DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/13 Esas-2009/412 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, dava dışı sanığın aynı suçtan mahkumiyetine, 15320 adet sahte sikkenin, 88 ade altın sikkenin ve bir adet altın sikkenin, suçta kullanılması nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği, karar kesinleşip infaz aşamasındayken, davacı vekilince suçun uzlaşma kapsamına alındığından uzlaşma talebinde bulunup yapılan uzlaştırma neticesi davacı hakkındaki davanın düşmesine karar verildiği, bu kez mahkemeden müsaderesine hükmolunan 89 adet sikkenin düşme kararının mahkumiyeti tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldıracağı iddia olunarak iadesi yönündeki talebin mahkemece reddedildiği, bu kararın istinaf mahkemesine taşınarak 89 adet altın sikkenin iadesini istemiş ise de istinaf mahkemesince yürürlükteki...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, tarafların 20.11.2011 tarihinde evlendiklerini, davalının kendisine hakaret, tehdit, şiddet uygulayarak müşeterek evden kovduğunu, bu nedenle ziynet eşyalarını alamadan evi terketmek zorunda kaldığını, davalıda kalan eşyalarının 100 gr 8 altın bilezik, 1 altın set takımı, 80 gr mihribak, sayısını tam olarak hatırlayamadığı çeyrek altın ve para olduğunu ileri sürerek ve ileride bilirkişi incelemesi ile tespit olunacak takı, ziynet eşyası sayısı ve bedellerine ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmaması halinde şimdilik 10.000 TL'nin...
Somut olayda, davacı dava dilekçesi ile 55 adet bilezik ve 130 adet çeyrek altın talep etmiş, açıklama dilekçesinde 30 adet burma bilezik, 5 adet kelepçe bilezik, 20 adet normal bilezik, 130 çeyrek altın, 5 tane Cumhuriyet altını talep ettiğini belirtmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise 30 adet bilezik, 1 adet kelepçe bilezik, 3 adet künye, 1 adet kelepçe, 1 adet yüzük, 1 adet tektaş, 1 hint set ve 70 adet çeyrek altın toplamı olarak 75.525 TL belirlenmiş, davacı vekili 07.04.2015 tarihinde taleplerini 75.525 TL’ye ıslah ettiklerini belirterek ıslah miktarı üzerinden harçları ikmal etmiştir. Dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacağın ıslah dilekçesiyle istenilmesi mümkün değildir....
un beraati ve nakil aracının iadesi yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık ...'un beraati ve nakil aracının iadesi yönünden hükmün ONANMASINA, II)Hükmün sanık ...'un beraati yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre sanık İhor'un yurda sokmak istediği altınların toplamda 140 parça bilezik, küpe ve yüzükten oluşan ziynet eşyası olup, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki 32 sayılı Kararın 2/j-ix bendine göre işlenmiş altın olarak kabul edildiği, aynı kararın 7-c maddesinde yer alan, “ Yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğinde kıymetli madenlerden ve taşlardan yapılmış eşyaları yurda getirebilirler ve yurtdışına çıkarabilirler....
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların nişanlandıklarını, müvekkilinin davalıya sadece .....ya götürmek için evlenme akdi yaptığını, nişan sırasında müvekkilinin davalıya bir miktar para ve ... ayar 236 gram altın verdiğini belirterek, müvekkili tarafından davalıya verilen para ve hediyelerin iadesini, hediyelerin aynen iadesi mümkün değilse bedelin tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun ....maddesi uyarınca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların 08.....2009 tarihinde evlendikleri, ....... Asliye ......
Taşınmaz alımında bozdurularak kullanıldığı anlaşılan 5 adet 22 ayar her biri 15’er gram bilezik, 1 adet tam altın, 3 adet yarım altın, 31 adet çeyrek altın, 1 adet 14 ayar ve 10 gram gremse kolye ve zinciri, 50 dolar, 50 euro, 1450 TL takı parasının aynen iade talep edildiğinden ve ıslahla bedelden vazgeçildiğinden aynen iadesine, alyans, küpe, saat, beştaş yüzük, kolye ve beşibiryerde altın yönünden dava ve talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır....
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, hakaret ve şiddete dayanamayan davacının müşterek konuttan ayrıldığını, 4 adet 3'lü burma 22 ayar 24 gram altın bilezik, 1 tane takım set (içinde 1 adet gerdanlık kolye, 1 adet bileklik ve 2 adet küpe), 1 tane altın yüzük, 2 tane taşlı yüzük,1 tane hediyelik bilezik, müşterek çocuk.....1. yaşında davacının ailesi tarafından takılan kalın altın zincire ilişkin ziynetlerin aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.300,00 TL bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/03/2016 tarihinde talebini 13.829,00...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir....
ın ise sırt çantası gördüğünü beyan etmesinin salt altınları götürdüğünü ispatlar nitelikte olmadığı, nitekim tanığın yakınlığı da gözetildiğinde davalı tarafından davacı kadının altınlarını götürdüğünü ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının kişisel eşyasının iadesi talebinin kabulü ile ziynetler yönünden kuyumcu bilirkişisi raporunda ayrıntılı belirtilen; 12 adet her birisi 24 gr ağırlığında bilezi ( bedeli 147.744,00 TL), 1 adet 40 gram ağırlığında kolluk denen bilezik (bedeli 22.250,00 TL) 4 adet yüzük (bir adeti tektaş, bir adet beştaş, bir tane alyans, bir adet kaşlı yüzük) (bedeli 6.448,00 TL), 1 adet tuğra kolye (bedeli 6.045,00 TL), 1 adet saat (bedeli 500,00 TL), 1 çift küpe (bedeli 1612,00 TL), 43 adet yarım altın (bedeli 74.390,00 TL), 22 adet çeyrek altın (bedeli 19.030,00 TL), 10 adet tam altın (bedeli 34.600,00 TL), 2 adet gramise altın (bedeli 17.300,00 TL) olmak üzere ziynetlerin davalıdan alınarak davacıya verilmek üzere yukarıda belirtilen ziynetlerin davalı tarafından...
Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde belirttiği altınların aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde 10.000,00 TL'nin davalıdan istirdatını talep etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının talebi dışına çıkılarak gerdanlık ve 1 çift küpenin de değeri hesaplanmış, davacı taraf ıslah cihetine gitmemesine rağmen mahkemece talep aşılarak, bilirkişinin 14 gramlık 10 adet bilezik, 10 adet küçük altın, 1 adet gerdanlık ve 1 çift küpenin toplam değeri olarak tespit ettiği 13.721,21 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HMK’nın 26.maddesi (HUMK m. 74) gereğince; hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez....


