Bunlar ortaklığın amacına ulaşmak için icra edilmesi gereken günlük ve devamlı işlerdir. Diğer bir deyişle, ortaklık konusunun birlikte getirdiği ve ortaklığın kesintisiz işleyebilmesi için devamlı yapılması gereken işlemlerdir. Ortaklığın defterlerinin tutulması, yazışmaları, teknik işleri ve yıl sonunda envanterlerin çıkarılıp bilançosunun düzenlenmesi olağan yönetsel işlemler arasında yer alır. Bunlar yöneticilere görev olarak yüklenmiş idari işlemdir. Ayrıca uygulamanın mutat işlem olarak ortaya çıkardığı işlemler vardır: Ücretlerin, masrafların, sigorta primlerinin, vergi stopajlarının ve asıllarının ödenmesi, ortaklığa işçi alınması ve onlara nezaret edilmesi, işyerlerinin kiralarının ödenmesi gibi. Fakat asıl yönetim görevi olağan işlemler konusunda alınacak kararlarla yerine getirilir ve bir hukuki işlem niteliğini taşır. Bu kararlar, işlemin daha sonra temsilciler tarafından dış ilişkide icra olunmasına hukuki temel teşkil edecektir....
Bu husus, 17.09.2018 tarihli kesinleşme şerhi ile kayıt altına alınmıştır. Somut olayda bahse konu olan tasarım, koltuk tasarımıdır. Koltuk bir mobilya türüdür. Koltuk, deri, kumaş ve daha bir sürü maddeden yapılabilir. Koltuk insanların üzerine oturup rahatlaması ve yorgunluğunu dindirmesi için tasarlanmış bir eşyadır. Genelde kolçakla sınırlandırılır ve vücut, minder ve şilteler ile desteklenir. Herkesin evinde, ofisinde bulunan bu eşya günlük hayatta çok sık kullanılır. Dolayısıyla da birçok koltuk türüne ulaşmak mümkündür. Zira koltuk kullanılan malzeme, kaplama, hatta chesterfield modeller gibi dikiş türüne göre dahi çeşitlenebilir. Kısaca koltuk insanoğlunun uzun yıllardır kullandığı bir mobilya türüdür. Bu sürenin uzunluğu nedeni ile çok farklı koltuk türlerine ulaşmak mümkündür....
Yine eşit işlem ilkesine aykırı olarak kar payının ödenme zamanı konusunda pay sahipleri arasında ayrıcalık yapan ya da eşit şartlardaki paylara farklı kar payı ödemesini öngören genel kurul kararları iptal edilebilirlik ile sakattır. Özetle TTK'nın 447'nci maddesi ve TBK'nın 27'nci maddesi kapsamı dışında kalan yasaya aykırılık hallerinde genel kurul kararları iptal edilebilir. Hal böyle olunca, davacıların usulsüz tebligat iddiaları bakımından etkililik kuralı dikkate alındığında, dava konusu kararların alınmasında davacıların pay oranının bir etkisinin olmaması sebebiyle bu iddiaların bir iptal sebebi oluşturmadığı belirlenmiş, finansal tabloların görüşülmesinin kısmen ertelenmesi bakımından ise: ------ortaklarının şirketin finansal durumu hakkında bilgi sahibi olabilmeleri ve ortaklıktan doğan haklarını kullanabilmeleri için finansal tabloların genel kurulda okunup müzakere edilmesi ve onaylanması gerekir....
Yine eşit işlem ilkesine aykırı olarak kar payının ödenme zamanı konusunda pay sahipleri arasında ayrıcalık yapan ya da eşit şartlardaki paylara farklı kar payı ödemesini öngören genel kurul kararları iptal edilebilirlik ile sakattır. Özetle TTK'nın 447'nci maddesi ve TBK'nın 27'nci maddesi kapsamı dışında kalan yasaya aykırılık hallerinde genel kurul kararları iptal edilebilir. Hal böyle olunca, davacıların usulsüz tebligat iddiaları bakımından etkililik kuralı dikkate alındığında, dava konusu kararların alınmasında davacıların pay oranının bir etkisinin olmaması sebebiyle bu iddiaların bir iptal sebebi oluşturmadığı belirlenmiş, finansal tabloların görüşülmesinin kısmen ertelenmesi bakımından ise: ------ortaklarının şirketin finansal durumu hakkında bilgi sahibi olabilmeleri ve ortaklıktan doğan haklarını kullanabilmeleri için finansal tabloların genel kurulda okunup müzakere edilmesi ve onaylanması gerekir....
