KARAR Davacı, davalılardan 9.8.2004 tarihinde binek otomobil satın aldığını, kullanmaya başladıktan 2 ay sonra araçta çeşitli arızaların meydana geldiğini, defalarca yetkili servise gittiğini, arızaların bir kısmının giderildiğini, bir kısmının ise sonradan tekrarladığını, aracını satmak istediğinde yapılan incelemede aracın tavan kısmında diğer kısımlardaki boyadan daha farklı fabrikasyon boya olduğunun belirlendiğini, aracın tavan kısmının boyalı olmasından dolayı istediği fiyata satamadığını, ayıplı malın sıfır denilerek boyalı/hasarlı olarak kendisine satıldığını ileri sürerek aracın aynı özelliklere sahip ayıpsız misli ile değişimini, olmazsa ayıp oranında bedel indirimi ile aracın ayıp nedeniyle yitirdiği değer kaybından şimdilik 3000 TL’nın faiziyle tahsilini istemiştir. Davalılar, üretim hatası bulunmadığını, ayıpta olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir....
Somut olayda; davalı tarafından 18.03.2015 tarihinde davacıya satışı yapılan araçtaki paslanma ve boya kusurları nedeniyle davacı tarafından aracın 07.07.2015 tarihinde servise getirildiği, araçtaki ayıbın gizli ayıp, yani kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilmelidir..." belirtmiştir. Davalılar süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını iddia etmiştir. Alınan denetime uygun raporda tespit edildiği üzere araçtaki ayıp gizli ayıp kapsamındadır. TBK'nın 223. Maddesi gereği satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir....
, ancak 2020 yılının Şubat ayı ortalarına gelirken araçtaki arıza lambasının yine eskisi gibi ikaz sinyali vermeye başladığını, araçtaki arızanın giderilemediğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiştir....
Davalı vekillerinin itirazları da dikkate alınarak düzenlenen 24/05/2019 havale tarihli ek raporda sonuç olarak:Dava konusu araçta "enjeksiyon arızası" mevcut olduğu, araçtaki arızanın aracın elektronik donanımından kaynaklandığı ve keşif tarihi itibari ile yetkili servis tarafından giderilemediğinden imalat hatasından kaynaklandığı, araçtaki "enjeksiyon arızası"nın gizli ayıp niteliğinde oluduğu ve kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, araçtaki mevcut arızanın, arızanın ne zaman ve hangi şartlarda ortaya çıkabileceği bilinemediğinden, davacının araçtan beklenen faydayı azaltacak nitelikte olduğu, dava konusu araçtaki arızanın, aracın trafikteki seyri sırasında kullanıcının güvenliği tehlikeye atabileceği yönünde kanaat ve görüşü açıklanmıştır....
Mahkemece bilirkişi raporu gereğince araçtaki ayıbın tamir suretiyle giderilmesinin mümkün olduğu, tamir nedeniyle araçta meydana gelecek değer kaybına ilişkin bedelin ise talep edilmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, 25.11.2005 tarihinde davalı ... A.Ş.’den satın aldığı aracın, 25.6.2006 tarihinde kaporta koruma işlemi için götürmüş olduğu yetkili serviste, sağ ön kapı çıtası üzerinde vernik akıntısı olduğunun tespit edildiği, 20cm uzunluğunda ve 3-4 mm boyutunda düğüm 2008/6937-13579 şeklindeki bu akıntının imalattan kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır....
talep edilebileceği işbu dava tarihi itibariyle davacının bir ödemede bulunduğu da ileri sürülmediğinden neticede öncelikli ve asıl talep cihazların misli ile değişimi olmakla davanın aktif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, malın ayıplı olmasından kaynaklanan misli ile değişim talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6502 sayılı yasanın 11. Maddesi " ürünün ayıplı olması halinde tüketicinin kullanabileceği seçimlik haklar düzenlenmiş olup ''Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; (1) a)Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. (2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir....
nin ise garanti veren olarak sorumlu oldukları, husumet itirazlarının yerinde olmadığı , davacının aracın misli ile değiştirilmesini yada bedelde indirim talebinde bulunduğu, ayıbın aracın kullanılmasına engel teşkil etmediği, aracın 37964 KM ve yaklaşık 2 yıl kullanıldığı, satış bedeli, ayıbın niteliği, giderilmesi için gereken masraf gözetildiğinde misli ile değişiminin hakkaniyete uygun olmayacağı, ayıp nedeniyle araçta oluşacak değer kaybına hükmedilmesinin hakkaniyete ve somut olaya daha uygun düşeceği anlaşıldığından, aracın ayıpsız misli ile değişim talebinin reddine, bedelden indirim talebinin kabulüne " şeklinde karar verilmiştir....
Ancak mahkemenin de dayandığı bilirkişi raporunda, “dava konusu araçtaki ses probleminin üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, ancak tamir edilebilir nitelikte olup davacının eldeki davadan önce garanti kapsamı dahilinde ücretsiz onarım hakkını kullanarak, ses probleminin çözüldüğü ve davacının hali hazırda aracını kullanmaya devam ettiği, ancak dava konusu aracın 1.084 km'de şanzımanının komple debriyaj seti ile birlikte değiştirilmesinin araçta 3.500,00 TL. değer kaybı meydana getirdiği” tespit edilmiştir....
A.Ş.den 31.5.2005 tarihinde satın ve teslim aldığını, kısa bir süre sonra aracın ana gövdesinde boya hasarı ve dökülmesi ve paslanmaların ortaya çıktığını, üretim hatasından kaynaklanan söz konusu ayıp nedeniyle aracın değiştirilmesini talep etmişse de davalılar tarafından kabul edilmediğini ileri sürülerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise araç bedelinin en yüksek yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi istenmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....


