WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 27/09/2012 gününde verilen dilekçe ile araç satış sözleşmesinin ve trafik kaydının iptali ile araç mülkiyetinin davacı adına tescili istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın satış sözleşmesinin ve trafik kaydının iptali talebi yönünden kabulüne, araç mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, araç mülkiyetinin davacı adına tescili talebinin ise reddine dair verilen 18/12/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü....

Davacılar bedelde muvazaa iddiasında bulunduklarına göre bu iddialarını kanıtlamaları gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadıklarından bedelde muvazaa iddiasının tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak mahkemece tanıklar dinlenilmeden sadece keşif sonrası bilirkişi raporu ile yetinilmek suretiyle bedelde muvazaa iddiası kanıtlandığından bahisle, davacılara bilirkişi raporundaki bedel üzerinden önalım hakkının kullandırılıp bu değerler üzerinden depo kararı verilmiştir. Mahkemece, davacıların bedelde muvazaa hususunda gösterdiği tanıklar dinlenip, taraf delilleri toplanıp ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı görülmüştür. Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır....

Davacı-birleşen davanın davalısı Asıl davada, davalı şirket ile 7 adet daireyi satın almak amacıyla noterde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi imzalayarak satış bedeli olan 337.000TL’yi ödediği halde dairelerin tapularının devredilmediğini, açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek, 337.000TL’nin davalı şirketten tahsilini istemiş, davalı şirket ise birleşen karşı davasında, bedelsizlik ve muvazaa nedenlerine dayanarak dava konusu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiştir. Davacı-birleşen davanın davalısı Recep ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket arasında 24.1.2002 tarihinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği taraflar arasında çekişmesizdir. Sözleşmede 337.000TL’nin nakden ve tamamen ödendiği belirtilmiştir. Sözleşme resmi şekilde düzenlenmiş olup geçerlidir....

Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen paylar ... ve ... No’lu parselin paydaşlarından ... tarafından davalıya 3.3.2004 tarihinde toplam 81.100 TL bedelle satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia ederek önalım davası açmıştır. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür....

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının bedelde muvazaa iddiasını ispatladığı ve dava konusu taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiye çevrildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazlarda davalıya ait hisselerin davacı adına tesciline, depo edilen 55.163,30TL’nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı, önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamalıdır. Davacı, satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasını her türlü delille ispatlayabilir. Ancak keşif tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Somut olayda; 30.07.2012 tarihli satışla dava konusu 801 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi 30.500,00TL bedelle, 802 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi ise 124.000,00TL bedelle davalıya satılmıştır....

gerektiren ayrıca ticari defterlerin de incelenmesini gerektiren bir konu olup zarar tespitinin ancak bilirkişi marifetiyle yapılabilecek olmasına rağmen zararlara istinaden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, Yerel mahkemece satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitinin isabetsiz olduğunu,Taşınır satışlarını düzenleyen TBK md 209' ve devamı, herhangi bir şekil şartı öngörülmediğini; noter satış sözleşmesinin hali hazırda TESCİLLİ, trafiğe kayıtlı olan, yani plakalı, ikinci el araçlar için zorunluluk olduğunu; görülen davaya konu satışın ise " sıfır araç satışıdır"....

ATM'nin 28.06.2010 tarihli kararıyla müvekkili şirkete kayyım tayin edildiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanının taşınır ve taşınmaz malların Finansal Kiralama Kanununa uygun olarak kiralamaktan ibaret olmasına rağmen müvekkili şirketin önceki yöneticilerinin ... plaka sayılı aracı davalıya finansal kiralama süresi dolmadan önce kati satış sözleşmesiyle sattıklarını, davalı ile satışı yapan müvekkil şirketin eski yöneticileri arasında iş ortaklığının bulunduğunu, ayrıca Finansal Kiralama Kanunu uyarınca finansal kiralama sözleşmesinin kiracının ikametgahı noterindeki özel sicile kayıtlı olduğunu, bu sebeplerle davalının iyiniyetli olmadığını, kaldı ki, genel kurul kararının da mahkeme kararı ile iptali sebebiyle de satışın geçersiz olduğunu belirterek, kati satış sözleşmesinin iptalini ve aracın mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun tespitini, aracın mülkiyetinin davalı tarafından 3. kişiye devri halinde yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ile aracın tespit edilecek rayiç...

Asliye Hukuk Mahkemesi 14-13 KARAR Dava, davalılar arasında yapılan satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, davanın niteliğine ve davacı ile davalılar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmamasına göre kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 4. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 4. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 30.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

ın taşınmazı borçlu şirkete kiraya vererek tapuya şerh verdiğinden, Okan'a yapılan satış ile borçluya verilen kira Sözleşmesinin BK'nun 19.maddesi gereğince iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalar arasında irtibat bulduğundan mahkemece birleştirme kararı verilmiştir. Davalı Merbut Gıda Araç Kiralama İnş.İth.İhr.San. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, taşınmazları diğer davalı ...'dan kiralandığını ve kira parasının bankaya yatırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalılar arasında davacının iddia ettiği gibi akrabalık ilişkisinin olmadığını, olsa bile 3. dereceden uzak hısımlığın muvazaa için yetirli olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir....

Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delil ile kanıtlayabilir. Olayımızda; önalım hakkına konu 1067 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 15/32 payı 105.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, bu hususun keşif dahil her türlü delille kanıtlanacağını iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Ancak bu konuda dinlenen davacı tanıkları payın davalıya hangi bedel karşılığı satıldığı konusunda açık, kesin ve görgüye dayalı bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece yerinde yapılan keşif sonunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu edilen payın değeri 7.694,72 TL olarak bildirilmiş ise de, muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arz eder....

UYAP Entegrasyonu