Ancak, söz konusu hüküm, alt işverene devir sebebiyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için feshin son çare olması gibi iş güvencesi hukukunun genel ilkelerine uyma zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Keza, Belediyeler Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca bir işin belediye tarafından alt işverene verilmesi, muvazaa iddialarının araştırılmasına engel teşkil etmez. Söz konusu hükümde sayılan işlerin alt işverene verilmesine dayanılarak iş sözleşmesinin feshi, muvazaa iddiasının ispatı hâlinde geçersiz olacaktır. Somut olayda, yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler gereği davalı Belediyenin, davacının çalıştığı işleri, hizmet alımı yoluyla üçüncü şahıslara yaptırması mümkündür. Davalı asıl işverenin işin düzenli ve sağlıklı yürütümü bakımından verdiği emir ve talimatların alt işverenin yönetim hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte değerlendirilmemesi gerekir....
Ancak, söz konusu hüküm, alt işverene devir sebebiyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için feshin son çare olması gibi iş güvencesi hukukunun genel ilkelerine uyma zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Keza, Belediyeler Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca bir işin belediye tarafından alt işverene verilmesi, muvazaa iddialarının araştırılmasına engel teşkil etmez. Söz konusu hükümde sayılan işlerin alt işverene verilmesine dayanılarak iş sözleşmesinin feshi, muvazaa iddiasının ispatı hâlinde geçersiz olacaktır. Somut olayda, yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler gereği davalı Belediyenin, davacının çalıştığı işleri, hizmet alımı yoluyla üçüncü şahıslara yaptırması mümkündür. Davalı asıl işverenin işin düzenli ve sağlıklı yürütümü bakımından verdiği emir ve talimatların alt işverenin yönetim hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte değerlendirilmemesi gerekir....
“Muris muvazaası”, dayanağını 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı İçtihadı Birleştirme Kararından alır. 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılıİçtihadı Birleştirme Kararı'nda da değinildiği gibi, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olması hâlinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin TBK’nın 19. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilecekleri kabul edilmektedir. Korkutma (ikrah) ise 6098 sayılı TBK’nın 37. (BK’nun 29.) maddesinde düzenlenmiştir....
Noterliği’nce 30.07.2013 tarihinde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile 22.700,00 TL bedel ödeyerek davalıdan araç satın aldığını, aracı aldıktan sonra motor ve şasi numaraları üzerinden yaptırdığı Tramer poliçe sorgulamasıyla aracın 19.12.2011 tarihinde pert olduğunu öğrendiğini, aracı kasko yaptırmak için başvurduğu sigorta şirketinden de ağır hasarla trafikten çekilen ve onarılarak görünümü düzeltilen bu araca kasko da yaptırılamayacağını öğrendiğini, kendisine ayıplı mal satıldığını ileri sürerek araç satış sözleşmesinin iptali ile satış bedeli olarak ödenen 22.700,00 TL'nin satış tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, araçta pert kaydı olduğunu kendisinin de bilmediğini, davacının kontrollerini yaptırarak satın aldığını ve kusuru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir....
Sayılı dosyada başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; dava konusu araç ile ilgili davalı ile davacının herhangi bir 3. Kişi ile noterden araç satış sözleşmesi düzenlenmediğini, ve resmi olarak ilgili aracın davalı tarafından satın alınmadığını, kati satışa ilişkin noter tarafından düzenlenmiş araç satış sözleşmesinin davacı tarafından dosyaya da ibraz edilemediğini, davacının resmi usule uyarak noterden aracın satışını yaparak araç satış sözleşmesi temin edildikten sonra teslim işlemini yapması gerekirken kusurlu davranarak resmi usule riayet etmediğini, bu sebeple kendi kusuru sebebi ile davalıdan hak talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar vekili, davacı ...’ın dava dışı ...’le yaptığı sözlü anlaşma uyarınca “ üç adet ticari aracın 2 sene kullanımının devri karşılığında” teminat olarak eşi olan diğer davacı ...’ın 8244 parselde yer alan 10 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını, ...’ın gösterdiği kişi davalı ...’e tapuda satış gibi gösterilerek temlik edildiğini, gerçekte bedelsiz devir yapıldığını ancak araçlardan birinin haciz nedeniyle diğerlerinin de malikleri ile ilgili sorun çıktığı bahanesiyle elinden alındığını, başka araç verileceği vaadinin yerine getirilmediği gibi ortadan kaybolduklarını, dolandırıldıklarını sonradan fark ettiklerini bu arada taşınmazın diğer davalıya satış yoluyla temlik edildiğini, ... ve diğerlerinin el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemişlerdir....
nın iyiniyet iddiasının kabul edilemeyeceği, davacı tarafından muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu davalılar arasındaki 7.5.1999 tarihli devir temlik protokolü şeklindeki tasarrufun davacının kesinleşen ...İcra Müdürlüğünün 1999/7806 ve 1999/7807 sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptali ile davacıya cebri icra yetkisi tanımasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK'nun 19 maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafından muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir....
Köşek’e temlik ettiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının ve.... kaydının iptali ile...... payları oranında adlarına tescile, olmazsa tenkise karar verilmesini istemişler, 23.05.2013 havale tarihli dilekçe ile HMK’nın 124.maddesi gereğince ...... Köşek ve .... Bircan'ın davanın tarafı olmaktan çıkarılarak ... ile ...'un davalı olarak davaya dahil edilmesini istemişlerdir. Davalı ..., taşınmazları ve......ü bedeli karşılığında satın aldığını, diğer davalılar ise davaya taraf olarak eklenmelerinin doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, 527 ve 93 parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle, araç yönünden muvazaa şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden,......bırakan .......
Mahkemece, dava konusu iptali istenen 21.02.2002 ve 30.04.2003 tarihli satış vaadi sözleşmelerinde açıkça yer aldığı gibi satış vaadlerinin Kartal .... Noterliğinin 19.08.1997 tarih ve 43647 yevmiye numaralı Gayrımenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine dayandığı 19.08.1997 tarihli sözleşme ile geriye etkili olarak feshedildiğinden satış vaadi sözleşmelerinin dayanağı kalmadığı, davacıların HMK.'nın 114/1-h maddesine göre satış vaadi sözleşmelerinin iptali için dava açmalarında hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve TBK’nın 19. maddesine dayalı muvazaa nedeniyle satış vaadi sözleşmelerinin iptali istemine ilişkindir. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan eşi ...’nın 26 parsel sayılı taşınmazının ½ payını oğlu olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile terekeye iadesine veya miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir....


