İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Denetim kayyımı genellikle yönetim kurulunun işlemlerinin denetimi ve onayı için görevlendirilmektedir. Yani yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliği kayyımın onayına bağlanır. Denetim kayyımı atanan hallerde, şirketin yönetim organı görevine devam etmektedir. Ancak, yöneticilerin şirket yönetimiyle ilgili aldıkları kararların ve şirket adına üçüncü kişilerle yaptıkları işlemlerin, hukuki olarak geçerli olabilmesi veya sayılabilmesi kayyımın onayına bağlıdır. Kayyımın görevi, yönetim organının almış olduğu kararlarının, şirket lehine olup olmadığını araştırmaktır. Bu nedenle, gözetim ve denetim kayyımı doğrudan şirketi yönetme ve temsile ilişkin faaliyetlerde bulunamaz....
nin şirket merkezinin bulunduğu binaya giriş kartları iptal edilerek, fiilen görev yapmaları da engellendiğini, şahsi eşyalarını almalarına dahi izin verilmediğini, müvekkillerine, şirket işleyişine dair hiçbir bilgi verilmediğini, hatta şirket çalışanlarına, müvekkillerine hiçbir konuda bilgi verilmemesi, herhangi bir taleplerine cevap verilmemesi yönünde talimat verildiğini, müvekkillerinin şirket işleyişine dair bilgi alma amacıyla ilettiği mail, telefon ve mesajlara cevap verilmediğini, müvekkillerinin bilgi alma ve yönetim hakları tamamen kısıtlandığını, beyanla, olağanüstü genel kurul çağrısı yapılabilmesi için müvekkillerine yetki verilmesine, aksi kanaatte olunması halinde, gündem maddesi olarak yeni yönetim kurulu seçimi ile şirkete özel bağımsız denetçi atanması belirlenerek olağanüstü genel kurul çağrısını yapmak üzere kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/806 esas sayılı dava dosyası kapsamında 15.10.2021 tarihli tensip tutanağı ile alınan 3 numaralı ara karar ile "Davalı şirkete SMMM Şevki Yetiker'in yönetim kayyımı olarak atanmasına, kayyım için aylık 4.000,00 TL ücret takdirine" karar verilmiş ve 01.12.2021 tarihli duruşmada "Kayyıma, olağanüstü genel kurul toplantısını yapmak ve yönetim kurulu üyelerini seçmek üzere 2 aylık süre verilmesine, şirketin tüm ortaklarına ( adresleri davacı tarafça bildirilecektir ) muhtıra çıkarılarak kayyım tarafından yapılacak olan olağanüstü genel kurul toplantısında, şirketin yönetim kurulu oluşturulamaması halinde TTK 530 madde uyarınca şirketin feshine karar verileceğinin ihtarına..." karar verildiğini, kayyum Şevki Yetiker tarafından usulüne uygun yapılan çağrı merasimleri sonrasında 05.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını ve müvekkil şirkete yönetim kurulu seçilemediğini, davacı tarafın daha sonra zorlama sebepler üreterek huzurdaki davayı...
Ltd Şti'nin müdürlerinin ... ve ... olduğunu, başka müdür olmadığını, dava dışı şirketin, davacı yanında fer'i müdahil olacağı davada müdürler tarafından temsil edileceğini, ancak müdürler kurulundaki kişilerin tümü aleyhine "hukuki sorumluluk" davası açıldığından, dava dışı şirkette halen müdür olan davalıların, incelenen davada davacı yanında şirket tüzel kişiliği ile şirkette müdür olan davalılar arasında menfaat çatışması olduğu için fer'i müdahil olarak dava dışı şirketi temsil edemeyeceğinden, dava dışı şirkete, TMK' nun 426/1-b. 3 maddesinde belirtilen "Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa" temsil kayyımı atanması gerektiğine ilişkin hüküm göz önünde bulundurularak temsil kayyımı atanması gerektiğini, anonim ortaklık yönetim kurulunun görevdeki bütün üyeleri hakkında TTK m.553 vd. hükümleri uyarınca sorumluluk davası açıldığı takdirde bu davada şirketi temsil edecek ve şirketin menfaatlerini koruyacak bir temsil kayyımına ihtiyaç olduğunu, bu nedenlerle HMK...
