WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Davalı (alacaklı) vekili, araç satış bedelinin kasko değerinden düşük olduğunu, ayrıca borçlunun mali durumu nedeni ile mal varlığını davacıya devrettiğini, dava konusu aracın da alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığını, İİK’nun 280/4. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunu belirterek istihkak davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, karşılık olarak açtıkları tasarrufun iptali davasının ise kabulüne karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir....

Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının İİK’nun 277-280,maddesine dayalı karşılık dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1.Takip dayanağı borcun doğumu 14.11.2007 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanmış ve dava konusu araçların trafik kaydı üzerine haciz şerhi ... plakalı araç yönünden 04.08.2008 tarihinde,... plakalı araç yönünden 14.07.2008 tarihinde konulmuştur.Davacı araçları bu tarihten önce noter satış sözleşmesi ile 24.08.2008 tarihinde satın almış ise de davacı 3.kişi ile borçlu şirketlerin aynı sektör de faaliyette bulundukları dava konusu araçların dışındaki 8 adet aracında bu satıştan kısa bir süre önce aynı gün 19.06.2008 tarihide davacı 3.şirket ortakları ile organik bağ bulunan ve aynı gruba ait Günaydın Depoculuk İnş.San.LDTşirketi tarafından satın alındığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır....

Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında yazılı bir anlaşma yapıldığını, aracın kredi borçlarının tamamen ödenmesi halinde aracın müvekkiline devredileceğinin kararlaştırıldığını, yapılan anlaşmanın satış sözleşmesi olmayıp bir ön sözleşme niteliğinde olduğunu, davacının müvekkiline araç kiralama yetkisi verdiğini, bu işlemin usulüne uygun ve davacının kendi rızası ile gerçekleştiğini, kredi borcunun halen devam etmekte olduğunu ve şimdiye kadar yapılan ödemelere ilişkin makbuzların dilekçe ekinde sunulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir....

Davalı alacaklı vekili, aracın mal kaçırma amacı ile davacı 3.kişiye satıldığını istihkak davasının reddini ve araç satışına yönelik tasarrufların iptali istemi ile İİK'nun 97/17 – 277-280 maddeleri gereğince karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, davacı 3.kişi ile borçlu şirket temsilcisinin karı-koca olduğu, satış işleminin takibe konu borcun dayanağı çek tarihinin satıştan çok kısa süre önce olduğu,aracın gerçek değerinin 13.500.00 TL olmasına rağmen 1.500,00 TL gibi düşük bir rakama satışının, muvazalı ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapıldığı kanatine ulaşıldığından bahisle istihkak davasının reddine karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının kabulüne karar vermiş; hüküm, davacı-karşılık davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....

marka ... model...L tipi aracın satışı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin satış bedelini davalı şirket tarafından bildirilen banka hesap listesinde yer alan banka hesap numarasına eksiksiz olarak yatırdığını, davalı tarafça aracın müvekkiline teslim edilmediğini, aracın teslim edilmesi için çekilen ihtara davalı tarafça kendi hesaplarına intikal eden bir ödeme olmadığı, konu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu olay aydınlığa kavuşmadan araç teslimi yapılamacağına dair cevap verilmesi üzerine ödenen bedelin tahsili için davalı firma hakkında giriştiği icra takibinin davalı itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir....

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında harici araç alım satım sözleşmesi bulunduğunu, müvekkiline senetler verildiğini, ancak tüm senetlerin bedeli ödenmeden iade edildiğini, ödenen bir senet bulunmadığını savunmuş, bu ilişki nedeniyle müvekkiline 25.000,00 TL ödemede bulunulmadığını ifade etmiştir. Taraflar arasında yasada öngörülen şekil şartına uyularak yapılmış bir araç alım satım sözleşmesi bulunmadığından, geçersiz olan bir sözleşme nedeniyle herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür. Harici satış sözleşmesine konu otobüs davalıya teslim edilmiştir. Davacı da geçersiz olan bu sözleşme nedeniyle ödediği bedeli istemektedir. Davacı vekili tarafından sunulan ve davalı tarafça açıkça imzası inkâr edilmeyen belgeye göre davacı taraf davalı şirkete 18.000,00 TL nakit ödemede bulunmuştur. Öte yandan davacı vekili üç adet senet bedelinin ödenerek senetlerin alındığını iddia etmiş, davalı vekili ise tüm senetlerin ödenmeden iade edildiğini savunmuştur....

- K A R A R - Davacılar vekili, müvekkili ile davalı arasında takas yolu ile araç alım satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıdan aldığı ...plakalı Chrysler marka araca karşılık davalıya bir adet 1998 model Rover marka araç ile bir adet 2000 model Peugeut Boxer marka vasıta ve İş Bankası Sanayi Şubesine ait 5.200.-TL.bedelli çeki davalıya verdiğini, müvekkilinin satın aldığı aracın çalışmaması nedeniyle yetkili servise gittiğini, burada tamir masrafının 10.000.-TL.yi bulabileceğinin söylendiğini, araçtaki gizli ayıbın uzman muayenesi sonucunda anlaşılabileceğini, müvekkilinin Sulh Hukuk Mahkemesi’nce tespit yaptırdığını ve tespitten sonra malın ayıplı olduğu konusunun da davalıya bildirildiğini ileri sürerek 5.200.-TL.bedelli çekin iptali ile bu çekten dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2015 NUMARASI : 2014/77-2015/19 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davalı ile müvvekkili arasında araç alım satım sözleşmesi düzenlendiğini, satış bedelinin ödendiğini, ancak araç devrinin verilmediğini, bu nedenle geçersiz sözleşme uyarınca ödenen tutarın dava tarihindeki karşılığının iadesi gerektiğini, alacağın ödetilmesi için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin 4.650,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya ödenmesini, talep ve dava etmiştir...

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan eşi ...’in maliki olduğu 301 ada 12 parsel sayılı taşınmazını ilk eşinden olma çocukları olan davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescil mümkün olmazsa tenkis istemiştir....

Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir. Satış ve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üç işgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adına trafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır. …” şeklindedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesine göre tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılacaktır....

UYAP Entegrasyonu