Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya araçtaki değer kaybı ve tazminat miktarı konusunda rapor düzenlenmek üzere makine mühendisi bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ... tarihli raporda, Dava konusu ... plakalı araç olduğu, ... tipli , ... model aracın hasarının "Teknik değerlendirme" kısmında belirtildiği, ... plakalı araç olduğu, ... tipli , ... model aracın dosyada faturaların olmaması nedeniyle , ön ekspertiz raporu şeklindeki D.İŞ raporu da dikkate alındığında bu aşamada hasar miktarının belirlenemeyeceği; Dava konusu ... plakalı araç olduğu, ... tipli , ... model araçta değer kaybının olmadığı görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Dosya ek rapor aldırılmak üzere tekrar bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ... tarihli ek raporda, ... plakalı, ... model ......
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu araç nedeniyle hakkında gümrük mevzuatına muhalefet suçundan dolayı açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiğinden Gümrük İdaresi tarafından el konulan ve satılmış olan aracın davalı idare tarafından tespit edilen CIF bedeli olan 6.500,00 TL ve bu değer üzerinden hesaplanan 23.483,17 TL yasal faiz olmak üzere toplam 29.983,17 TL'nin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve 29.983,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; 14/08/2001 tarihinde aracın satışının yapıldığı, davacıya 19/03/2009 tarihli Yargıtay ......
Hal böyle olunca mahkemece 24.000 DM bedel üzerinden araç satışının gerçekleştirildiği kabul edilerek bu bedel üzerinden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 3-Gümrükten kaçak olarak yurda getirilen dava konusu ... marka aracın satışına dair davacıyla yapılan 23.12.1999 tarihli kati araç sözleşmesinin tarafı davalı ... olup, davalı ... davacıya yapılan satışın tarafı değildir. Davacı zararını ancak kendi akidinden isteyebilir. O halde mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın bu davalı yönünden de kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/210 E. - 2010/57 K. sayılı dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı üçüncü şahıslar tarafından çalıntı olan davaya konu aracın, motor şasi numarası değiştirilerek, sahte plaka, sahte motorlu araç tescil belgesi, sahte motorlu araç trafik belgesi ve sahte kimlik belgesi kullanılarak, davalı ... Noterliğinde davacıya satışının yapıldığı sabittir. Buna göre; davalı noterin 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi kapsamında; stajyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumlu olacağı açıktır. Nitekim somut olayda da; araç maliki olan ...’in doğum tarihi dosya arasında bulunan “nüfus cüzdanı talep belgesi”nden anlaşıldığı üzere 27.12.1960 iken, araç satış sözleşmesi arkasında bulunan sahte nüfus cüzdanı fotokopisinde 01.03.1960 olarak görünmektedir. Bunun yanında, dosya arasında bulunan ......
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; dava dışı 3. kişinin araç maliki adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile davalıya araç satışlarını yaptığı görülmektedir. Dosya içerisinde bulunan grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi raporunda kamera kayıtları ve kimlik belgesinin fotokopisinin incelendiği, fotoğraf ve bilgilerin net olarak görülmemesi nedeniyle fotoğraf değişikliği veya tümden sahte olarak düzenlenip düzenlenemediğinin saptanamadığının, sahtecilik işlemlerinin kimlik belgelerinin laboratuar ortamında incelenmesi sonucu ortaya çıkabileceğinin, kimliğin sahteliğinin ilk başta anlaşılamayacağından noter yönünden iğfal kabiliyetini haiz bulunduğunun belirtildiği, anlaşılmaktadır. Somut olayda; sahte kimlik belgesi kullanılarak araçların satışının yapıldığı, davacının bu nedenle zarara uğradığı sabit olduğuna göre; nedensellik bağının kesildiğinin ispatı davalı notere düşmektedir....
Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla atanan kayyımlar tarafından yapılan araştırmada geçmişe dönük bir takım muvazaalı işlemlerle davacının mal varlığının azaltıldığının anlaşıldığını, davacı adına kayıtlı olan ... plakalı aracın davacı şirketin o tarihteki çalışanı olan davalıya satıldığını, bahse konu satış tutarının ödenmediği ve aracın da bu tarihten şirkete kayyım atandığı tarihe kadar şirket tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, araç satış işleminin muvazaalı olduğunu ve yürütülen ceza soruşturmasından haberdar olunduktan sonra şirketin mal varlığını kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, araç satış sözleşmesinin iptali ile aracın davacı şirkete adına tescil ve teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Hazine vekili, 26/07/2017 tarihli dilekçesiyle, davacının Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri gereğince kapatılan ve Hazineye devredilen kuruluşlardan olduğunu belirterek davanın takibinin Maliye Hazinesince yerine getirileceğini bildirmiştir....
Oto Servis Hizmet Araç Kiralama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. isimli yetkili servisten alınmak için başvurulduğunda aracın burada olmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine aracın alınması gereken yerde olmadığının mahkeme marifetiyle derhal tespit ettirildiğini ve aracı satan şirkete bu durumun noter kanalıyla bildirildiğini belirterek araç için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan şikayet olunanın haczinin kanuna uygun satış talebinde bulunulmadığı için düştüğünü, zira şikayet olunan tarafından satışa konu araç üzerine kayden haciz konulduğunu, daha sonra fiilen haciz konulmadığı gibi haczin de borçluya 103 davet kağıdı gönderilerek bildirilmediğini, satış avansının eksik yatırıldığını, ayrıca 03.12.2009 tarihli satış talebinden sonra satışla ilgili dosyada herhangi bir işlem yapılmadığını, bu sebeple satış talebinin usulsüz olduğunu ileri sürerek, 20.12.2012 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, sıra cetveline konu araç üzerine kayden haciz konulmasının yeterli olduğunu ayrıca fiilen hacze gerek bulunmadığını, müvekkilinin haciz tarihinden sonra bir yıl içinde satış talebinde bulunarak satış avansını da yatırdığını, satış tarihi itibari ile haczin devam ettiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir....
Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin tanık olarak bildirdiği araç maliki ... ile sürücü ... dinlenip, varsa aracın galeriye teslimine, satışına ilişkin vekaletname, belge, ödemeye ilişkin çek v.s. tüm deliller toplanarak, aracın galeriye satışının mı yapıldığı yoksa KTK.’nun 104. maddesi anlamında satış için teslim mi edildiği hususu tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin tanık olarak bildirdiği araç maliki ... ile sürücü ... dinlenip, varsa aracın galeriye teslimine, satışına ilişkin vekaletname, belge, ödemeye ilişkin çek v.s. tüm deliller toplanarak, aracın galeriye satışının mı yapıldığı yoksa KTK.’nun 104. maddesi anlamında satış için teslim mi edildiği hususu tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....


