Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak ve araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda; eldeki davada uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından, davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 09/02/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri karşılıklı taahhütleri ihtiva eden, iki tarafa da borç yükleyen eser yapımı ile satış vaadinden oluşan karma bir sözleşmedir. Bu sözleşmelerde yüklenicinin asli edimi, arsa sahibinin arsası üzerinde sözleşme ve imara uygun olmak üzere finansmanı kendisi tarafından sağlanarak inşaat yapıp teslim etmek, arsa sahibinin borcu ise, bedel olarak kararlaştırılan bağımsız bölüm ya da arsa payının mülkiyetini yükleniciye devretmektir. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan tapu kaydı ya da bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi inşaatı kusursuz ve eksiksiz tamamlayıp teslim etmesine bağlıdır. Sözleşmeden sonra ve inşaat süresince yükleniciye bir kısım payların devri avans niteliğindedir....
Noterliği'nde, "Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" ile eki niteliğindeki 05.09.2013 tarihli "Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine Dair Ek Sözleşme" ve 12.11.2013 tarihli "Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine Dair Ek Sözleşmenin" ifa imkansızlığı nedeniyle geçersizliğinin tespitine, İzmir ili, Gaziemir ilçesi, ... Mahallesi, .....ada, ... parsel ile aynı mevkide bulunan........ada,........parsel ile aynı mevkide yer alan , 2112 ada, 8 parsel, ...... ada, .....parsel ve .......ada,...... parselde yer alan toplam 11 adet taşınmaz üzerinde %72 oranında hisse devralan davalı şirketin hisselerinin, ortağı olduğu ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur....
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından, davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 25/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının arsa sahibi davalı ... ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, taşınmaza arsa payı karşılığı inşaat yapma taahhüdünde bulunan birleşen davanın davalısı şirket ile alacağın temliki niteliğinde satış sözleşmesi yaptığı, davalı şirket ile yaptığı sözleşmedeki tapu intikaline kadar ödenmesi gereken parayı davalı şirkete ödediği, asıl ve birleşen davada davalılar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yüklenicinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, bu nedenle birleşen davada davalı şirketin payına isabet eden taşınmazı asıl davada davalı arsa sahibinden talep etme koşulunun oluşmadığı, davacı ve asıl davada davalı ... arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle davacının birleşen davada davalı şirkete tapu devrinde ödemesi taahhüt edilen ....000,00 TL'nin davacı tarafından asıl davada davalı ...'e ödendiği, asıl davada davalı ...'...
Somut olayda; davalı arsa sahibi ... ile dava dışı yükleniciler ... ve... arasında 19.07.1999 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş, yapılacak inşaattan 4 no'lu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün yüklenicilere bırakılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı, arsa sahibi ... tarafından yükleniciler ... ve...'ye karşı açılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali ve tazminat istemine ilişkin olarak açılan dava sonucu Ümraniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.04.2006 tarihli ve 2003/483 E., 2006/143 K. sayılı kararı ile onaylanan "Protokol" gereğince dava konusu 4 no'lu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün arsa sahibi tarafından ...'a devredileceğinin kararlaştırılması sonucu hak sahibi olduğunu ileri sürerek 25.11.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tescilini talep etmektedir....
Noterliğinde yapılan 03.08.2017 tarihli 5141 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu hisselerin bu sözleşme gereğince davalıya devredildiğinin sabit olduğunu; söz konusu sözleşmenin, taşınmazın maliklerinin tümünün katılımıyla yapılmadığı için Türk Medeni Kanununun 692. maddesinde yer alan hüküm gereğince aslında geçersiz olduğunu, ancak Hukuk Genel Kurulunun 2014/324 Esas ve 2015/2787 sayılı kararını gerekçe göstererek, davalıya yapılan hisse devirlerini gerçek satış olarak değerlendirmeyerek davanın reddine karar vermiştir. Davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi davacılar vekilinin istinaf talebini, “pay satışı yapan paydaşlar ile davalı arasında 03.08.2017 tanzim tarihli arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığı görülmektedir....
Noterliği'nin 06.08.1999 tarih ve 36286 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiştir. Kararı, müdahiller vekili temyiz etmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi istemine ilişkindir. Temyiz eden müdahiller davalı yüklenici yanında müdahil olmuş, davalı taraf hükmü temyiz etmemiş ise de, müdahiller yüklenicinin arsa sahibiyle yapmış olduğu düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak hakedeceği bağımsız bölümler yönünden hak sahibi olacaktır. Bu nedenle, öncelikle inşaatın sözleşme, İmar Kanunu ve mevzuatı hükümlerine uygun olarak yerine getirilip getirilmediği ve yüklenicinin sözleşme hükümlerine göre edimlerini eksiksiz yerine getirip, bağımsız bölümleri hakedip haketmediğinin belirlenmesi gerekir....
Yukarıda belirtilen ilkeler ve yapılan açıklamaların ışığında somut olayın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmesine gelince; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu inşaatın genel fiziki tamamlanma oranı %47 iken, yüklenicinin arsa sahibi ile aralarındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği edimini yerine getirdiğinin söylenemeyeceğinden davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatın tahsili davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 29.04.2013 gün ve 2013/4404-6378 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava tarihinde tapuda hazine adına kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesinde muhdesat sahibi olarak belirlenen ... ile ... arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye düşen dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün satış vaadi sözleşmesi ile satışının kendisine vaad edildiğini ileri sürerek davalının elatmasının önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur....


