Alacağın varlığı hususunda dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir, bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibariyle, davalıdan 174.155,00TL anapara+24.691,84TL faiz tutarı toplamı 198.846,84TL alacak tutarı olduğunu bildirmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesi uyarınca, kambiyo senedi niteliğindeki çek süresinde ibraz edilmez ise gözi-etilmesi gereken önemli husus dava konusu çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunup bulunmadğıdır. Taraflar arasında temel ilişki yok ise keşideci yetkili hamile karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumludur. Nitekim Yargıtay 11....
Davacı, davalının taşınmaza yaptığı iyileştirmeler nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, talepte bulunmuştur. Sebepsiz zenginleşme TBK.'nun 72-82 maddeleri gereğince bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçluğunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun en temel özelliği şahsilik prensibi gereğince de kime karşı zenginleşme olduysa ona karşı talepte bulunulması gerekir. Kiralananın satım ve benzer surette el değiştirmesi durumunda, satış tarihinden önce gerçekleştirilen zaruri ve faydalı masraflar satış bedeli içinde kaldığı ve taşınmazı satın alan 3. kişinin taşınmazı mevcut hali ile görerek satın aldığı kabul edilir....
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır....
Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk Mahkemesince karara bağlanan temyize konu dava, boşanma dava tarihinden sonraki ödemelere ilişkin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulunun 11.01.2019 tarihli ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 30.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip, 31.01.2019 tarihli ve 30672 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2019 günü yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 13.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
takip alacaklılarının çeklerin lehdarı oldukları, lehdar olan alacaklıların zamanaşımı sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açmalarının mümkün olmadığı, sadece çeklerin yazılı delil başlangıcı olduğu iddiasına dayanılarak temel ilişkiyi kanıtlanmak suretiyle alacak davası açabilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Davada, (gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı olarak) zilyetliğinde bulunan fabrika binası içerisine yapılan faydalı ve zaruri imalatlardan dolayı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talep edilmektedir. Sebepsiz zenginleşme de davacının geri alma hakkının buna karşın davalının geri verme borcunun doğması, bunların mal varlıklarının birbirinin zararına ve yararına olmak üzere karşılıklı yoksullaşma ve zenginleşmelerine bağlıdır ve bunun doğal sonucu olarak da, bu geri alma hak ve borcunun doğum anı, nedensiz yoksullaşma ve zenginleşme olgularının gerçekleştikleri andır. O halde, geri isteme hakkının kapsamı kural olarak, anılan hak ve borcun doğdukları tarihten daha önce belirlenemez. Zira, geri alma, bu yoksullaşma ve zenginleşmenin sonucudur ve bu olgular gerçekleşmeksizin geri alma sözkonusu değildir. Somut olayda, davacı; faydalı ve zaruri masraflar yaptığını ileri sürdüğü binayı dava tarihi itibariyle terketmiş değildir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/569 Esas 2012/870 Karar Sayılı dosyasından İİK’nun 33/a maddesine ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak açılan dava red edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/16837 Esas 2013/ 21552 Karar sayılı ilamı ile İİK’nun 33/a maddesine dayalı olarak açılan davanın reddinin yerinde olduğu ancak davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de talebi olduğundan, bu talebin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece 26.06.2015 tarih 2015/104 Esas 2015/661 Kararı ile yine davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/14699 Esas 2016/9036 Karar sayılı ilamı ile alacak ilişkisinin tanık beyanı ile ispatlandığından bahisle bozulmuştur....
- K A R A R - Davacı vekili, davalı hakkında çeke dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, çek bedelinin ödendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının TTK 644. maddesinde yazılı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının çek bedelinin ödenmediğini ya da hatır için verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 6.200 TL asıl alacak üzerinden devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Cari hesabına aynı gün önce borç, sonra alacak yazılmak kaydıyla muhasebeleştirilmiş olduğu tespit edildiği, süresinde ibraz edilmeyen veya zamanaşımına uğrayan çeke dayanarak hamilin kendi cirantasına karşı temel ilişkiye dayanarak, keşideciye karşı ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabileceği, davacının da ciro yoluyla hamil olup icra takibine konu çek bedelini davalı keşideciden TTK'nın 732.maddesine göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, davacının ilamsız icra (genel haciz) yolu ile takibe geçtiği, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmadığı, keşideci olan davalının yukarıda detayları belirtilen sebepsiz zenginleşmediğine dair ispat yükünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır....
Bu durumda dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkin olup, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin bozma kararının bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ: Yukarıdaki yasal düzenleme de dikkate alındığında dosyanın görevli Yargıtay 13. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 08.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....


