Bununla birlikte, 6100 sayılı Kanunun “Tarafta iradi değişiklik” başlıklı 124’üncü maddesinde, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile olanaklı olduğu bildirildikten sonra, ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği isteminin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği istemini kabul edebileceği açıklanmıştır....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Evlat Edinme Ana Baba Rızası Aranmaması İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 10. Aile Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2019/127 Esas, 2019/274 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, küçük ...'in evlat edinilmesinde anne ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesi istenilmiştir....
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından iddianamede anlatılmayan ve yargılama aşamasında dosyaya giren Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 14.07.2014 tarihli ve Antalya Atatürk Devlet Hastanesi'nin 28.03.2014 tarihli raporlara dayanarak 5237 sayılı TCK'nın 102/2, 102/3-a maddeleri kapsamında değerlendirme yapılması için verilen görevsizlik kararına istinaden dosyanın gönderildiği Antalya 4....
Bu gibi durumlarda o ana kadar toplanan mevcut delillere göre karar verilmelidir. Olayda mahkemece mevcut deliller 2005/11535-2006/1309 -2- bilirkişi raporu ve kroki davalı savunmasıda tartışılıp, değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 15.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi....
İhtisas Kurulunun 19.06.2019 tarihli raporunda mağdurede hafif-orta derecede zeka geriliği saptanıp, mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği, ancak yakın çevresinde yaşayanlar tarafından tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği ve beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceğinin belirtilmesi, sanığın aşamalarda mağdurede zeka geriliği olduğunu bilmediği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, hafif-orta derecede zeka geriliği bulunan elli yaşındaki mağdurenin rızası doğrultusunda değişik zamanlarda iki kez vajinal yoldan cinsel ilişkiye giren sanığın mevcut durumu bilerek eylemlerini gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, Kanuna aykırı, sanık...
in, daha önce seri numaraları belirlenmiş 10.000,00 TL tutarındaki parayı katılana teslim ettiği ve ardından sivil polisler tarafından katılanın göz altına alındığı ana ilişkin görüntülerin, katılanın iş yerindeki odasına, daha önce yerleştirilen kamera ile gizlice kaydedilip, elde edilen görüntü kayıtlarını içeren CD ve ses kaydına ilişkin kasetin, katılanın sanıklara yönelik olarak işlediği iddia olunan tehdit ve hakaret suçlarından dolayı yargılaması devam eden Bakırköy 7....
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında imzalanan işyeri kredisi sözleşmesinin 14/3.maddesi “Gerek erken ödeme veya gerekse ana ödeme hallerinde henüz vadesi gelmemiş dönemlere ait faizde indirim yapılır. Borçlu, her iki halde de bankanın tek taraflı olarak belirlediği erken ödeme /ara ödeme komisyonu/ ücretini bankaya ödemeyi kabul eder” hükmünü içermekte olup, davacı krediyi kendi rızası ile kapattığı, yanlar arasındaki sözleşmede yapılacak indirimi belirleme yetkisinin tek taraflı olarak bankaya verildiği, davalı banka vekillerinin maliyete yönelik savunmalarının yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Ancak; Davacı ... vekili dava dilekçesinde, davalının maliki olduğu C Blok 22 numaralı bağımsız bölümünün mutfak balkonunu pimapenle kapatarak binanın ve sitenin görünümünü bozduğunu ileri sürerek sözü edilen balkonun da projesine uygun eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece mutfak balkonuna yapılan ısıcam pencerenin kaldırılmasına ilişin talebin reddine karar verilmiştir. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesi hükmüne göre kat malikleri anataşınmazın mimari durumunu titizlikle korumakla yükümlü oldukları gibi, kat maliklerinden biri diğer tüm kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ortak yerlerde inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yaptıramaz. Dosya içindeki belgelerden ve özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden; davalıya ait C Blok 22 numaralı bağımsız bölümünün mutfağına açılan balkonun ana binaya ait kolonlar kaldırılmadan kapısının kaldırıldığı, balkonun PVC çerçeveli cam ile kapatıldığı anlaşılmaktadır....
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, özellikle bilirkişi raporu içeriğinden; dava konusu dükkanın kapısının projesine uygun yerden açılmadığı, binanın ilk yapılışından itibaren dava konusu edilen kapıdan dükkana girip çıkıldığı, davacının ana taşınmazda kat maliki olduğu anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrasında kat maliklerinin anataşınmazın mimari durumunu titizlikle korumaya mecbur oldukları belirtildikten sonra ikinci fıkrada da kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacağı öngörülmüştür. Yasanın bu açık hükmü dikkate alınarak dava konusu bağımsız bölümün kapısının projesine uygun hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir....
Birleştirilen dava dilekçesinde ise davalı-karşı davacılar, davacı-karşı davalının ana gayrimenkule projeye aykırı ilave bağımsız bölüm yaptığını ve bodrum kata müdahalede bulunduğunu belirterek müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2019/2523 Esas, 2022/181 Karar sayılı ilamı ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Hüküm davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....


