WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Taraflar arasındaki alacak, araç satış sözleşmesinin feshi, mülkiyetin tespiti ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı şirket kayyımı, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine konu aracın kira borçlarının ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının aracın kati satış sözleşmesi ile devredildiğinden bahisle borcun olmadığını ileri sürdüğünü, kanuna aykırı olarak süresinden önce yapılmış olan araç satışının geçersiz olduğunu belirterek 27.000 kira borcunun davalıdan tahsiline, araç satışının iptali ile davacı şirket adına aracın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, muvazaa hukuki nedenine dayalı olarak davalıya yapılan araç satış işleminin iptali istemine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6723 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 26/01/2022 tarihli ve 2022/1 sayılı Kararına ve davanın açıklanan niteliğine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle dosyanın sözü edilen görevli Yüksek Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 24/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Noterliğinin 9.8.2010/28679 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesinde ve 23.8.2010 tarihli sözleşme ile pay satanlardan ...’a 90.000 TL ve Şengül İşgören’e 75.000 TL olmak üzere toplam 165.000 TL ödenerek davalı adına satış yapıldığını,satış bedeli konusunda taraflar arasında muvazaa yapıldığını belirterek önalım hakkının 165.000 TL üzerinden tanınmasını istemiştir.Davalı vekili ise müvekkil şirketin payı davacının kardeşlerinden 13.4.2011 tarihinde toplam 270.000 TL ödeyerek satın aldığını,dava dilekçesinde dayanılan satış vaadi sözleşmesinin müvekkil şirket ile bir alakasının bulunmadığını, 270.000 TL bedel harç ve masraflar yatırıldığı takdirde davayı kabul ettiklerini savunmuştur....

Noterliğince yapılan 06 Kasım 2009 tarihli 19988 yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin iptali ile davacının ödemiş olduğu 18.900,00 TL'nin aracın davalıya iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın davacı adına olan trafik kaydının iptali ile davalı adına trafik tescilde kayıt edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, eldeki dava ile davalıdan satın almış olduğu aracın ayıplı olması nedeni satış sözleşmesinin iptali ile ödediği satış bedelinin davalıdan tahsilini istemiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir....

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.07.2004 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.11.2009 günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılardan ... ve ..., zamanaşımı definde bulunmuş, satış vaadi sözleşmesinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur....

Davacı, dava dışı oğlu ... ile davalı ...’in oğlu dava dışı ...’un ... plakalı aracın ortağı olduklarını, piyasaya olan borçlarından dolayı yapılan icra takipleri neticesinde araç üzerine haciz konulduğunu, borçların davalı ... tarafından ödenmesi, buna karşılık dava konusu 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın adı geçen davalıya devri konusunda aralarında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve harici sözleşme yaptıklarını, daha sonra davalı ...’in, sözleşmelere güvenmediğini, kendisini güvence altına almak için önce tapunun devrinin gerektiğini, tapuda devir gerçekleştikten sonra ödemeyi vaad ettiği 50.000,00 TL’yi ödeyeceğini söylemesi üzerine taşınmazı tapuda davalı ...’e devrettiğini, davalı ...’in borcu ödemediği gibi taşınmazı da kardeşi olan diğer davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan temlik işleminin mutlak muvazaa ile batıl olduğunu, davalıların kötüniyetli olduklarını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil istemiştir....

Davacı vekili, davacının paydaşı olduğu 119 ada 21 parsel sayılı taşınmazda dava dışı Zeynel Abidin Ova’nın 1/4 oranındaki payını 23.01.2017 tarihinde 120.000,00TL bedelle davalıya sattığını, satıştan haricen haberdar olunduğunu, önalım hakkını engellemek amacıyla satış bedelinin tapuda yüksek gösterildiğini ileri sürerek dava konusu payın gerçek satış bedeli üzerinden, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacı yanın bedelde muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen bedel olduğunu, daha az vergi ödeme saikiyle satış bedeli düşük gösterilen taşınmazların satış değerlerinin emsal gösterilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....

nun 382/6. madde olarak "kıymetli evrakın iptali"ne ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı "işi" olduğu belirtilmiş ise de, ..... Noterliğinin 04.04.2002 tarih, ..... Y.Nolu kati satış sözleşmesi ile davacı tarafından satın alınan aracın tescilinin yapılamadığı (satın alınamadığı) halde kati satış sözleşmesi nedeni araç satılmış gibi, vergi tahakkuk ettirildiğinden söz edilerek, vergi kararının ödenmemesi nedenine dayalı kati satış sözleşmesinin iptali davası, menfi tespit niteliğinde olduğu,zayi nedeni ile iptali olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 Sayılı HMK.'nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 05.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 10.10.2005 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılardan ..., taşınmaza hükmen mirasbırakanı Salih Arifoğlu’nun malik olduğunu, davada dayanılan sözleşmenin muvazaalı düzenlendiğini, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar, savunmada bulunmamışlardır. Birleşen davada davalı ve davacı ..., satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı yapıldığını, 07.06.2001 ve 10.10.2005 günlü satış vaadi sözleşmelerinin iptalini istemiştir. Mahkemece, asıl dava reddedilmiş, birleşen dava kabul edilerek dava konusu sözleşmelerine iptaline karar verilmiştir....

İcra Müdürlüğü'nün 2014/6732 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalının önce satış bedelini almadım diyerek takibe itiraz ettiğini, daha sonra ise toplam 49.960,00 TL'yi eşine ödediği yönünde ödeme itirazında bulunduğunu, eşi ile boşanma davalarının devam ettiğini, davalı ile eşinin kardeş olmaları nedeniyle aralarında muvazaa bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve haksız itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının verdiği vekaletnameye istinaden araç satışını gerçekleştirdiğini, satış bedelinin tamamını da kardeşi olan davacının eşine ödediğini, bu nedenle takibin ve davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....

UYAP Entegrasyonu