WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"Alınan tüm kararlara karşı usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığından alınan kararlar yönünden dava şartının mevcut olmadığı sonucuna varılmaktadır. İlk derece mahkemesince; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir."...

Maddesi uyarınca ilan gerekliliklerinin yerine getirilmediğini ve sonradan toplantının çağrısız toplantı hükümlerine göre icra edildiğinin kayda geçirildiğini, 14.12.2021 tarihli çağrısız genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunu, 14.12.2021 tarihli çağrısız genel kurul toplantısında alınan kararların iptal edilmesi gerektiğini, 14.12.2021 Tarihli Genel Kurul Toplantısında Kanunun Açık Hükmüne Aykırı Olarak Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçimine ve Şirket Muhasebe Çalışanı Olan ...’un Yönetim Kurulu Üyesi Olarak Seçilmesine Dair 3. Maddesi’nin İptali gerektiğini, ...’un yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesinin Müvekkili ile ... arasında imzalanan ve Şirket’in de taraf olduğu 21.01.2021 tarihinde imzalanan “ortaklık ve mutabakat protokolü” başlıklı sözleşmeye de aykırı olduğunu, 14.12.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 4....

Yokluk, butlan, askıda hükümsüzlük ve iptal edilebilirlik şeklinde geçersizlik halleri ortaya çıkabilir. Somut olayda geçersizlik, iptal, yokluk ve butlandan bahsedildiği için söz konusu geçersizlik hallerini ve hangi hallerde uygulanacağını kısaca değerlendirmek faydalı olacaktır. Anılan yaptırımlardan en ağırı olan yokluk bakımından, bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yok sayılan bir hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Bu çerçevede, bir genel kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve İkincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır....

Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere TTK'nın 447. maddesindeki butlan şartlarının resen gözetilmesi, butlan halinin bulunmadığı sonucuna varılması halinde de TTK'nın 445. maddesindeki iptal edilebilirlik şartlarının incelenmesi gerektiği, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında TTK'nın 447. maddesindeki butlan hallerinin dar yorumlanması gerektiği, her kanuna aykırılık halinin butlan yaptırımına tabi olmadığının açıkca belirtilmiştir Davacılar 26/04/2019 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararların hükümsüz olduğunun gerekçesi olarak muris ...'...

Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan tüm hukuki nitelendirmeler , atıf yapılan yüksek mahkeme kararları, mahkememizce mahallinde icra edilen keşif bir bütün olarak değerlendirilmiş, davacı ile davalı arasında bir çok dava bulunduğu, bir kısmının istinaf ve temyiz denetiminde olduğu, bir kısmının kesinleştiği, bazılarının derdest olduğu, uzun zamandır davacı ile şirketi yönetenlerin husumet içinde olduğu, ---- tarihinde icra edildiği iddia olunan -----davacıya çıkartılan tebligatta söz konusu adresin bulunması için gerekli------ gibi ayırt edici unsurların olmadığı, davacının tüm bu nedenlerle ------kurula katılamadığı ve TTK'nın 447. Maddesi uyarınca belirlenen ----kurula katılma ve oy kullanma hakkının elinden alındığı kanaatine varılmıştır....

İcra inkar tazminatı yönünden; Dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın asıl davada % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kötü niyet tazminatı yönünden; Davanın reddedilen bölümü yönünden, davacının takibe girişmekte kötü niyetli olduğu sabit görülmediğinden, asıl davada davalının kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir. Karşı davacının sözleşme kapsamında yapılan iş bedeli için düzenlediği faturadan hak ettiği bedelin 110.00 TL olduğu dikkate alındığında karşı davalıdan tahsili gereken % 18 KDV miktarının 19.800 TL olduğu anlaşılmıştır....

Ret oyu kullanılmasına rağmen, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, HMK'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 36. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, ... tarihli davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantısında muhalefet şerhi olmadığı, ve muhalefet şerhi koymalarının engellendiği hususunda kanaat verici delil bulunmadığı dikkate alınarak davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'in davasının ise reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı ...'ın davasının KISMEN KABULÜ ile ... tarihli davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantısında gündemin 5, 7 ve 9. maddelerine alınan kararların iptaline, 2-Davacı ...'ın fazlaya ilişin istemlerinin REDDİNE, 3-Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'in davasının REDDİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacı ...'...

Nitekim Dairemiz; 16.01.2018 tarihli ve 2017/3415 E. - 2018/495 K. sayılı kararında, özellikle bölge adliye mahkemelerinin hangi kararlarının temyize tabi olduğu veya kesin olduğunu gösteren 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesinin 2/a-b bentleri kapsamında “temyiz edilebilirlik sınırını” belirlerken, suçun sadece temel şeklini esas almamış nitelikli hal ve ağırlaştırıcı nedenleri de gözönüne almıştır. 5271 sayılı CMK'nın zorunlu müdafiilik sistemini, istisna olmaktan çıkararak adeta kural haline getirecek şekilde zorunlu müdafiilik sisteminin uygulama alanını genişletmesi, özellikle Dairemizin 16.01.2018 tarih ve 2017/3415 E. – 2018/495 K. sayılı ilamında “temyiz edilebilirlik sınırı belirlenirken suçun temel şeklinde belirlenen cezanın değil nitelik hal ve ağırlaştırıcı nedenlerde gözönünde bulundurularak istenilen sonuç cezanın esas alınması” gerektiğine yönelik gerekçesi, gerçekten de pratik olarak bakıldığında, suç isnadı altında olan bir birey için önemli olan hususun; hakkında istenen...

Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir....

Bunlar ortaklığın amacına ulaşmak için icra edilmesi gereken günlük ve devamlı işlerdir. Diğer bir deyişle, ortaklık konusunun birlikte getirdiği ve ortaklığın kesintisiz işleyebilmesi için devamlı yapılması gereken işlemlerdir. Ortaklığın defterlerinin tutulması, yazışmaları, teknik işleri ve yıl sonunda envanterlerin çıkarılıp bilançosunun düzenlenmesi olağan yönetsel işlemler arasında yer alır. Bunlar yöneticilere görev olarak yüklenmiş idari işlemdir. Ayrıca uygulamanın mutat işlem olarak ortaya çıkardığı işlemler vardır: Ücretlerin, masrafların, sigorta primlerinin, vergi stopajlarının ve asıllarının ödenmesi, ortaklığa işçi alınması ve onlara nezaret edilmesi, işyerlerinin kiralarının ödenmesi gibi. Fakat asıl yönetim görevi olağan işlemler konusunda alınacak kararlarla yerine getirilir ve bir hukuki işlem niteliğini taşır. Bu kararlar, işlemin daha sonra temsilciler tarafından dış ilişkide icra olunmasına hukuki temel teşkil edecektir....

UYAP Entegrasyonu