GEREKÇE Gürbulak Gümrük kapısında, pasaport işlemlerini müteakip, X-Ray cihazına yönlendirilen sanığın sevk ve idaresindeki araçta bir kısım şüpheli yoğunluk belirlenmesi üzerine yapılan kontrolde, aracın alt bölümünde bulunan doğal boşlukta 40 adet 50.700 gram kaçak külçe altın ele geçirilmiştir. Sanık bozma öncesi alınan savunmasında, Türkiye'ye altın sokmanın suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak eşyayı ticari amaçla yurda soktuğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve sanıktan ele geçirilen kaçak eşyanın ağırlık veya hacim olarak suçta kullanılan aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı anlaşılmakla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
Müdürlüğü önünde yürüdüğü sırada karşılaştığı sanıklardan birinin katılana kapalı çarşıyı sorduğu, diğer sanığın ise, kapalı çarşıda kimi arıyorsun diye sorması üzerine bir ermeni şahsı aradığını ve ona saat satacağını söylediği ve kendi aralarında "Telefonlar da var, onları da satalım" şeklinde konuşup katılana 1 adet telefon gösterdikleri, katılanın telefonu satın alabileceğini söylemesi üzerine, 100,00 TL üzerinden anlaştıkları, yine telefon ile başka bir şahısla görüşerek ya da görüşmüş gibi yaptıktan sonra bir arkadaşımda 24 ayar altın saat ile kordon kısmı 18 ayar olan altın saat var ne kadar eder?"...
Davalı savunmasında, ev alınırken ....500 TL.’lik altın bozdurduğunu, düğün masraflarını karşılamak için ... adet bilezik bozdurduğunu, diğerleri hakkında bilgisi olmadığını, düğünde takılan setin ise, davacıda kaldığını beyan etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, eşler arasındaki düğünde takılan ziynet eşyalarının iadesi talebine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Türk Medeni Kanunu’nun ....maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek ... İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen alacak (eşya iadesi) davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline, düğünde takılan takıların ve paraların kayınvalidesi tarafından alındığını; eşinin görev yeri olan ....’e gitmek istemeleri üzerine bir kısmının (8 bileziğin) verildiğini, kalanının verilmediğini ileri sürerek; davalıda kalan 23 bilezik, 1 reşat altını, 80 küçük altın, 4 yarım altın, 100 TL nakit para, 200 TL tutarındaki eşya ve müvekkiline ait .... Megan marka aracın müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davaya konu 1 adet altın kaplama kol saati yönünden açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
Burması 5 adet bilezik (tanesi 20 gram olmak üzere toplam:100gram), 1 adet 22 ayar Set Takımı ( toplam:80gram), 6 adet 22 ayar bilezik (toplam 30gram), 13 adet çeyrek altın oluşan ziynetin aynen iadesine, altınların iadesi yapılmadığı takdirde bedeli olan 22.723,00 TL ziynet altın alacağının (22.380,00 TL sine dava tarihinden 343,00 TL’sine ise ıslah tarihi olan 09.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte...” tahsiline karar verilmiştir. 2. Karara karşı, süresi içinde davalı erkek vekili tümü yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. 3....
DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde ve süresinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Kırklareli, Lüleburgaz İlçesi, Gündoğu Mahallesi, 453 Ada 122 Parselde kayıtlı 1 kat 3 no'lu bağımsız bölümün alınması sırasında davalıya verilen 8 adet 22 ayar 20'şer gramlık bilezik, 105 adet çeyrek altın, 10 adet 1 gram altın, 6 adet reşat altını, 1 adet hediyelik 8 ayar 5 gram bileziğin aynen iadesine, olmadığı takdirde icraen tahsili anındaki değeri üzerinden mislen ve yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 60.000,00 TL üzerinden harcı ikmal etmiştir. 2.Davacı vekili 20.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde, icraen tahsili anındaki değeri üzerinden mislen iadesine karar verilmesini, mislen iadesinin mümkün olmaması halinde, icra takibatı anındaki değeri üzerinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, bunun da mümkün olmaması halinde dava dilekçesinde talep edilen ziynet eşyalarına ilişkin taleplerini...
Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekili dava dilekçesinde davaya konu ziynetlerin aynen iadesi mümkün olmaması halinde fiili ödeme yönündeki bedelin tahsili, bununda mümkün olmaması halinde dava tarihindeki bedelin tahsilini talep etmiş ise de 23.02.2023 tarihli ıslah dilekçesinde ziynetlerin dava tarihindeki bedeline yönelik talepleri olmadığını, davaya konu ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde infaz tarihindeki bedelinin tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Talebin terditli olduğu da açıkça belirtilmiştir....
Müvekkile düğünde takılan, 6 adet burma bilezik, bir adet altın set takımı vardır. Altınların toplam gramı 250,00 gr’dır. Düğün fotoğrafında altın set takımının görünmemesinin sebebi; müvekkilin gelinliğinin kapalı olmasındadır. Ancak altın set takımının göründüğü başka bir fotoğraf bulunursa mahkemenize sunulacaktır. Bu ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmaması halinde ziynet eşyalarının günümüze en yakın tarihli, bilirkişi tarafından tespit edilecek değeriyle nakden tazminine karar verilmesini talep ederiz (Düğün fotoğrafı EK’te sunulacaktır.)” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Aynı dilekçenin netice ve talep bölümünde ise; “... Ziynet eşyalarının davacıya aynen iadesi ya da mümkün olmaması halinde nakden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” şeklinde talep yer almaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; davacı dava dilekçesinde, tamamı altın niteliğinde olan ziynet alacağına ilişkin olarak hem aynen hem de bedel isteminde bulunmuştur....
Somut olayda ise; yerel mahkemenin bozmaya konu ilk kararında “...davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, talep olmadığından yoksulluk nafakası konusunda karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 4-5 adet 22 ayar düz bilezik ( 75 gram ), 1 adet 22 ayar set takımı ( 55 gram ), 1 adet 14 ayar yüzük ( 5 gram ) olan ziynet eşyasının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığında bedelinin teslim günündeki değeri ile ödenmesine” dair hüküm kurmasına rağmen, direnme olarak adlandırılan kararda; “...davanın kabulüne 1 adet künye, 1 adet gerdanlık ve iki küpeden oluşan bir adet altın set takımının, 4 adet burgulu altın bileziğin, iki adet altın yüzüğün ve bir adet taşlı künyenin davalıdan aynen alınarak davacıya verilmesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde bunların teslim günündeki bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurduğu; verilen ilk kararın...


