Davalı cevabında, aracı 5 yıl önce sattığını, davacının kendisine, aracı geri verip parasını alacağını söylediğini, trafikte satış yapılmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacıya satılan aracın bedelini ödediği ve 5 yıldır davacı elinde bulunduğu, ancak noterde ve resmi bir şekilde satışının yapılmaması nedeniyle davacı adına ruhsat çıkartılamadığı, bu işlemin idari olması nedeniyle davacının idari makamlara başvurması gerektiği, icra takibinin de yersiz olduğu ve davalının araç alışverişinden dolayı borcunun bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Trafikte dava dışı 3.kişi adına kayıtlı aracın davalı tarafından, 5 yıl önce harici sözleşme ile davacıya 3.400 TL bedelle davacıya satılıp teslime edildiği sabittir. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi resmi biçimde düzenlenmediği için geçersizdir. Geçersiz sözleşme mutlak butlanla malül olup, tarafları bağlamaz....
Mahkemece, müfettiş raporuna dayalı oda kaydı ve kısmen ... kaydının iptal edildiğinden, yaşlılık aylığı kesilmiş olduğundan dava konusunun idari işlemin iptaline yönelik olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, davacının İdare Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Yasa'nın 70. maddesi, “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini” kurala bağlamıştır. Somut olayda uyuşmazlığın, Iğdır Şöförler Odası üye kayıt defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı gerekçesi ile Kurumca geçersiz sayılan oda kaydı, dolayısı ile kısmen geçersiz sayılan ... sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığının kesilme işleminin yerinde olmadığının tesbitine yöneliktir. Bu nedenle açılan dava ... hizmetine ilişkindir. 1479 sayılı Yasaya dayalı tüm davalar iş davası olup, bu davada da İş Mahkemesi görevlidir....
Muvazaalı işlemin bağlayıcı bir hukuki sonuç doğurmayacağının dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Kanun’un 18. ve 6098 sayılı Kanun’un 19. maddesinde genel bir ilke olarak düzenleme altına alınmış olması karşısında dosya içeriği ve toplanan delillerden, muvazaanın varlığı doğru bir şekilde tespit edilmiştir. Murisin gerçek iradesinin bağış olması nedeniyle satış işleminin muvazaalı olduğuna karar verilmesi yönündeki mahkeme kararı, sonucu itibariyle doğrudur. Ancak; araç plakasının tescili idari bir işlem olup, adli yargıda İdareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde karar verilemeyeceğinden, sadece mülkiyetin davacılara (miras payları oranında) ait olduğunun tespitine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, davalı adına olan trafik kaydının iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir....
Somut olayda, davalı borçlu ... ve dava dışı diğer takip borçlusu ....... adlarına kayıtlı bir çok taşınmaz ve araç kaydı üzerine haciz konulduğu icra dosya kapsamından anlaşılmakta olup söz konusu taşınmazlar ve aracın kıymetinin borca yeter olup olmadığı hususunun bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.3.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
te iken, aracı bulunduğu yerden aldığının ve aracı teslim etmediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiş, katılanların da soruşturma aşamasında ifadelerinin alındığı tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.05.2016 tarihli ve 2014/13-159 Esas, 2016/257 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterler tarafından yapılacağı, noterler tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2022 NUMARASI : 2021/488 Esas 2022/436 Karar DAVA : Genel Kurul Kararının ve Yönetim Kurulu Kararının Geçersiz Olduğunun Tespiti, Ecrimisil, Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : 19/08/2021 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının ve yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti, ecrimisil, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, genel kurul kararı hakkında açılan davanın reddine, ecrimisil davasının reddine, tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde sorumluluk davasının tapu iptal ve tescil davası kapsamında terditli dava olup, açılmamış sayılmaya karar verilmekle reddine, yönetim kurulu kararı hakkında açılan davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ...... AŞ....
Noterliğinin 12.08.2016 tarihli 31439 yevmiye sayılı satış işlemine konu edilen ... plakalı aracın davacılara ait olduğunun tespiti ile bu aracın davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine; araç mülkiyetinin davacı adına tescile ilişkin talebin tescilin idari işlem niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere toplanan delillere göre davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava hile alınan vekaletname ile yapılan araç satışının iptali, bu talebin kabul edilmemesi halinde araç rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 988. maddesi; bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur hükmünü öngörmektedir....
yine aynı yetkili servisçe düzenlenen --- tarihli tespitte ----- kaydının tespit edilmiş olduğunun sabit olduğu, açıklanan nedenlerle aracın ayıplı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı,---- arızasının, sürüş esnasında araç motorunda meydana gelen beklenmedik bir sarsıntı veya motorun çalışmaması, aracınızın öncekilere nazaran daha çok yakıt tüketmesi, araç ile seyir halindeyken aracın çekiç gücünün ------- değerlerinde yükselme, motor çalışma sıcaklığında artış, motorda vuruntulu ve sarsıntılı çalışma, düzensiz rolanti devri, performans kaybı ve hızlanmalarda silkeleme, uzun süre bu şekilde kullanılır ise motorda kalıcı hasar şikayetleri ile sürücü tarafından anlaşılabileceği, ---- işleminin, yazılımsal olarak aracın ----- silinmesi yolu ile yapılabildiği, --- şekilde yazılım ile tekrar programlanabileceği yani arıza ışığının yanmasının teknik olarak önüne geçilebileceği, --- tarihli satış sözleşmesinden---- aracın davacı tarafça yetkili serviste muayene edilmesi ile ayıbın ortaya çıkmış...
sayılı kararında açıklandığı gibi ) Bu kapsamda somut olayda;davacının araç bedelinin iadesine yönelik talebi bulunduğu da anlaşılmakla, davacının davaya konu edilen araç için ödediği bedeli yukarıda ifade edilen yasa hükümleri uyarınca talep hakkına sahip olduğu gözetilerek ,ilgili araç için ödediği bedelin tespiti ile bu bedelin mahkemece hüküm altına alınması gerekmektedir....
Satış bedeli olarak davalıya 17.000,00 YTL nakit ve 35.000,00 YTL'ye karşılık iki adet araç verilmiştir. Ancak bunlardan ... plakalı aracın devir işlemi yapılmamıştır. 2918 sayılı yasanın 20/d maddesi gereğince bu araca ilişkin yapılan harıci sözleşme geçersiz olup davacı davalıdan bu aracın aynen iadesini isteyebilir. ... plakalı aracın ise 3 kişiye devir işlemi gerçekleştirildiğinden bu aracın davacıya fiilen iadesinin mümkün olmayacağı anlaşılmaktadır....


