Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece dava konusu otomobilin ayıplı olduğu kabulü yapılmış ve ancak ücretsiz değişim talebinin hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına uygun düşmeyeceği değerlendirilmesi yapılmak suretiyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin reddi ile 4.000,00.-TL değer kaybı şeklinde oluşan maddi zararın tazmini hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bu şekilde; hakimin takdiri ile davacının talebi hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle kabul edilmiş olması nedeniyle davacı taraf aleyhine bu nedenle vekalet ücretine hükmedilemez. Bu nedenle mahkemece davacının bu talebine ilişkin olarak takdir hakkı kullanılmak suretiyle ulaşılan sonuç nedeniyle davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
km'de olduğunu; yetkili serviste yapılan ilk arıza teşhisinde aracın motor yönetimi elektroniğinde Dizel Partikül Filtresi (DPF)'nin hatalı fonksiyon olay hafızasının kayıtlı olduğunun tespit edildiğini; araç ayıplı olmadığından tüketicinin ayıba karşı sorumluluktan doğan seçimlik hak kullanmasının mümkün olmadığını; ayıp iddialarını kesin bir şekilde reddetmekle birlikte davacının aracı ile ilgili şikayetleri giderildiğinden aynı nedenle farklı bir seçimlik hak kullanılamayacağını; ayıp iddialarını kabul etmemekle birlikte, misli ile değişim talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu; feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakınca, alıcı lehine doğurduğu faydadan büyük olduğunu; davacının aracı kullandığı süre için kullarım bedeli hesaplaması ve semen tenzili yapılması gerektiğini; araçta varsa değer kaybı miktarının tespiti gerektiğini, davacı aracındaki şikayetler konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini; belirterek davanın reddini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı...
DELİLLER: ---- plakalı araca ait trafik kayıtları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı. ------- raporunda özetle; Dava konusu ayıp iddiasının imalata dayalı olmayıp kullanıcı kaynaklı olduğu, bu sebeple ayıp olarak nitelendirilemeyeceği, aracın işbu rapor tarihindeki hasarsız güncel fiyatının ortalama ---- tarihindeki piyasa rayicinin ise ----olduğu, tespit edilmiştir. ----- bilirkişisine tevdi edilerek alınan bilirkişi raporunda özetle; ------ ayıplı olmadığını, araçta bir gizli ayıp bulunmadığını, araçta üretim hatası bulunmaması nedeniyle davacının davalıdan tahsili kabil bir alacağı bulunmadığı sonuçve kanaatine varıldığı görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, ayıp nedeniyle aracın ------ değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin verilmesi ve onarım bedelinin tazmini istemine ilişkindir....
Mahkemece, davacının araçtaki değer kaybı talebinin kabulü ile 1.140.00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiş; Dairemizce düzeltilerek onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Davacı bu davasında, davalıdan satın aldığı araçtaki mevcut ayıp nedeniyle aracın iadesine, ödediği bedelin tahsiline, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ayıp oranında bedel indirimi talebinde bulunmuştur. Mahkemecede, davacının bu taleplerinden ikincisine yani araçtaki ayıp oranında bedel indirimine karar verilmiştir. Davacının ikinci talebi aynen kabul edildiğine göre davacının eldeki dava nedeniyle yaptığı tüm masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gibi davada haksız çıkan davalı yararına da vekalet ücretine hükmedilemez....
Davacı’nın dava dilekçesindeki talebi aracın ayıpsız misli ile değişimi, bu mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin iadesi ve bunun da mümkün olmaması halinde ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi yönündedir. Ne var ki, ilk derece mahkemesince HMK.nun 31.maddesinde düzenlenen Hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacıya bu talebi hakkında değişim hakkını mı, ya da sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedel indirimi hakkını mı kullanacağı hususu açıklattırılmamış ve hükmün 1.fıkrasında ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmiş; daha sonra Bölge Adliye Mahkemesinde bu karar kaldırılarak ayıpsız misli ile değişimi yönünde hüküm kurulmuştur....
Uyuşmazlık konusu ayıplı ürün müvekkil şirket tarafından ücretsiz onarım veya değişim talebi ile satıcı konumundaki davalı firmanın yetkili servisine teslim edilmiş olup telefon aylardır davalı şirketin bünyesinde bulunmaktadır. Satın alınan telefondaki ayıpların bir gizli ayıp niteliğinde olduğu, gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra telefonun davalı şirketin yetkili servisine başvurularak servise teslim edildiği ve bu durumun bir ayıp ihbarı olduğu hususları izahtan varestedir. Telefon satın alındıktan yaklaşık 1 ay sonra donma, geçiş ile ses problemleri meydana gelmiştir. Mahkemeniz tarafından da takdir edileceği üzere telefonda var olan ayıpların açık ayıp niteliğinde olmadığı sabittir. Telefon üzerinde bulunan ayıplar yönünden TBK’nın ilgili düzenlemeleri uygulama alanı bulacaktır.TBK’nın 223....
HD kararıyla somut olayda 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra aracın sağ ön kapı iç metal pervazında bulunan 3 küçük göçük şeklindeki gizli ayıbın üretim hatasından kaynaklandığı, yapılacak onarımın beklenen yararı sağlamayacağı aracın değer kaybına uğrayacağı gerekçesiyle "Açılan davanın KABULÜ ile, Ayıplı malın iadesi ile satım bedeli olan 74.663,51-TL.'nin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; davaya konu ... plakalı, ... davaya konu aracın aynı anda davalı tarafa iadesine, (birlikte ifa kuralı gereği)" karar verilmiştir. Ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğuna başvurmanın maddi koşularının gerçekleşmesi halinde tüketicinin sahip olduğu seçimlik haklar 6502 sayılı Kanunun 11.maddesinde belirtilmiştir....
Uyuşmazlık, cep telefonunun ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının usulüne uygun şekilde ve yasal hak düşürücü süre içerisinde yapılıp yapılmadığı, davacının misli ile değişim veya bedel iadesi talebinin haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6102 sy TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde B.K.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekir. Somut olayda; davacı alıcının, davalı satıcından 19.04.2018 tarihli irsaliyeli fatura ile adet ......
Uyuşmazlık, cep telefonunun ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının usulüne uygun şekilde ve yasal hak düşürücü süre içerisinde yapılıp yapılmadığı, davacının misli ile değişim veya bedel iadesi talebinin haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6102 sy TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde B.K.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekir. Somut olayda; davacı alıcının, davalı satıcından 19.04.2018 tarihli irsaliyeli fatura ile adet ......
Somut olayda ilk derece mahkemesince bedel iadesine karar verilmiş davacı, dilekçesindeki ilk talebi olan ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesi talebiyle istinaf talebinde bulunmuş Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiş davacı yine aynı talepte bu kez temyiz isteminde bulunmuştur. Bu minvalde davacının istinaf ve temyiz taleplerinde misliye değişim talep ettiği gözetildiğinde tüketicinin seçimlik hakkını misli ile değişim yönünde kullanmış olduğunun kabulü gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere, tüketici seçimlik hakkını ayıpsız misli ile değişim yönünde kullanmış olup, stoklarda bu aracın mislinin bulunmaması halinde, infaz aşamasında İİK 24. maddesinin uygulanması imkanı bulunduğundan, ilk derece mahkemesince bedel iadesine hükmedilmesi hatalı olmakla, bu husus bozma sebebi yapılmıştır....


