Davacı, satış sözleşmesinin tarafı bulunmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Somut olayda dinlenen davacı tanıkları, davalı ile pay satanların pay bedelinin ödenmesine ilişkin bilgi ve görgüleri bulunmaksızın sadece dava konusu taşınmazın dönüm değerinin ne kadar olabileceği konusunda fikirlerini beyan etmişlerdir. Hükme esas alınan 24.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda çekişme konusu payın değeri dava tarihi itibariyle 191.100,00 TL olarak tespit edilmiş, bu değer önalım bedeli olarak kabul edilerek davacıya depo ettirilmiştir. Keşif ile belirlenen bedel tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacının diğer kanıtlarını doğrulamak bakımından önem taşımaktadır. Davacı tanıklarının davalı ile pay satanlar arasındaki ilişkiye dair herhangi bir bilgileri olmaması nedeniyle bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamamıştır....
Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak, davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu ... no’lu parselden davalı .../... payı 15.000 TL bedelle paydaş ...'den 22/08/2007 tarihinde, .../... payı 10.000 TL bedelle paydaş ...’dan 06/08/2007 tarihinde, .../... payı 50.000 TL bedelle paydaş ... ve .../... payı da 50.000 TL bedelle ...'tan 02.01.2008 tarihinde satın almıştır. Davacı tapuda satış bedellerinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçekte payın 31.050 TL bedelle satın alındığını iddia etmiştir. Davacı, bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaa sebebiyle tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazda hissesi bulunduğunu, davalı ...'ın dava dışı diğer hissedarın hissesini satın aldığını, hisse bedelinin 4.506.20 TL olduğunu, davalı ...'e karşı açılan önalım davasının lehe sonuçlandığı ve kesinleştiğini, kararın tapuya tescili yapılmadan davalı ...'ün hissesini diğer davalı ...'a 50.000,00 TL gibi yüksek bir bedelle sattığını, davalı tarafların birbirlerini tanıdıklarını, bir müteahhitle birlikte inşaat işi yaptıklarını, gerçekte satış akdinin bulunmadığını ve bedelinin ödenmediğini belirterek muvazaa sebebiyle tapu iptal ve tescile karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece, davacının bedelde muvazaa iddiası kabul edilerek tapu masrafları ile birlikte 224.606,25 TL bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2017 tarihli, 2016/14061Esas; 2017/4519Karar sayılı ilamıyla “... Davacılar, satış sözleşmesinin tarafı bulunmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Ancak davacıların tanıklarından birisi dava konusu taşınmazda kiracı olup satış bedeli konusunda bilgisi olmadığını bildirmiş diğer tanık ise 200.000-210.000 TL'ye satıldığını duydum şeklinde duyuma dayalı beyanda bulunmuştur. Hükme esas alınan ve birbiri ile çelişkili olan raporlardan ikincisi esas alınarak 220.000,00 TL ön alım bedeli olarak kabul edilerek davacıya masrafları ile birlikte depo ettirilmiştir. Keşif ile belirlenen bedel tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacının diğer kanıtlarını doğrulamak bakımından önem taşımaktadır....
yata sahip olmasının mantık dışı olduğunu, üzerine kayıtlı bir araç dahi söz konusu olmadığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir....
Dosyada bulunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davada; 09/12/2002 tarih ve 13118 yevmiye no'lu satış vaadi sözleşmesi sebebiyle 24/03/2000 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmelerden dolayı yüklenici payına düşen 8 adet dükkan ve 65 adet daireden başka bir taşınmaz devri yapılmış olup olmadığının tespitiyle, yapılmış olan devirlerin muvazaalı ve ana sözleşmenin 12 ve 5. maddeleri hükümleriyle TTK'nın 221,223,233,163,165,176. maddelerine aykırı olduğundan yapılan satışların iptali ve davalı ... İnşaat Kollektif Şirketi adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davalılardan tahsili, birleşen davada ise; asıl davaya konu taşınmazda yapılan bağımsız bölümlerden üçüncü kişilere yapılan devirlerin muvazaa sebebiyle iptali istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Şanlıurfa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen, tarafları, tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 23.6.20411 gün, 6382-7430 sayılı, 14.Hukuk Dairesinin 28.9.2011 gün 8656-11086 sayılı kararlarıyla meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu’nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Asıl dava, satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali, birleşen dava ise satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle,hükmün temyiz inceleme görevi 14.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ:14.Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA,dosyanın bu Daireye gönderilmesine 9.2.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....
KARŞI OY Dava, menkul satımında bedelde muvazaa sebebiyle bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, mülkiyeti kendisine ait şehiriçi dolmuşun hattıyla birlikte 03.12.2013 tarihinde davalıya 760.000 TL bedelle satıldığını, ancak davalının sonuncusu 25.07.2014 tarihinde olmak üzere bu miktardan 543.000 TL’lik kısmını parçalar halinde ödediğini, bakiye 217.000 TL’lik kısmının ise ödemediğini ileri sürmüş, davalı ise minibüs ve hattın bedelinin 500.000 TL üzerinden satınalındığını savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan 03.12.2013 tarihli noter devir sözleşmesinde, araç bedelinin 40.000 TL, ticari plaka satış bedelinin ise 10.000 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf bedelde muvazaa iddiasında bulunmuştur. Aracın ve hattın davacı tarafından satıldığı, davalı tarafından da alındığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır....
Av. ... aralarındaki iş makinesinin satışının muvazaa ve ehliyetsizlik nedeniyle iptali davası hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen 15.05.2014 gün ve 2014/10 E.-2015/486 K.sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Heyetçe incelenmesine gerek görülen 28.10.2013 tarihli noter satış sözleşmesinin okunaklı ve tasdikli bir örneği, yine satışa esas alınan 30 Eylül 2013 tarihli ...'a verilen vekaletnamenin okunaklı ve tasdikli bir örneği ile ....'nin şirket ana sözleşmesinin okunaklı ve tasdikli bir örneğinin eklendikten sonra yeniden gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -K A R A R- Dosya içeriğine göre dava, eşler arasında mal rejiminden kaynaklanan muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile araç satış işleminin iptali istemine ilişkin olup, dosya için Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin görevsizlik kararı vardır. 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı İşbölümü Kararı uyarınca temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışında olup Yargıtay 8.Hukuk Dairesine ait olduğu düşünüldüğünden aynı Kanunun, 6723 sayılı Kanunun 21.maddesiyle değişik 60/3. maddesi uyarınca görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 21/11/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