Dava; TTK'nın 617.maddesinin atfıyla TTK 411 vd. maddeleri gereği Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına Çağırma ve dilekçede belirtilen gündem maddelerinin görüşülmesi amacıyla davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. İncelenen davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre, davalı şirketin Ticaret Sicil adresinin (Şişli) mahkememiz yargı alanı içinde bulunduğu ve şirket ortağı olan davacının davacılık sıfatının bulunduğu görülmüştür. İddianın ileri sürülüş biçimine göre olaya uygulanması gereken TTK'nın 617.maddesi; "(1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır....
TTK.531 madde gereğince kabul edilebilir bir çözüm bulunarak hüküm tesisine, davanın diğer şirket ortaklarına ihbarına, davacıdan müvekkili şirketin olası zararlarını karşılamak üzere teminat alınmasına ve kayyım atanması taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir....
Hükmünü taşıdığını, davacı tarafın, kendisine keşide edilen ihtarnamelere rağmen süresi içerisinde TTK 493/5 fıkrası uyarınca tespitte bulunmadığı gibi alımla ilgili cevapta vermediğini TTK 493/6 fıkra uyarınca, 1 ay içerisinde teklifi reddetmediğinden teklifi kabul etmiş sayılacağını , bu nedenle, müvekkili şirketin almış olduğu yönetim kurulu kararı uyarınca davacıya devraldığı hisseleri almış olduğu bedelden almak üzere dava açılacağını, davacı Şirketin yargılama süresince şirkete kayyım atanması ve şirket hisse yapısında değişiklik olmaması yönünde hissedarların tasarruflarını kısıtlayıcı şekilde ihtiyati tedbir talep etmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yasalar gereği şirket ve hissedarları aleyhine herhangi bir kısıtlayıcı tedbir kararını gerektirecek hiçbir durum söz konusu olmadığını, şirkete kayyım atanmasını talep etmenin “aile şirketi” değerleriyle bağdaşmayan kötü niyetli bir talep olduğunu, şirketin gerçek sahiplerini, paydaşlarını üzen, onların en son isteyebileceği bir...
kurulunun yetkili olduğuna karar verilmiştir....
Davalı vekili, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, genel kurul toplantısında davacı tarafın yönetim kurulu üyeliklerinde ve denetçiliklerinde yapılan değişiklikler hakkında alınan kararı içeren 6. maddeye herhangi bir itirazda bulunmadığından muhalefet şerhi konulmayan maddelerin iptalini isteme hakkına sahip olmadığını, bilgi alma ve inceleme talebini süresinde yapmadığını, özel denetim isteme talebinin kanunen gerekli koşullarının oluşmadığını, davalı şirketin borca batık durumda olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, şirketin yönetim ve temsilinin yönetim kuruluna ait olduğunu, anonim şirketlerde yönetim kurulunun kötü yönetilmesi iddiası ile kayyım atanması gibi bir hukuki yol bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
E. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarının doğduğunun tespitinin yapıldığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk davası devam ettiğinden ve şahsi mal varlıkları ile kasdi olarak şirkete zarar verildiğine ilişkin karar verildiğinde şirkete zararlara tazminin doğacağından tasfiyeden dönülmesinin gerektiğini, aksi halde yönetim kurulu üyelerinin şahsi mal varlıklarından şirkete zararlandırıcı eylem ve işlemlerden dolayı ödemekle yükümlü olacakları meblağ şirkete ödenemeyeceğini, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E sayılı dosyasında bilançoların gerçeği yansıtmadığı ve yönetim kurulu üyeleri ile bilançoların ibra edilmemesine ilişkin karar kurulduğunu, bu şekilde tasfiye olunamayacağının açık olduğunu" beyan ettiği, Şirket Tasfiye Memuru ...'ün söz alarak; "... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ......


