Buna göre, noter satış senedi ile aracın mülkiyeti davacıya geçmiştir. Ne var ki araç kaydı üzerinde bulunan çalıntı şerhi nedeniyle tescil işleminin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Aracın çalınması ile ilgili ceza yargılaması dosyasında davacının taraf sıfatı bulunmamaktadır. Davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesi gereğince aracın malikinin davacı olduğunun tespiti şeklindeki karar, davacıya bu kararla Trafik siciline mevcut satışı işlemeyi sağlayacağından, davacının bu davayı açmada hukuki yararı da bulunmaktadır. Mahkemece, araç mülkiyetinin davacıya geçtiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, gerekçede bu istek kabul edilmekle birlikte, tescile karar verilemeyeceğinden bahisle davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/342 E. - 2016/566 K. sayılı kararının Yargıtay'ca incelenmesi davacı (karşı davalı) idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca yapılan kamulaştırma işleminden vazgeçme nedeniyle borçlu olmadığının tespiti birleşen davalarda ise kamulaştırma işleminden vazgeçme işleminin geçersiz olduğunun tespiti ve kamulaştırmadan vazgeçme nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca açılan borçlu olmadığının tespiti ve kamulaştırmadan vazgeçme nedeniyle ödenen bedelin tahsili davalarının reddine, kamulaştırma işleminden vazgeçme kararının geçersiz olduğunun tespitine dair davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacı (karşı davalı) ......
Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında ise; kendisinin kimseye araç satmadığını, sadece araç satımında aracılık ettiğini, davanın reddini istediğini belirtmiştir. Mahkemece; tüm dosya kapsamı itibari ile davalının araç alımına satımına aracılık ettiği, esas satıcının yani ruhsat sahibinin ceza evinde olduğu, davalının bu işten bir kazanç elde etmediği, zenginleşen kişinin araç maliki olan kişi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, geçersiz (harici) sözleşme gereğince ödenen araç bedelin tahsili istemine ilişkindir. Araç satış işleminin geçerli olabilmesi için 2918 sayılı KTK'nın 20/e maddesi gereğince noter satışı ile aracın devrinin davacıya verilmesi gerekmektedir. Geçersiz sözleşme nedeniyle TBK.'nun 77-82.(BK'nun 61-66.) maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür....
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava dışı Gurbet Biçer'e ait ... plakalı aracı 21.000 TL bedelle davacıya sattığını, davacının sözleşme ile satış bedelini ... plakalı araç ve 2 adet bono ile ödeyeceğini taahhüt ettiğini, 48 RS 886 plakalı araç müvekkili adına kayıtlı olmadığı için satış işleminin gerçekleştirilemediğini, tarafların satış sözleşmesini feshettiklerini, 2 adet bono ve ... plakalı aracın davacıya iade edildiğini, davacının aynı gün aracını dava dışı ...'e sattığını, müvekkili ile diğer davalı ... arasında bir ortaklık ve hizmet ilişkisi bulunmadığını, davacı ve dava dışı ...'ın borçlarına karşılık müvekkiline iki adet bono verdiğini, bonoların müvekkili tarafından borcuna karşılık ciro edilerek ...'a verildiğini, ... tarafından da diğer davalı ...'e ciro edilerek verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Noterliğince düzenlenen 04,10,2006 tarih 20298 yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin iptali ile araç bedeli 18.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,karar verilmiş,hüküm;davalı C.. T.. tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı ... Otomotiv A.Ş arasında yapılan 04.10.2006 tarihli sözleşme ile ... plaka sayılı aracın davacıya 18.400.00 YTL bedelle satılıp teslim edildiği, bilahare kayıt maliki diğer davalı C.. T.. tarafından noterde resmi satış işleminin yapıldığı dosya içerisindeki delillerden anlaşılmıştır. Her ne kadar noterde yapılan satış işleminde satıcı olarak davalı kayıt maliki C.. T.. gözükmekte ise de, davacının akidi ... Otomotiv A.Ş’dir. Noterde yapılan satış işlemi, ... Otomotiv A.Ş’nin yaptığı geçersiz sözleşmeyi geçerli hale getirmek için yapılmıştır.Hal böyle olunca, C.....
