Araç satışının alacağa mahsuben yapıldığı yönünde bir iddia ve savunmada bulanmamaktadır. Bu durumda ... plakalı araç peşinen satışının alacağa mahsuben yapılmadığı kabul edilerek aksinin ispatını anılan davalı şirkete yükleyerek bu hususun ispatlanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalılar ...,... vekillerinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ...,...vekillerinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4.00 TL ... harcın temyiz eden davacıdan, aşağıda dökümü yazılı 1.356,20 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalılar ..., . geri verilmesine, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. ......
Noterliği’nden çekilen 27.08.2010 tarihli azilnameyle vekaletten azlettiği, sanığın azli 31.08.2010 tarihinde bizzat tebliğ etmiş olmasına rağmen 01.09.2010 tarihinde suça konu motosikleti abisi ...’a sattığı, bu surette sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmasında, katılan tarafından çekilmiş olan azilnameyi, motosikletin satışının yapıldıktan sonra 03/09/2010 tarihinde tebliğ etmiş olduğu savunması, savunmayı doğrular nitelikte tebligat mazbatalarının bulunduğu, bu nedenle sanığın azilnamaden haberi olmadan araç satış işlemi yaptığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir....
Davalılar, aracın satışının gerçek olduğunu, mal kaçırma amacının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, borcun doğumundan sonra, borçlunun davalı oğluna yapılan araç satışının mal kaçırma amacına yönelik olduğundan bahisle tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 835,78 onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 04.12.2014 günü oybirliğiyle karar verilmiştir....
Şti. olan senetlerin bu davalıya ait ... plakalı aracın satışından kaynaklanan borcun ödenmesi için düzenlenip verildiğini, araç satış sözleşmesinin bu şirketin yetkilisi ... ile dava dışı alıcı ... arasında yapıldığını, davacının senetleri kefil olarak imzaladığını, ancak araç satışı gerçekleşmediği için senetlerin karşılıksız kaldığını, buna rağmen ... Şirketi tarafından senetlerin ...'e iade edilmeyerek diğer davalıya ciro edildiğini, bu nedenle davacı ile keşidecinin, diğer davalı yetkilisi ...'dan senetleri araç satışının gerçekleşmemesi nedeniyle geri istediklerini, ancak senetler iade edilmediği gibi İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2008/3752 sayılı dosyasında takibe konulduğunu belirterek, İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2008/3752 sayılı dosyasında takibe konu edilen senetlerle ilgili olarak davacının borçlu olmadığının tespitine, ödenen bedellerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti.'...
O halde, mahkemece araç hurdasının davalıda kaldığı kabul edilerek tazminatın tamamına hükmedilmiş ise de, sigortalı aracın yerel mahkeme hükmünden sonra Kızıltepe 1.Noterliği'nce düzenlenen 03.9.2012 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile davacı sigorta ettiren tarafından dava dışı .... isimli kişiye 21.150,00 TL bedelle satışının yapıldığı, dolayısıyla sigortalı aracın hüküm tarihinde davacı sigorta ettirenin elinde bulunduğu anlaşıldığından, belirtilen bu yönler mahkemece tartışılıp irdelendikten sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. 4-) Kabule göre de, dava kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen red edilen kısım gereği AAÜT uyarınca davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi isabetli değildir....
Mahkemece, Sincan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas sayılı dosyasından aracın satışının engellenmesi için tedbir kararı verildiği ve satışın bu tarihten sonra yapıldığı, Karayolları Trafik Kanunun 85/2. Maddesi gereğince konulan tedbir kararından sonra yapılan tescillerin hükümsüz olduğundan ve tedbir kararının kaldırıldığına ilişkin bir karar bulunmadığından, araç satışının danışıklı olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı 3.kişi ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu aracın trafik kaydı üzerine haciz 06.08.2009 tarihinde konulmuş, davacı 3.kişi ise aracı 17.03.2008 tarihinde hacizden önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 4199 sayılı Yasa ile değişik 20/d maddesine uygun olarak Noterde düzenlenen sözleşme ile satın almıştır....
Mahkemece, Sincan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas sayılı dosyasından aracın satışının engellenmesi için tedbir kararı verildiği ve satışın bu tarihten sonra yapıldığı, Karayolları Trafik Kanunun 85/2. Maddesi gereğince konulan tedbir kararından sonra yapılan tescillerin hükümsüz olduğundan ve tedbir kararının kaldırıldığına ilişkin bir karar bulunmadığından, araç satışının danışıklı olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı 3.kişi ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu aracın trafik kaydı üzerine haciz 06.08.2009 tarihinde konulmuş, davacı 3.kişi ise aracı 17.03.2008 tarihinde hacizden önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 4199 sayılı Yasa ile değişik 20/d maddesine uygun olarak Noterde düzenlenen sözleşme ile satın almıştır....
in aracı satın almak istediğini söylediğini, aracın 11.750,00 TL'ye satışı için anlaştıklarını ve aralarında adi şekilde 10/08/2003 tarihli satış protokolünü hazırladıklarını, sadece 500,00 TL kapora aldığını, fakat araç satışının noterde gerçekleştirilemediğini, davalı ...'e aracın satışı için ... 10. Noterliğinde düzenlemiş oldukları 11/08/2003 tarihli vekaletname ile satış yetkisi verdiğini, davalı ... tarafından dava konusu aracın alınan vekaletname ile dava dışı ...'a satışının yapıldığını, davalının dolandırıcılık suçundan ceza mahkemesinde yargılandığını ve mahkumiyetine karar verildiğini belirterek, kat'i satış sözleşmesinin iptali ile aracın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalı cevap vermemiştir....
Davacı ise kesinlikle kendisine ait Toyota Auris Marka aracın takas için bırakılmadığını, yalnızca satışının yapılmasını talep ettiğini ve davalı tarafça sunulan ve takas amaçlı imzalandığı belirtilen 27.11.2010 tarihli araç sipariş formunda müşteri kısmındaki imza ile takas değeri 28.500,00 TL yazılı kısmın yanındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, imzasını inkar etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın sunmuş olduğu, davacı ... adına düzenlenmiş 30.11.2010 tarihli takas araç teslim protokolü ile tarihsiz iki adet araç teslimat belgesi üzerinde davacının resmi kurumlar nezdinde bulunan imza örnekleri de temin edilmek kaydıyla Adli Tıp Raporu'ndan imza incelemesine ilişkin rapor alınmış ve raporda söz konusu belgelerdeki imzaların davacının eli ürünü olduğu belirtildiğinden davanın reddine karar vermiştir. Oysa davacının imzasını inkar ettiği belge 27.11.2010 tarihli araç sipariş formu başlıklı belgedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Özel Daireler arasında meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu'nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan araç satışının iptali olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle hükmün temyiz inceleme görevi 13.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: 13.Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın bu Daireye gönderilmesine, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....


