Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 20.04.2004 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise, satış vaadi sözleşmesiyle yapılan ödemenin faizi ile birlikte geri alınması istemine ilişkindir. Davalılar, satış vaadi sözleşmesinin alınan borç paranın teminatı olarak muvazaalı düzenlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Karşı davalarında ise, taşınmaz satış vaadi ve menkul eşya satış sözleşmesinin iptalini, tapu kaydındaki şerhin terkinini, davacıya olan borç miktarının tespitini istemişlerdir. Mahkemece, asıl davanın reddine, satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkinine, davalıların ... Ltd. Şti.ne 196.277.867.900 TL. borçlu olduklarının tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ve davalılardan ... Ltd. Şti. temyiz etmiştir. 1-Asıl davadaki istemin dayanağı, biçimine uygun düzenlenen 20.04.2004 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesidir....
e 54.300.00 TL bedelle 25.10.2013 tarihinde satılmış olup davacı HMK'nun 125/a maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkını kullanarak tapu iptali ve tescil istemini yeni malik ....'e yöneltmiştir. Uyuşmazlık önalım hakkı kullanıldıktan sonra taşınmazın 3 kişiye devri sonucu davanın 3. Kişiye yöneltilmesi nedeniyle önalım bedeli olarak hangi tarihte ki satış bedelinin depo ettirilmesi gerektiği açıkcası ikinci satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterilip gösterilmediği noktasında toplanmaktadır. Önalım davalarında bedel satıcı ile alıcı arasında yapılan satım sözleşmesinde kararlaştırılan satış bedeli ile bu satım sebebiyle alıcı tarafından tapuda ödenen harc ve masraflar tutarından ibarettir. Ancak, dava ikame eden paydaş satım sözleşmesinde taraf olmadığı için bedelde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunabilir. Bu iddianın ibraz ve ikame edilecek her türlü delille ispat edilmesi mümkündür....
Dava dilekçesi ile 03.11.2014 tarihli dilekçedeki açıklamalara göre talep, genel hükümlere göre 6098 sayılı TBK'nın 19.maddesi uyarınca muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davalılardan ... adına olan tapu kaydının iptali ile eski malik davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi isteğine ilişkindir. Davalılar arasında gerçekleştirildiği ileri sürülen muvazaalı işlem davacı yönünden haksız eylem niteliğinde bulunduğuna, dava TBK'nın 19.maddesine dayanılarak muvazaa sebebiyle açıldığına göre, tapu iptali ve tescile yönelik istek bakımından uyuşmazlığın çözüm yeri genel muvazaa kapsamında HMK'nun 1 ve devamı maddeleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Aile Mahkemeleri'nin bu tür davalara bakma görev ve yetkileri bulunmamaktadır....
Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamını önalım bedeli olarak depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delil ile kanıtlayabilir. Olayımıza gelince; Önalım hakkına konu edilen 1402 Ada 2 no’lu parseldeki toplam 1197/2400 pay 250.000-TL bedelle taşınmazın diğer paydaşı tarafından davalı ...'ye satılmıştır....
Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı ... ile birleşen davanın davalısı ... ... arasındaki görünürdeki satış işleminin satış vaadi sözleşmesinin kendisine tanıdığı hakları bertaraf etmek amacıyla muvazaalı yapıldığını ileri sürdüğüne göre bu iddiasını, satış işleminin tarafı olmadığından, her türlü delille kanıtlayabilir. Mahkemece, yapılan bütün bu açıklamalar bir yana bırakılarak şahsi hakkın mülkiyet ... sahibine karşı ileri sürülemeyeceğinden söz edilip birleşen davanın, dava nedeni incelenmeksizin istemin reddi doğru olmamıştır. Az yukarıda sözü edildiği üzere davacının dayandığı satış 27.07.2001 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde davacıya tapu kaydının binadaki kat irtifakının kurulmasından sonra verileceği yazılıdır. Davacının muvazaa iddiası kanıtlanırsa bu husus üzerinde durulması da gerekecektir. Çünkü Borçlar Kanununun 149. maddesi uyarınca bir akdin mevzuunu teşkil eden borcun mevcudiyeti meşkuk bir hadisenin gerçekleşmesine bağlanabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan anneleri ... ... dava konusu 169 ada 1 ve 169 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarını 20.03.1996 tarihinde oğlu ... ... .. satış suretiyle temlik ettiğini, satışın diğer mirasçılardan mal kaçırma ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek satış sözleşmesinin iptali ile miras payı oranında mirasçı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir. 19.10.2008 tarihinde ölen ... ...'un mirasçıları olan davalılar, satış sözleşmesinin muvazaalı olmadığını, satış bedelinin mirasbırakana ödendiğini, ... ... ...'ın o sıralarda taşınmazları alacak maddi durumunun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, taşınmazların satışına ilişkin işlemde muris muvazaası olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
KARAR Davacı, mülkiyeti davalıya ait olan ikinci el aracı 22.03.2011 tarihli noter satış sözleşmesi ve 21.900,00 TL bedel ile satın aldığını, daha sonradan aracın pert kaydının olduğunu öğrendiğini ileri sürerek araç satış sözleşmesinin iptali ile ödemiş olduğu satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, ayıplı ikinci el araç satış sözleşmesinin iptali ile satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
Somut olayda; bozma ilamında özellikle davalı tarafın satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğuna yönelik savunması ile diğer savunmalarının açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilmiştir. Ancak mahkemece, bozma ilamında değinilen hususlar yönünden sadece kolluk araştırması yapılarak ve murisin unutkanlığı olduğunu beyan eden tanık anlatımları doğrultusunda muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme imkanı yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi _K A R A R_ Dava, davalı lehine yapılan satış vaadi sözleşmesinin muvazaa sebebi ile iptali isteğine ilişkin olduğundan, 2797 sayılı Yargıtay K.nun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 13.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 09.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, paydaş oldukları 18 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşlarının paylarını 11.11.2009 ve 08.12.2010 tarihlerinde davalıya satış yoluyla devrettiklerini, satış değerinin önalım hakkına engel olmak için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini ileri sürerek, devredilen payın tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bedelde muvazaa bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, keşfe katılan bilirkişilerce belirlenen değer depo ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....