No:... .../..." ve "..." yazılarının metindeki diğer yazılardan renk tonu, yazı kalibrasyonu ve harf aralıkları bakımından farklı olduğu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 6902 sayılı raporuna göre; suça konu üzerinde imza ile printer yazısına ait noktaların kesiştiği yerlerde kazıma işlemi yapılarak mikroskop altında inceleme yapıldığı ancak gerek sınırlı alanda çakışma olması gerekse kalem mürekkebi ve printer yazısına ait partiküllerin her ikisinin de siyah renkte olması nedeniyle hangisinin altta hangisinin üstte olduğu hususunda bir tespite gidilemediği, Yapılan yargılama sırasında 21.03.2008 tarihli duruşmada; sanık ... müdafisi tarafından taşınmaz satış sözleşmesi, fesih sözleşmesi ve taahhütname ile iki adet ödeme belgesi fotokopilerinin ibraz edildiği, taşınmaz satış sözleşmesi ve iki adet ödeme belgesi asıllarının katılana geri verilmiş olduğunun, fesih sözleşmesi ve taahhütnamenin ise aslının mahkemeye verileceğinin belirtildiği, Kemer Cumhuriyet...
ın ise araç maliki olmasından dolayı tahsil edilen bedelden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı A.. A.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, geçersiz (harici) sözleşme gereğince araç alımı için ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. Araç satış işleminin geçerli olabilmesi için 2918 sayılı KTK'nın 20/e maddesi gereğince noter satışı ile aracın devrinin davacıya verilmesi gerekmektedir. Geçersiz sözleşme nedeniyle TBK.'nun 77-82.(BK'nun 61-66.) maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür....
nin aktifinde iken davalıya satışı yapılan Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Hacılar Köyünde (Mahallesinde) kain ... ada ... ve ... parsel, ...ada ...,...,... ve ... parsel, ...ada 2 ve 3 parsel, ... ada 1 parsel, ... ada 1 ve 2 parsel, ... ada 1 parselde bulunan taşınmazların satışına izin veren, genel kurul kararı alınmadığını, bu durumda satış işleminin batıl olduğunu, yapılacak yargılama neticesinde; satış işleminin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin kayıtlı adresi ise ......
Taraflar arasında yapılan 18.05.2009 günlü oto satış mukavelesinde, araç satış bedeli 5350 TL olarak belirtilmiş ve davalı, davacıya aracın kaydını vermediği taktirde 5350 TL. ödemeyi taahhüt etmiştir. Davacı ise davalıdan alacağın tahsili için giriştiği icra takibinde, 10.700 TL asıl alacağın ödetilmesini istemiştir. Satış bedeli olan 5350 TL dışında kalan 5350 TL.nin cezai şart alacağı olduğunun kabulü gerekir. Sözleşme geçersiz olduğu için, geçersiz sözleşmede öngörülen cezai koşulu da geçersiz sayılacağından davacının 5350 TL satış bedeli dışında kalan 5350 TL isteminin reddi gerekir. Bu yönün mahkemece gözardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
in kayden maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazı ölümünden 3 ay önce davalı eşine bağış suretiyle devrettiğini, mirasbırakanın kayden maliki olduğu 1 parça taşınmazının da 3. kişiye satılarak parasının davalıya verildiğini sandıklarını, ayrıca mirasbırakan adına kayıtlı ... plakalı aracı davalının kullandığı kanısında olduklarını, bu durumun doğru olması halinde davalının elde ettiği kazanımlar için doğan haklarını saklı tuttuklarını, bağışlama işleminin diğer mirasçıların saklı payını ihlal eden, terekeden mal kaçırmaya yönelik bir işlem olduğunu ileri sürerek bağışlama işleminin usule uygun olmadığının tespiti halinde bağışlama işleminin iptalini, aksi halde mirasbırakanın saklı paya tecavüz eden tasarruflarının tecavüz oranında indirilmesi ve indirilen kısmın davacıya özgülenmesini, tapu kaydı belirlenemeyen ancak diğer taşınmazın satış bedelinin davalıda olduğunun belirlenmesi durumunda satış bedelinin koşulları var ise iptalini, mümkün olmazsa tenkise tabi tutulmasını istemiştir...


