WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine dayalı olarak anlaşmalı boşanma talebiyle dava açmıştır. Davacı kadının 30.06.2015 tarihli celsede davalı ile anlaşamadığını, davaya çekişmeli boşanma davası olarak devam etmek istediğini beyan etmesiyle dava anlaşmalı boşanma olmaktan çıkmış, kendiliğinden çekişmeli boşanmaya dönüşmüştür (TMK m.166/1-2)....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine dayalı olarak anlaşmalı boşanma talebiyle dava açmıştır. Davalı erkek tarafından ön inceleme aşamasında boşanma talebinin olmadığını açıklaması ile dava anlaşmalı boşanma olmaktan çıkmış, kendiliğinden çekişmeli boşanmaya dönüşmüştür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık, hizmet protokolüne dayalı alacak istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 13.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 13.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 18.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tarafların 1986 yılında evlendiği, 25.02.2014 tarihinde açılan dava ile anlaşmalı olarak boşandıkları, taraflarca düzenlenen anlaşmalı boşanma protokolünde, birbirlerinden katkı payı alacağı talep etmediklerinin belirtildiği, yargılama sırasında alınan beyanlarında ise eşya ve mal varlığına ilişkin hiçbir mal ve alacak talep etmediklerini belirttikleri ve tarafların anlaşmalı boşanma davasının yapılan yargılaması sırasında mal rejiminin tasfiyesi ile ilgili geleceğe yönelik bir anlaşma yaptıkları, aynı zamanda kesinleşen anlaşmalı boşanma kararının hüküm kısmının iki numaralı bendinde tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak katkı payı alacağı talep etmediklerinin belirtildiği ve kararın bu hali ile kesinleştiği, davayı sonuçlandırmaya yeterli kesin delilin varlığı tespit edildiği için dava dilekçesinde talep edilen delillerin toplanmadığı...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Anlaşmalı Boşanma Davasından Kaynaklanan Tapu İptali ve Tescil-Alacak Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dava, anlaşmalı boşanma davasından kaynaklı tapu iptal ve tescil davasıdır. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Mahkeme ön inceleme duruşmasında ilk itirazlar hakkında karar verir (HMK m.140/1). Açıklanan sebeple, davalının zamanaşımı itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmeden hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 2-Davacı, dava dilekçesinde ayrıca, anlaşmalı boşanma davasında adına tapuya tescil edileceğine dair karar verilen taşınmaza ait kira bedellerinin ödenmesi istemi ile ilgili talepte bulunmuştur....

Anlaşmalı boşanma davalarında “boşanmanın malî sonuçları” arasında yer alan maddî tazminata ilişkin ifade 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 174 hükmüne dayalıdır/yöneliktir. Anlaşmalı boşanma davalarında “boşanmanın malî sonuçları” hakkında alınan beyan eşler arasındaki diğer alacakları (=Örneğin; Eşya, altın, taşınmaz alımına katkı) kapsamaz. Bu durum özellikle boşanma davasından ayrı açılan alacak ve tazminat davalarında gözden kaçırılmamalıdır. (Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, s. 370-371 Davacı koca tarafından açılan değer artış payı (Mehrwertanteil) (TMK. m. 227, ZGB. Art 206) alacağı davasının incelenebilmesi ve bu konuda işin esası hakkında bir karar verilebilmesi için katılma alacağı (TMK. m.231) davasında olduğu gibi eşler arasındaki geçerli kural mal rejiminin (yasal mal rejimi=edinilmiş mallara katılma rejimi) (= TMK. m. 202 f.I, 218-241) sona ermesi (TMK. m. 225 f....

Dosyanın incelenmesi ile; davacı ve davalı arasında dava konusu edilen olayın 15/06/2014 tarihinde yaşandığı, tarafların 05/08/2014 tarihinde aile mahkemesinde anlaşmalı olarak boşanma davası açtıkları ve 20/08/2015 tarihinde ise davacı ile davalının sunulan protokol gereğince birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talebi olmaksızın anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde; taraflar arasında gerçekleşen anlaşmalı boşanma davası sırasında tarafların karşılıklı olarak manevi tazminat talep etmeyeceklerini kararlaştırmış olmaları ve aile mahkemesince bu anlaşmaya istinaden boşanma kararı verildiği, tarafların bu şekilde aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettileri, boşanma hükmünün de kesinleşmesi sebebiyle davacının bu kez aynı olaylara dayalı olarak manevi tazminat talep etmesi mümkün olmadığından manevi tazminat talebinin tümden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirmiştir....

Eşler, anlaşmalı boşanmada mal rejiminin tasfiyesine karar verdikleri takdirde bu durum doğmamış bir hakkın kullanımı anlamına gelmeyecektir. Zira boşanma ile sona eren evlilikler yönünden mal rejiminin tasfiyesi davasının görülebilirlik koşulu olarak boşanmanın gerçekleşmesi aranmakta ise de eşler arasındaki mal rejiminin sona erdiği tarih kabulle sonuçlanan boşanma davasının dava tarihi olup (TMK m. 225/2), mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı dava tarihi itibariyle doğmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, mal rejiminden kaynaklı hakkın dava yolu ile kullanılabilmesi, diğer bir ifadeyle mal rejiminin tasfiyesine karar verilebilmesi için eşlerin boşanmalarına ilişkin kararın kesinleşmesi gerektiğidir. Anlaşmalı boşanmada ise eşler boşanma davası açmakla doğmuş hakları olan mal rejiminin tasfiyesine yönelik tasarrufta bulunabilirler. Uygulamada eşler boşanma davası ile eş zamanlı mal rejimin tasfiyesi davası açmaktadırlar....

DAVA Davacı erkek dava dilekçesinde, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep etmiş, davalı kadının duruşmaya gelmemesi üzerine Mahkemece verilen süre içerisinde vekili tarafından sunulan çekişmeli boşanma dava dilekçesinde; davalı kadının 2011 yılında küfür ve hakaretleri ile kaba kuvvete başvurmaya çalışması nedeniyle çocukların olumsuz etkilendiğini, müvekkilinin bu tür olumsuzluklara son vermek için ortak evden ayrılmak zorunda kaldığını, tarafların ayrı yaşadıklarını, müvekkilinin davalı kadının ve ortak çocuklarının ihtiyaçlarını karşıladığını, kiralarını ödediğini, 2018 yılında bir gün çocuklarının daveti üzerine eve gittiğinde davalı kadının hakaret ve küfür ettiğini, boşanmak istediğini bildirmesi neticesinde boşanma protokolü imzalandığını, ancak duruşmaya gelmediğini, tarafların aynı evde yaşama imkanı bulunmadığını, davalı kadının kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla, boşanma protokolü hükümleri dikkate alınarak...

Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yanların boşanmalarına ilişkin kesinleşen kararın hüküm bölümünde de onaylanan, tarafların "mal talebim yoktur" şeklindeki Mahkeme içi ikrar niteliğindeki anlaşma beyanlarının, dava konusu mal rejimine dayalı alacak istemini de içerdiği, bu itibarla Yerel Mahkeme kararının doğru olup onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılmıyoruz. 02.12.2013...

UYAP Entegrasyonu