"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi K A R A R Dava, aile mahkemesince onaylanan boşanma protokolüne dayalı ecrimisil isteğine ilişkin olup aile mahkemesince hüküm kurulmuştur. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14/son maddesi gereğince 01.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 24.01.2014 tarihli ve 2014/1 sayılı Kararı uyarınca, davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 2. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Ancak, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanlığı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Başkanlığınca da görevsizlik kararı verildiğinden, görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay Yüksek Birinci Başkanlığına sunulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, görev sorunu giderilmek üzere dosyanın Yargıtay Yüksek Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Aile Mahkemesi'nin 19.09.2007 tarih ve 2007/396 Esas, 2007/697 Karar sayılı ilamıyla tasdik edilen 28.05.2007 tarihli boşanma protokolüne dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece de o yönde niteleme yapılarak hüküm kurulmuştur. Bu durumda, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 sayılı Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmış, tarafların 03.10.2018 tarihli celsede anlaşmalı olarak boşanmak istediklerini belirtmeleri üzerine mahkemece tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına (TMK m. 166/3) karar verilmiş, hükme yönelik davalı kadın tarafından istinaf talebinde bulunulmuş, bölge adliye mahkemesi tarafından davalı kadının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın HMK m. 353/l-a-6 uyarınca çekişmeliye dönüşen boşanma davası hakkında hüküm kurulmak üzere yerel mahkemesine iadesine karar verilmiş, davacı erkek tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur....
Aile Mahkemesinin 2017/504 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı erkek tarafından TMK 166/3 maddesine dayalı olarak boşanma davası açılmış, taraflarca mahkemeye sunulan 20/06/2017 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünde, boşanma sebebiyle her iki tarafın birbirlerinden tedbir, yoksulluk nafakası veya herhangi bir şekilde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmadığı, tarafların çeyiz ve özel ev eşyaları konusunda anlaştığı, birbirlerinden eşyalar ve ziynet eşyaları konusunda başka bir talepleri olmadığı belirtilmiştir. 20/06/2017 tarihinde tarafların her ikisinin katılımı ile gerçekleşen duruşmada, taraflar karşılıklı olarak boşanma ve boşanmanın mali sonuçları kapsamında sunulun protokol dairesinde anlaştıklarını beyan etmişlerdir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın taraflar arasında anlaşmalı boşanma sonucu düzenlenen ve onaylanan boşanma protokolünün uygulanmasına yönelik alacak talebi olduğu, davalı her ne kadar görev itirazında bulunmuş ise de protokolden kaynaklanan davada mahkemenin görevli olduğu, dava konusu harcama ve ödemelerin boşanma protokolü ve boşanma kararına dayalı olarak yapıldığı anlaşılmakla, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.03.2019 tarihli rapordaki davacının protokolün 5 inci maddesine dayalı olarak açıldığı ve mahkemece de porotokol onaylandığı için çocuklar yararına yaptığı fazlaya dair ödemelerin, protokolün onaylanmış olması nedeniyle davalı tarafça ödenmesi gerektiği, davacının fazladan yaptığı ödemelerin ihtara rağmen ödenmediği ve bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 171.644,00 TL alacağın 13.02.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan...
Dosya kapsamından; tarafların ...Aile Mahkemesi' nin 12/03/2021 Tarih, 2021/187 Esas, 2021/227 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları ve boşanma kararının 30/03/2021 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasında yapılan anlaşma protokolüne istinaden ...Aile Mahkemesi'nin kararının hüküm kısmının 5. Bendinde "...bu paylaştırma sonucu çıkacak mali külfetlerin davalı tarafça karşılanmasını sağlamak amacıyla boşanma davasının kesinleşmesine müteakip davacının ...Özel Duatepe Sürücü kursundaki %50 hissesini davalı adına veya davalı tarafından belirlenen kişiye devir ve temlik edeceğine, devir ve temlik ile birlikte sürücü kursunun tüm alacak ve borçlarının devralan kişiye ait olacağına.....," hisse devrinin karara bağlandığı, bu karara istinaden 23.11.2021 tarihinde genel kurul kararı alındığı, davacının 23.11.2021 tarihinde ticaret sicile başvurduğu anca TTK 595....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların anlaşmalı olarak Urla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/447 Esas, 2005/51 Karar sayılı kararı ile boşandıkları, davacı ...'nun dava dilekçesinde karşı taraftan eşya, tazminat, nafaka talebi olmadığını bildirdiği, 15.02.2015 tarihli yargılama oturumunda tarafların birbirlerinden hiçbir talebi bulunmadığını beyan ettikleri, boşanma hükmünde de "Tarafların anlaşmaları gereği birbirlerinden nafaka ve tazminat konusunda talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmaktadır. TMK'nin 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma kararı için; eşlerin boşanma ve boşanmanın eki niteliğindeki hususlarda anlaşmış olmaları gerekir. Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın eki niteliğinde olmadığından, anlaşma gerekli değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak (Boşanma Protokolünden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.10.2015 günü temyiz eden davalı ... vekili Av...ve karşı taraf davacı ... vekili Av...geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya kapsamından; davacı tarafından boşanma protokolüne dayalı alacağa ilişkin olarak açılan iş bu davada, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 06.12.2013 tarihli karar ile Aile Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının 21.01.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; taraflann aralarında anlaşarak boşanma protokolü düzenlediklerini, ... 9. Aile Mahkemesi'nin 2017/1386 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açıldığını, anlaşmalı boşanma hususunda davacı tarafından davalıya banka havalesi yolu ile 125.000,00 TL gönderildiğini, ancak anlaşmalı boşanmanın davalı tarafından çekişmeli boşanmaya dönüştürüldüğünü belirterek, davalıya ödenen bedelin 02.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Değerlendirme Taraf vekillerinin temyiz tarihinden sonra ayrı ayrı verdiği 08.03.2024 tarihli dilekçeleri ile taraflar arasında boşanma ve boşanmanın fer'îlerine yönelik olarak düzenlenmiş olan 06.03.2024 tarihli “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” başlıklı belge sunulmuş olup, bu hususta karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. O halde taraflar arasında düzenlenen 06.03.2024 tarihli “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” başlıklı belge değerlendirilerek, taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI....


