Dava konusu araç, hacizden önce, Noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alınmış, mülkiyet hacizden önce davacıya geçmiştir. Ne var ki, üçüncü kişinin satış işlemini Trafik Tescil Kuruluşuna bildirmemesi nedeni ile dava konusu araç borçlu adına kayıtlı iken UYAP üzerinden haciz konulmuştur. Öyleyse, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı alacaklının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerektiğinden onama kararının kaldırılmasına karar verilmiştir....
A.Ş tarafından yapıldığını, artıştan herhangi bir kazanç elde etmeyip artış sebep gösterilerek satış sözleşmesinden dönülmesi açıkça menfaatler dengesini bozduğunu, davacının talebinin müvekkili tarafından anlaşmaya uygun bir şekilde zamanında tedarik edildiğini, hiçbir geçerli nedene dayanmaksızın işbu satış işleminden vazgeçildiğini, müvekkilinin operasyon maliyeti, satış primi mahrumiyeti, stok maliyetinden kaynaklanan zararları nedeniyle yapılan kesintinin usulsüz olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; araç satış sözleşmesinin iptali nedeniyle ödenen kaparo bedelinden yapılan kesintinin iade edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir....
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki mülkiyetin saklı tutulması yolu ile araç satış sözleşmesi sonrasında satış tutarın tahsili amacıyla davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasında toplanmaktadır. Davacı ile Davalı şirket arasında Antalya ......
Satış belgesindeki satışları yapan ... ve ... isimli kişiler benim sigortalı elemanımdır şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... beyanında özetle; Ben plaka satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte davacının çalışanı olarak görev yapmaktaydım. S plakaları gibi J plakalarının da değerleneceği hususunda alınan bilgi nedeni ile J plaka araç almak üzere ... ile görüşmeye gittik. Bir takım sorunlar çıktı. Ben bu durumu davacı tarafa ilettiğimde daha önce de bu şekilde sorunlar çıktığını ancak önceden araç alım satımı yapıldığı için güven esasına dayalı olarak sorunun giderileceğini bana söylediler. Bunun üzerine plaka satış sözleşmesi yapılmıştır. Tarafıma gösterilen 05/09/2014 tarihli plaka satış sözleşmeleri altındaki imza bana aittir. Sözleşmenin imzalandığı sırada ...'yı hiç görmedim sadece ... ile görüşmeler yapıldı ve ...nın sözleşmeyi imzaladığını gördüm. ...'nın sözleşmeyi imzaladığını görmedim ayrıca orada değildi....
Anılan madde hükümlerine göre, kural olarak, mülkiyeti saklı tutulmak kaydıyla yapılan satış, noterce özel siciline kaydedilmemiş ise, satış kesin satıştır. Ancak, davacının dayandığı 16.10.2009 tarihli mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi TMK’nun 764.maddesine uygun şekilde noterde düzenlenme şeklinde yapılarak devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmişse, yasanın aradığı koşulları taşıyan geçerli bu sözleşme ile mülkiyet, satıcı üzerinde kalır alıcıya geçmez. Alıcı ancak satış bedelinin tamamını ödedikten sonra malın sahibi olur. Somut olayda; mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla düzenlenen satış sözleşmesinde yazılı bakiye satış bedelinin 08.04.2010 tarihli Noterde düzenlenmiş ibraname ile satıcı borçluya ödendiği ve alıcının bu suretle araç mülkiyetini ibranamenin düzenlendiği 08.04.2010 tarihinde iktisap ettiği anlaşılmaktadır....