Anılan yasa hükmünde, sermaye artırım koşullarına uyulmamasının kararı batıl hale getireceği düzenlenmiş olup, ikinci fıkra aynen; “Esas sermayenin artırılması yukarıki hükümlere göre icra edilmemiş ise bu husustaki muameleler batıl ve bundan dolayı da idare meclisi azalariyle murakıplar; şirkete, münferit ortaklara ve üçüncü şahıslara karşı müteselsilen mesuldürler.” şeklindedir. Bunun yanı sıra, toplantı ve karar nisabının bulunmaması da (6762 Sayılı TTK m. 378) butlan sebeplerine örnek olarak verilebilir. İptal edilebilir kararlarda ise; genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali söz konusudur....
nın ise kendisine genel kurula davet ve gündeme ilişkin tebligat yapılmadığından katılım gerçekleştiremediğini, alınan - kararlardan haberdar olmadığını ve muhalefet - şerhi yazdıramadığını, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlilik koşulu olduğunu, TTK m. 414/f.1 uyarınca "Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır....
Bu tazminat talebine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan, bu tazminat kalemine ilişkin gerekçe aynen geçerli olup tekrara gerek kalmamıştır.Yargıtay bozma ilamında yer alan muhalefet şerhi, kesinleşen kâr mahrumiyeti tazminatına ilişkindir. Bu nedenle, muhalefet şerhindeki gerekçeleri tartışmak artık hukuken mümkün değildir.Bu açıklamalar doğrultusunda, Yargıtay bozma ilamı, sadece davacının üzerinde petrol istasyonu işlettiği taşınmazın mülkiyetini geri alma hakkının kaybı nedeniyle oluşan dolaylı zarar nedeniyle hüküm altına alınan maddi tazminata ilişkindir....
Yokluk, butlan, askıda hükümsüzlük ve iptal edilebilirlik şeklinde geçersizlik halleri ortaya çıkabilir. Somut olayda geçersizlik, iptal, yokluk ve butlandan bahsedildiği için söz konusu geçersizlik hallerini ve hangi hallerde uygulanacağını kısaca değerlendirmek faydalı olacaktır. Anılan yaptırımlardan en ağırı olan yokluk bakımından, bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yok sayılan bir hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Bu çerçevede, bir genel kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve İkincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır....
Toplum ya her insanı ya da belirli meslek ve sanatları icra edenleri ortak deneyime dayanarak daha özenli davranmaya davet etmekte ve bu nedenle de taksirli davranışları da cezalandırmaktadır. Taksirli suç kişiyi daha basiretli olmaya ve başkasının haklarını daha fazla korumaya sevk eden zorlayıcı kuralların ihlalinden ibarettir. Başka bir ifadeyle taksir, daima istenmeyen zararlı sonuçları önlemeye yönelik ve uyulması zorunlu bir davranış kuralına uymama ve kişiden buna uymasının istenebilirliğinin mümkün olması durumunda gündeme gelir. Failin taksirinden söz edebilmek için hareketin iradi olması gerekir yani bilinerek ve istenerek yapılmış bir hareketin mevcudiyeti şarttır. Failin hareketini bilerek ve isteyerek yapmadığı hallerde taksirli olduğundan söz edilmez. Taksirli suçlarda fail öngörülebilir bir sonuca neden olması dolayısıyla cezalandırılmaktadır. Bu bakımdan eğer sonuç öngörülebilir değil ise taksirli suçtan sorumluluk söz konusu olmayacaktır....
Yeni defterin açılış onayının yapıldığı sırada noter, eski deftere veya zayi belgesine yeni defterin açılış onayının yapıldığı tarih ve sayıyı belirterek şerh düşer, eski defterde veya zayi belgesinde söz konusu şerhi gören noter tekrar bir açılış onayı yapamaz....


