WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

E.. ve G.. T.. adlarına kayıtlı olduğu, aracın 2009 yılında trafiğe elverişli olmaması nedeni ile trafikten men edildiği, daha sonra da araç maliki Zübeyde' ye teslim edildiği, geçersiz sözleşmeye dayanarak verdiğini geri isteyen davacının aracı davalı tarafa teslim ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, geçersiz (harici) sözleşme gereğince araç alımı için davalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Araç satış işleminin geçerli olabilmesi için 2918 sayılı KTK'nın 20/e maddesi gereğince noter satışı ile aracın devrinin davacıya verilmesi gerekmektedir. Geçersiz sözleşme nedeniyle TBK.'nun 77-82.(BK'nun 61-66.) maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür....

nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takipleri sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek BK.nun 18. maddesi gereğince davalı şirketler arasında dava konusu taşınmazın ve üzerindeki tesis (fabrika binası) ile mütemmim cüz ve teferruatına ilişkin satış ve devir işleminin muvazaalı ve hileye dayalı batıl ve geçersiz bir satış olduğunun tespitiyle İİK'nun 283.maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle taşınmaz, tesis, mütemmim cüz ve teferruatının, menkul ve makinelerin haciz ve satışına verilmesini, ayrıca BK.nun 18, 179 ve İİK'nun 44. maddeleri gereğince davalılar arasındaki satış işleminin mal kaçırmaya yönelik, hileli ve geçersiz olduğunun tespitine, (2) nolu davalının, (1) nolu davalının ve iştiraki şirketlerin borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulüne verilmesini talep etmiştir....

Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.Mahkemece; trafikte tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devir işleminin noter tarafından yapılması gerektiği,noter tarafından yapılmayan işlemlerin geçersiz olduğu, davacının ... plaka sayılı aracın maliki olmadığı, söz konusu aracın devir işleminin dava dışı ... tarafından davalı ...’e resmi şekilde yapıldığı, davaya konu araç bedeli yönünden davacının dava hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/05/2009 gün ve 2007/479 E. - 2009/165 K. sayılı ilamıyla; davalı Gaziosmanpaşa 5. noteri ... aleyhinde sahte sürücü belgesinin iğfal kabiliyeti bulunmamasına rağmen kendisini ... olarak tanıtan kişiye vekaletname düzenlendiği gerekçesiyle görevi kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, ... 2....

Davacı, oto kiralama işi de yaptığını, kendisi adına kayıtlı aracını kiralamak isteyen dava dışı ... isimli kişiye kiraladığını, süre sonunda aracın teslim edilmediğini, emniyete yapılan şikayet sonucunda aracın adına sahte olarak düzenlenen satış vekaletnamesi ile davalıya satıldığını öğrendiğini, davalı ile noterde herhangi bir sözleşme yapmadığını, bu satışın gerçek satış olmadığını, aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti ve adına tescili ile satış sözleşmesinin iptalini istemiştir. Davalı vekili, müvekkiline dava konusu aracın satışını yapan kişinin dava dışı üçüncü kişi olan Erdal Öneş olduğunu, satış bedeli olarak bu kişiye 20.600 TL ödediğini, satışın sahte kimlikle yapılmasından ötürü satış sözleşmesinin mutlak butlanla geçersiz olduğunu, çalıntı olduğu gerekçesiyle araca el konulduğunu, asıl mağdur olanın müvekkili olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....

isimli kişiye sattığını, aracın satış işleminin yapılabilmesi için davalılarla görüştüğünü ve ... adına satışın gerçekleştiğini, ancak araç sahibi ... ...’ın satış sözleşmesinin sahte olduğundan bahisle dava açıldığını, ... olduğunu bedelin iadesi için yapmış olduğu takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....

KARAR Davacı, davalıdan 05.10.2000 tarihli sözleşme ile araç satın aldığını, satış bedelinin kısmen nakit kısmen çekle ödendiğini, davalıya aracı davalının eşi olan ...’ya satış ve devir yapabilmesi için 22.12.2000 tarihli vekaletname verdiğini, aracın satış ve teslim tarihi olan 05.10.2000 tarihinden sonra tahakkuk edecek borçlar ve vergilerin alıcı davalıya ait olacağı hususunun sözleşmede açıkça yazıldığı halde gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin geçerliliği ve kendisinin araçla ilgili hiçbir malik sıfatını haiz olmadığının tespiti ile aracın alıcı davalı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı,davaya cevap vermemiştir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti ve trafik kaydına tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket yetkilisinin vekil tayin ettiği ...' den 28.05.2004 tarihli kati satış sözleşmesi ile davacı şirkete kayıtlı aracı satın aldığını, ancak davacı şirket tarafından adı geçenin 26.05.2004 tarihinde azledildiğini, müvekkilinin azilnameden haberi olmadığını, iyiniyetli olarak ödeme yaptığını, yasal yönden araç mülkiyetinin geçmesi için trafik kaydına tescilin gerekmediğini belirterek araç mülkiyetinin müvekkiline aidiyetinin tespiti ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

O halde, mahkemece tescil isteminin içerisinde mülkiyetin tespiti isteminin de bulunduğu gözetilerek dava dilekçesinde yevmiye numarası belirtilen kati satış sözleşmesinin bir sureti ilgili noterlikten istenerek, ileri sürüldüğü gibi dava konusu aracın noter satışı sözleşmesi ile satıldığının tespiti halinde araç mülkiyetinin davalıda olduğunun tespiti yönünde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ileistemin tümden reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin şirket hisselerinin iradesi dışında, usulsüz ve yasaya aykırı bir şekilde davalılara devredildiğinin öğrenildiğini oysa, müvekkilinin halen pay defterinde kayıtlı olup, şirket ortağı olduğunu, hisse senetlerinin fiziki olarak müvekkilinde bulunduğunu, pay defteri ve hisse senetlerinin elinde bulunmasının müvekkilinin hissedarlığının kanıtı olduğu ancak, elinde bulunan hisse senetlerinin davalılara devredilmiş olduğunun ortaya çıktığını, devir işleminin TTK'nın 416. maddesinde yer alan emredici düzenlemeye aykırı olup, geçersiz olduğunu, geçerli bir devirden söz edebilmek için ciro ve teslim şartı bulunduğunu ancak, hisse senetlerinin fiziki olarak halen müvekkilinin elinde olduğunu, pay defterine kaydedilmeyen, emredici yasa hükmüne ve ana sözleşmeye aykırı olan devir işlemin geçersiz olduğunu ileri sürerek, devrin usulsüzlüğünün tespiti, hisse senetlerinden doğan tüm hakların, maliki bulunduğu hisse senetlerine isabet eden temettü bedellerinde...

un davalıdan araç satın aldığını, aracın devrinin dava dışı damadı ... adına yapıldığını, paranın 18.900,00 TL'sinin, nakden kalanının (5000TL) senet verilerek ödendiğini, davalının hileli hareketleri ile müvekkilinin kandırıldığını aracın tavanının seyir halinde iken düştüğünü, aracın komple ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bu hali ile değerinin 10.000,00 TL'den aşağı olduğunun söylendiğini, davalıdan senedin istendiğini ancak davalının senedi haksız olarak icra takibine konu yaptığını ileri sürerek, borcun bulunmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların aracın satış işlemleri öncesinde aracı kontrol edip fiyat konusunda anlaştıklarını, satış işleminin 01.08.2013 tarihinde yapıldığını, noterde yapılan sözleşmenin alıcının aracı kabul ettiğini beyan eden açık bir senet hükmünde olduğunu, iddianın yerinde bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu