WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

TTK da anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenlemenin bulunmadığı gibi anonim şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. TMK'nın 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11....

hazırlıklı olmak gerektiğini, bunun da stoklu çalışmayı gerektirdiğini, stok bulundurmanın yapılan işin niteliğinden kaynaklandığını, başka bir deyişle sürekli artan kur ve metal fiyatları karşısında şirketin karlılığını korumak ve rekabet etmek için stok bulundurmanın zorunlu olduğunu, müvekkili şirket ile rekabet eden rakiplerin müvekkili şirket stoklarının kat kat üzerinde stoklarla hizmet verdiğini, blançoda açıkça belirtilen ve davacının bilgilendirilmesi sağlanan bir hususta denetçi atanmasını istemenin açıkça iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, stok tutmanın şirketin finans yapısını zayıflattığını iddia ettiğini ancak durumun tam tersi olduğunu, azınlık pay sahibinin pervasızca hareketlerle şirketi işleyemez hale getirmesinin, yönetim kurulunun yönetim yetkisinde olan tüm hususlara müdahil olmak istemesinin, şirketi sürekli davalarla meşgul etmesinin şirkete zarar verdiğini, şirketin yönetim yetkisinin tamamen Yönetim Kurulunda olduğunu, şirket karlılığını muhafaza etmek için...

sayılı yönetim kurulu kararlarının butlanla batıl olduğunun kabulünün gerekeceği, davalı şirket yönetiminde boşluk ve organ eksikliği bulunmadığı ve İstanbul BAM. ....... HD. .... esas ....... karar sayılım ilamı ile yerinde görülen mahkememizin 26/10/2020 tarihli ara kararın gerekçesi dikkate alındığında şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil nolu .... İnşaat Turizm Madencilik Su Getirme Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 02/03/2020 tarihli 2020/02 sayılı 04/02/2020 tarihli, ..........

A.Ş.bünyesinde bulunan ve çoğunluk hisselerine haklarında soruşturma yürütülen şahısların çoğunluk hissesine sahip olduğu şirketlere, öncelikle ... 3.Sulh Ceza Mahkemesini CMK.m.133 hükmü gereğince kayyım atadığını, daha sonra çıkarılan Olağanüstü Hal Kararnamaleri gereğince, ... Fonunun mahkemeler tarafından kayyım olarak atanması cihetine gidildiğini, bu kapsamda, davacı şirket ve ... ... A.Ş. (... ... A.Ş.) grubuna bağlı şirketlere, ... 2.Ağr ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından kayyım olarak ...’nin atanmasına karar verildiğini, karar gereğince, ... dönem içinde değişiklikler yapmak suretiyle, Kanun Hükmünde Kararname ile tanınan yetki çerçevesinde davalı şirkete yönetim kayyımları atamış bulunduğunu, davalı şirket yönetiminin, kanun hükmünde kararname gereğince verilen yetki çerçevesinde, ......

in davalı şirket 17/12/2019 tarihli genel kurul toplantısında münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiğini ancak, bu tarihten sonra şirket müdürünün şirkete gelmediğini, şirket faaliyetlerini aksattığını, davalı şirket olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığını, kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen genel kurulu toplamak üzere herhangi bir girişimde bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirket seçimli genel kurulu toplantısı yapmak üzere temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; TTK'nın 617.maddesinin atfıyla TTK 411 vd. maddeleri gereği Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına Çağırma amacıyla davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. İncelenen davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre, davalı şirketin Ticaret Sicil adresinin (Eminönü) mahkememiz yargı alanı içinde bulunduğu ve şirket ortağı olan davacının davacılık sıfatının bulunduğu görülmüştür....

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; TTK 390. maddesinde davaya konu genel kurulun yapılmasına ilişkin beş kişiden oluşan yönetim kurulunun en az üç üye ile karar vermesi gerekirken iki üye ile karar verdiği, davacının yönetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca yokluk şartının oluştuğu, alınan yönetim kurulu kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan çağrısız genel kurul toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 ticaret sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/530 Esas sayılı dosyasında, vesayet davasının açıldığını, ilgili davada davalının 22.11.2023 tarihli duruşmada bizzat yönetim kurulunun toplanamadığını dile getirdiğini, bu durumda mahkemenin eksik araştırması ve hatalı değerlendirilmesi sonucunda müvekkillerinin telafisi imkansız zararlara katlanmak zorunda bırakıldığını, murisin yatağa bağımlı hale gelmesi ve devamla vefat etmesi ile şirkette miras payları oranında hissedar olan müvekkillerinin haklarını ihlal ettiğini, TMK 427 maddesi gereğince tüzel kişilerin organlarından yoksun kalmaları durumunda vesayet makamının kayyım atayacağı hükmünü içerdiğini, yönetim kurulunun toplanamaması durumunda şirketin devamlılığının sağlanması ve menfaati için şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini iddia ederek ,mahkemenin 14.11.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasını, tedbir kararının önemi ve gerekliliğinin göz önünde bulundurularak şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde tedbir kararı verilmesini, ayrıca diğer...

dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceklerinin kabulü gerekmesi, bu nedenle, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin bitmesiyle şirketin kendiliğinden organsız kaldığından söz edilemeyecek olması nedenleri ile şirkete tedbiren kayyımı atanması talebinin reddine" karar verilmiştir....

DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 27/01/2021 KARAR TARİHİ : 05/02/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın, ... Sanayi ve Ticaret Şirketinin %50 hisse ile ortağı olduğunu, şirketin %50 hisse sahibi diğer ortak ... ( T.C. ...) tarafından temsil ve ilzam edilmekte olduğunu, müvekkilinin TTK 437 ve devam maddeleri uyarınca ''Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı'' engellendiğinden ve şirketin zarara uğratılarak borca batık hale getirilmesi nedeniyle Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas sayısı ile ikame edilen davada verilen 15.09.2020 tarih ve 2020/...Karar sayılı kararı ile " TTK nun 412....

a ve %20 hissesinin davacıya ait olduğunu, davacı tarafından tereke tespit davası açıldığını, yine şirkete kayyım atanması talepli Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada talebinin reddine karar verildiğini, bunun üzerine şirketten çıkma talepli olarak Konya . Asliye Ticaret mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan davanın halen derdest olduğunu ve bu dosyadan verilen ara karar ile şirkete denetçi kayyımı atandığını, davacının açıkça müvekkilinin müdürlük yapmasını engelleme kastı ile hareket ettiğini, muris ...'un vefatıyla şirketin yönetimsiz kaldığını, mirasçılar arasındaki husumet nedeniyle de şirket faaliyetlerinin durduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından Konya ....

UYAP Entegrasyonu