ve belgelerden 2.11.2009 tarihinde dava konusu ... plakalı araç ile birlikte diğer ... plakalı araçlarının 26.10.2009 tarihinde ise ... plakalı aracını 3.kişilere devrettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı 3.kişinin bu yöndeki yasal karinenin aksini ispat edemediği kabul edilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....


