WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Ticari işletmesinin aktifine kayıtlı kamyonu ile taşımacılık faaliyetinde bulunan yükümlü aracını 31.12.1998 tarihinde satmış olup, araç satışının ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Satış tarihi itibarıyla işin terk edildiği yolunda vergi dairesine bildirimde bulunulmuş olması ise araç satışının, ticari faaliyet çerçevesinde yapılmış bir teslim olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden katma değer vergisine tabi tutulması icap etmektedir. Ancak olayda yükümlünün aracının değerini düşük beyan ettiği yönünde yapılmış geçerli bir tespitin olmadığı anlaşıldığından cezalı tarhiyatı terkin eden Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz is teminin reddine 18.9.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

- K A R A R - Davacılar, murisleri adına kayıtlı kamyonu davalıya dokuz yıl kadar önce sattıklarını, ancak bugüne kadar davalının kati satışı alıp, adına trafikte tescil ettirmediğini, bu nedenle de mali ve ceza-i şart sorumluluğun kendilerine geldiğini belirterek,...plakalı aracın davalıya satışının tespit ile davalı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir....

Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından dava dışı ...’e 06/06/2011 tarihli araç alım-satımına ilişkin vekaletname verildiği, bu kapsamda ... 8. Noterliğinin 24/02/2014 tarih ve 3335 yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle davacı adına kayıtlı aracın vekaleten dava dışı ...’a satıldığı, davaya konu bir sonraki 24/02/2014 tarih ve 3336 araç satış sözleşmesiyle de dava dışı ...’a ait aracın vekil ... adına satışının yapıldığı, araç tesciline ilişkin geçici belgenin altına ise “vekili ...” yazılarak davalı noterce imzalandığı, daha sonra vekil ...’in icra borcu nedeniyle haciz konulduğu görülmektedir....

Taraflar arasında araç satışının gerçekleştiği, davacının araç satışında yetkili bayii olduğu, davalınında tüketici olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalının sıfatlarına göre taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı kanunun 4-a maddesi uyarınca Tüketici mahkemesinin görevine girmektedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemecegörevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

- K A R A R - Davacı vekili, davalıdan 30.12.2010 tarihli fatura ile satın alınan 10.01.2011 tarihinde teslim edilen Renault Kangoo marka aracın arka kısmından ses gelmesi nedeniyle hemen satış sorumlusunun arandığını ve aracın yetkili servise 14.01.2011 tarihinde götürüldüğü, servisin 26.01.2011 tarihinde “aracın aşırı yüke maruz kalması nedeniyle ask ve amortisör bağlantısının koptuğunun” söylendiğini, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilince gönderilen ayıplı araç satışının feshi ve bedelin iadesine yönelik 01.02.2011 tarihli ihtara cevap verilmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek ayıplı satışın iptaline, aracın iadesine, ödenen 33.354.10 TL.bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, müvekkili şirketin aracı kullanamadığı süre içinde uğradığı kazanç kaybı ile ticari faaliyetlerinin sekteye uğraması nedeniyle mahkemenin uygun göreceği bir maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....

TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır. Somut olayda; sanık ...'ın önceden telefonla aradığı katılan ...'in babası ...'...

Paz.San.ve Tic.Ltd.Şti tarafından dava dışı 3.kişilerden satın alındığı, davalı borçluların yedi adet araç yönünden tasarrufun tarafı olmadığı, davalı G.A. T.G.H. Ü. Paz.San.ve Tic.Ltd.Şti'nin 17.5.1996 yılında kurulduğundan kuruluşunun muvazaalı olmadığı, dava konusu ......... plakalı araç yönünden ise borçlu H.San ve Tic.AŞ yönünden dava konusu takibin iptal edildiği, araç satışının muvazaalı olmadığı tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığı, davalılar arasında muvazaaya konu iptal edilebilir herhangi bir tasarruf işlemi bulunmadığından kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

adlı kişiye ... plaka nolu kamyonu ... liraya sattığı halde, ... liralık fatura düzenlediğinin tutanakla tespit edildiği, davacı şirketin, böyle bir araç satışının olmadığı, bu satışta aracılık yapıldığı ve komisyon ücretini içeren faturanın düzenlendiği yönündeki iddialarının bu nedenle yerinde görülmediği, Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesinde her iki taraftan söz edilmesindeki amacın, bir işleme taraf olanların her ikisinin fiilinin de özel usulsüzlük cezasını gerektirdiğinin vurgulanması olduğu, bu nedenle belgeyi almayan veya noksan belge alan saptandığında belgeyi vermeyen veya noksan veren adına da ceza kesilmesine engel bulunmadığı, alıcı tarafından imzalanan tutanağın, alım satıma taraf olduğu için satıcıyı da bağlayacağı, bu nedenle alıcı nezdinde düzenlenen tutanağa dayanılarak satıcı davacı şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden … Birinci Vergi Mahkemesinin … günlü ve … sayılı kararının; araç...

Davacı vekili, müvekkili tarafından araç satışı için internet vasıtasıyla ilan verildiğini, kendisini ... olarak tanıtan şahıs ile aracın 118.500 TL bedelle satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin anılan şahsın ofisine gittiğini ve ofiste çalışan davalı ...’a aracın satış işlemlerini yapması için vekaletname verdiğini ancak müvekkiline ödemenin yapılmadığını, paranın ödenmemesi üzerine yaptıkları araştırma neticesinde; aracın aynı gün davalı ...’e ve ertesi gün davalı ...’e devredildiğinin öğrenildiğini, tüm davalıların işbirliği içerisinde birlikte hareket ederek müvekkilini dolandırdıklarını belirterek, hile nedeniyle davaya konu aracın satışının iptalini, müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davalılar ..., ..., ... ve ... arasında yapılan satışların danışıklı olduğu, dosya kapsamına göre davalı ...'...

uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ...’ün araç içine binmesi üzerine uyuşturucu madde satışının aracın içerisinde gerçekleştiği, araçtan inen ...’te suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/03/2021 tarihli ve 2020/327 esas ve 2021/145 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın eylemini “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmayan araç içerisinde gerçekleştirmiş olması nedeniyle TCK’nın 188. maddesinin dördüncü fıkrasının ( b ) bendinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, hükümden önce 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde olduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, bozma nedeni, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine...

UYAP Entegrasyonu