WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Mahkemece, taraflar arasında yapılan araç satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu geçersiz sözleşmenin tarafları bağlamayacağı davalının satışa konu araç için 33.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu bedelin geri ödenmediği konusunda ihtilaf olmadığı, geçersiz sözleşme nedeniyle herkesin aldığını iade ile yükümlü olduğu, bu halde davacı tarafça verilen 40.000 TL'lik bono bedelinden davalı tarafça ödenen 33.000 TL'nin mahsubunun gerektiği dolayısıyla davacının bono nedeniyle 7.000 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı asil tarafından temyiz edilmiştir....

(HGK, 2003/4- 676 E. ve 2003/639 K.sayılı kararında açıklandığı gibi) Dava konusu satış sözleşmesine göre, araç bedelinin davalı adına çekilen kredinin taksit ödemelerinin davacı tarafından yapılacağının kararlaştırılması karşısında, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar verdiklerini geri isteyebileceklerinden aracın fatura bedeline hükmedilmesi doğru değildir. O halde, mahkemece; araç satış sözleşmesine istinaden davacı tarafından yapılan ödemelerin tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde araç bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. B) Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; Davacı ancak, haricen satın aldığı aracın davalıya iadesi etmesi koşulu ile verdiği satış bedelini geri istemek hakkına haizdir. Aracın karşı tarafa iade edildiği anda temerrüt oluşacağı için, davacı araç kendisinde bulunduğu sürece, satış bedeline faiz isteyemez....

Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan yeni araç satın aldığını, bu alımdan kaynaklanan 10.000.-YTL kalan borç için müvekkilinin davacı şirkete takas teklif ettiğini ve davacının da bunu kabul ettiğini, davacıya 03.05.2006 tarihli özel vekaletname gönderildiğini, ayrıca Giresun Emniyet Müdürlüğünün 03.05.2006 tarihli yazısı ile araç üzerinde tedbir, haciz, rehin gibi şerhlerin kaldırıldığına dair hazırlanan belgenin de davacı şirkete gönderildiğini, ancak davacının 30.06.2006 tarihine kadar aracın devrini üzerine almadığını, aracın teslim edildiği tarih itibariyle araç üzerinde herhangi bir haciz ve yakalamanın söz konusu olmadığını, vekaletnamedeki sürenin dolmasından sonra davacı şirketin kusuru ile meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki 28.3.2006 tarihli satış sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca sözleşme tarihinden sonraki vergi, ceza ve mali mesuliyetlerin alıcıya ait olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur....

Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Kaza sırasında dava konusu aracın davalı adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde sözü edilen aracın dava dışı Hayrullah Açıl tarafından kaza tarihinden önce Ankara 19. Noterliğince düzenlenen sözleşme ile davalıya satıldığı ve ... Vergi Dairesi kayıtlarında araç malikinin halen davalı olduğu ileri sürülmüştür. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün dosya arasında bulunan 17.12.2012 günlü yazısında ve ekli sorgulama evrakında davalı aracın ... Noterliğinin 17.11.2004 günlü satış senedi ile dava dışı Hayrullah Açıl adına kayıtlı iken ... tarafından satın alındığı ve kayıtların halen ... adına devam ettiği bildirilmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/08/2012 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tespiti ve alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, araç mülkiyetinin tespiti, davalı adına olan tescil kaydının iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3. kişi vekili, İstanbul 3.İcra Müdürlüğü’nün 2008/25829 Takip sayılı dosyasından 18.12.2008 tarihinde trafik kaydına haciz konulan 55 SZ 530 plakalı aracın noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce 25.9.2008 tarihinde satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile müvekkiline ait araç üzerindeki haczin kaldırılmasını ve %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, satışın mal kaçırma amacıyla yapıldığını, satış bedelinin düşük olduğunu, aracın ticari bir araç olduğunu belirterek istihkak iddiasının reddi ile karşı dava olarak ... plakalı aracın satışına ilişkin tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir....

İcra Müdürlüğü’nün 2008/8487 sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 19.09.2008 tarihinde haciz konulan ... plaka sayılı aracın noterde yapılan sözleşme ile 20.08.2008’de satın alındığını, bu tarihte mülkiyetin davacıya geçtiğini, muvazaalı hareket edilmediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, tasarrufun iptali davasının ise reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı (karşı davacı alacaklı) vekili, araç satış bedelinin kasko değerinden düşük olduğunu, ayrıca borçlunun mali durumu nedeni ile mal varlığını davacıya devrettiğini, dava konusu aracın da alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığını, İİK’nnu 280/4. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunu belirterek istihkak davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, karşılık olarak açtıkları tasarrufun iptali davasının ise kabulüne karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir....

Birleşen dava yönünden davacı (asıl davada davalı) vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa harici araç satım sözleşmesi gereğince ....000 TL ödendiğini ancak resmi devir işleminin yapılmadığını, paranın iade edilmediğini ve aracın başkasına devredildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; asıl davanın kabulü ile, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş; hüküm davalı (birleşen davada davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin ....02.2013 gün ve 2013/188 E. 2013/1936 K. sayılı ilamı ile; ''Somut olayda uyuşmazlıkların kaynağı olan harici araç satış sözleşmesinde; satıcının (birleşen davanın davalısı) aracı alıcıya (birleşen davanın davacısı) 26.000 TL'ye sattığı, satıcının bedelinin ....000 TL'sini aldığı; ....000 TL içinde satıcıya senet verildiği belirtilmiş; sözleşme alıcı ve satıcı tarafından imzalanmıştır....

in araç alma, kefillik ve teminat hususlarında kendisini ikna ederek yardım istediğini, kredi işlemleri yaptığını ve dava dışı oğlunun araç aldığını düşünerek bir takım resmi işlemler gerçekleştirdiğini, bu sırada oğluna güvendiğini, ancak daha sonra, adına kayıtlı olan dava konusu 118 ada 8 parsel, 121 ada 49 parsel ve 123 ada 73 parsel sayılı taşınmazların dava dışı oğlunun üvey kızı olan davalı ...'ya satış gösterilmek suretiyle devredildiğini ve kandırıldığını anladığını, davalının taşınmazları alım gücü olmadığını, gerçek bir satış işlemi bulunmadığını, dava dışı oğlundan dolayı yapılan işlemleri sorgulamadığını, öz oğlu tarafından hileli davranışlarla kandırılarak taşınmazlarının devredildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II....

DAVA Davacı, yaşlı olduğunu ve işitme zorluğu gibi çeşitli sağlık problemleri bulunduğunu, oğlu olan dava dışı Bünyamin'in araç alma, kefillik ve teminat hususlarında kendisini ikna ederek yardım istediğini, kredi işlemleri yaptığını ve dava dışı oğlunun araç aldığını düşünerek bir takım resmi işlemler gerçekleştirdiğini, bu sırada oğluna güvendiğini, ancak daha sonra, adına kayıtlı olan dava konusu 118 ada 8 parsel, 121 ada 49 parsel ve 123 ada 73 parsel sayılı taşınmazların dava dışı oğlunun üvey kızı olan davalı ...'ya satış gösterilmek suretiyle devredildiğini ve kandırıldığını anladığını, davalının taşınmazları alım gücü olmadığını, gerçek bir satış işlemi bulunmadığını, dava dışı oğlundan dolayı yapılan işlemleri sorgulamadığını, öz oğlu tarafından hileli davranışlarla kandırılarak taşınmazlarının devredildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II....

UYAP Entegrasyonu