Anılan madde hükümlerine göre, kural olarak, mülkiyeti saklı tutulmak kaydıyla yapılan satış, noterce özel siciline kaydedilmemiş ise, satış kesin satıştır. Ancak, davacının dayandığı 16.10.2009 tarihli mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi TMK'nun 764.maddesine uygun şekilde noterde düzenlenme şeklinde yapılarak devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmişse, yasanın aradığı koşulları taşıyan geçerli bu sözleşme ile mülkiyet, satıcı üzerinde kalır alıcıya geçmez. Alıcı ancak satış bedelinin tamamını ödedikten sonra malın sahibi olur. Somut olayda; mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla düzenlenen satış sözleşmesinde yazılı bakiye satış bedelinin 08.04.2010 tarihli Noterde düzenlenmiş ibraname ile satıcı borçluya ödendiği alıcının bu suretle araç mülkiyetini ibranamenin düzenlendiği 08.04.2010 tarihinde iktisap ettiği anlaşılmaktadır....
verildiğini, karşılığında hizmet alınmadığını, müvekkili ile davalı tarafın arasındaki anlaşma hükümlerine göre işbu senetin teminat hükmü taşıdığını, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme tarihi ile icra takibine konu edilen senetin tanzim tarihinin aynı olduğunu, araç satış bedeli ve takibe konu senet tutarının da aynı olduğunu, sözleşmeye göre çeklerin 6 aylık vadeli olacak şekilde düzenlendiğinden vade tarihi -------denk geldiğini, takibe konulan senedin de vade tarihinin 10.03.2019 tarihi olduğunu, sözleşmenin parçası olan senetlerin o sözleşmeye teminat olarak verildiklerinden sözleşme hükümlerine uyulmadığından meydana gelen risk nedeniyle yargılamaya konu olabileceğini, işbu durumun yargılamayı gerektirdiğinden bu senetin icra takibine konu edilemeyeceğini, sözleşme konusu araç bedelinin fatura bedelleri ve çeklerle ödendiğini, söz konusu aracın noter satışı ve devri yapılmadığını, müvekkilinin verdiği çeklerin ve hizmetin karşılıksız kaldığını ayrıca teminat senedi olarak...
KARAR Davacı 3. kişi vekili, ..... plaka sayılı araç üzerine muhtelif icra takip dosyaları üzerinden haciz konulduğunu, borçlu ile davacı arasında...... 5. Noterliği'nde ,,,,tarihinde yapılan sözleşme ile müvekkiline ait.....model Fiat marka binek otomobilin 7.150,00 TL bedel karşılığında .....a devredileceğinin kararlaştırıldığını, ancak borçlu tarafından satış bedelinin hiç ödenmediğini, aracın mülkiyetinin davacıda bulunduğunu iddia ederek davanın kabulü ile aracın davacıya aidiyetinin tespitine ve davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı ile borçlu arasında yapılan noter satış sözleşmesinin ve sözleşmede belirtilen vadenin araç üzerine konulan hacizlerden önce olduğu, davacı sözleşmenin iptali için dava açmadığı gibi, aracın bedelinin ödenmediği iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının davalıya (8) adet araç sattığı, davalının satım bedelinin bir kısmına karşılık toplam tutarı 21.950.00 YTL olan araçlar davacıya takas amacıyla teslim edip ayrıca davacıya 76.550.00 YTL nakit ödeme yaptığı davalının toplam ödeme tutarının 98.500.00 YTL olup, davacıya 1.42 YTL borcu kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen (8) adet oto satış taahhütnamelerinin 2.maddelerinde araçların bedellerinin davacı ... Otomotiv A.Ş tarafından davalıya nakden ödendiği belirtilmiştir. Ancak davacı defter ve kayıtlarında (8) adet sözleşmeden (2) tanesine ilişkin olarak sözleşmelerde nakden ödeme yazılı olmasına rağmen bedelin davalının cari hesabına mahsuben alındığının kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu durum diğer (6) araç bedelinin de aynı şekilde ödendiğinin kabulünü gerektirmez....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/38 Esas KARAR NO : 2024/216 DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılmasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2022 DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılmasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2022 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12.03.2024 Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen dosyada İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile dava dışı ..... arasında 10.02.2017 tarihinde satış protokolü (sözleşme) imzalandığı ve protokol kapsamında ...'nin ödeme şekli kararlaştırıldığını, bu protokol kapsamında kararlaştırılan ödeme şeklinde davacı ...'...


