Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/60 esas 2011/477 sayılı kararı ile davacı kiracıya ödenmesine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğinin tartışma konusu olmadığı, peşin ödenen kira parasına rağmen sözleşmenin daha erken sona ermesi üzerine fazladan ödenmiş bulunan bedelin kiraya veren yönünden sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurduğu, 6098 sayılı TBK 82.maddesinde sebepsiz zenginleşme davasının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı düzenlendiği, davacının en geç, ilk davayı açtığı 10/04/2008 tarihi itibariyle peşin ödediği kira parasının fazla kısmını geri isteme hakkı olduğunu öğrendiğinin kabulü gerektiği, bu durumda fazladan yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğu ve 10/04/2008 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde dava açılmadığından zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılmasına göre, fazladan yapılan kira ödemesinin istirdadı yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken alacağın...
Hükmü, ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin olarak verilen karar yönünden, davacılar vekili temyiz etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunundaki sebepsiz zenginleşmeye ilişkin maddelerdeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni; kişinin, iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Bunun sonucu olarak, taraflar arasında malvarlıkları arasındaki değişim bir sözleşmeye, tarafların açıkladıkları iradeye dayanırsa, sebepsizlikten ve sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez....
Dava, bankacılık hizmetinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 14. Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, dava ve olay tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 61 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Benzer hükümler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devamı maddelerinde de yer almaktadır. 818 sayılı BK’nin 61. maddesi; “Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisabeden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır.” hükmünü haizdir. Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun illiyet bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir haklı sebebe dayalı olmaması gerekmektedir. 15....
zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olması gerekir....
Mahkemece; davalıya yapılan ödemenin usulsüz olduğu tespitine yer verilerek, 22/12/1973 günlü Danıştay içtihatları birleştirme kurulu kararı ile getirilen ilkeler esas alınarak, dava konusu ödemenin dava açılmaksızın talep ve tahsili mümkün iken, alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kamu görevlisine yapılan yersiz ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun konuya ilişkin 6098 sayılı TBK md. 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşmede geri verme borcu, zenginleşmenin geçersiz bir nedene dayanması durumunda hemen; geleceğe yönelik bir neden bulunuyorsa onun oluşmadığı an; var olan bir neden bulunuyorsa da onun ortadan kalktığı zaman doğmuş olur....
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. TBK'nın 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme; bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Somut olayda davacı, hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini iddia ettiği ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini istemiştir....
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. TBK'nın 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme; bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Somut olayda davacı, hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini iddia ettiği ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini istemiştir....
TL hasar tazminatı ödendiğini, ancak daha sonraki incelemelerde kazada kusurlu olanın sigortalısı sürücü değil davalıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğunun belirlendiğini, hatalı kayıtlara göre ve haklı bir sebep olmaksızın davalıya yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince davalıdan sebepsiz zenginleşme gerekçesiyle geri istediği anlaşılmıştır....
Zamanaşımına uğramış bir alacak, borçlunun zamanaşımı def’inden sonra da alacaklıya bu alacak üzerende eksik bir alacak hakkı verir. Borç eksik de olsa varlığını devam ettirdiğinden, borçlu bu borcu ifa ederse, bir bağışlama teşkil etmediği gibi, sebepsiz bir zenginleşme de teşkil etmez ve dolayısıyla borçlu bunu sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteyemez. ( Prof.Dr.Fikret Eren 11. Baskı sayfa:1232 v.d ) Dava konusu somut olayda, davacı şirketin, 21.09.2013 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek, kurumca çıkartılan prim borcunu ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, yapılan ödemelerin zamanaşımına uğrasa da geri alınamayacağı gözetilmeli,açıklanan ilkeler çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Dava; davalılara yersiz ödenen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Borçlar Kanununun konuya ilişkin 61 vd. maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....


