Davacı vekili 25.01.2021 tarihli dilekçesi ile genel kurul kararlarından madde 6, 7,9, 10, 11, 13, 15, 16,17' nin iptalini talep ettiğini bildirmiştir. 25/03/2021 tarihli celsede Eski Yönetim Kurulu Üyesi ... beyanında; "Ben kararların alındığı tarihte davalı kooperatifim yönetim kurulu üyesiydim. Olay ile ilgili olarak bildiğim husus davacı ...'in kura neticesinde çıkan zemin dubleksin şerefiye bedelleri yüksek olduğu için zemin dubleksi istemediği için normal bir kat ile becayiş yapıldığına ilişkindir fakat becayiş yapılan bu daire de o tarihte başlanmamış bloklardan olduğundan müteahhit ona bitmiş olan normal daire vermiştir." şeklinde, Eski Yönetim kurulu üyesi ... beyanında; " Ben şuanda davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi değilim 2019-2020 Haziran ayına kadar yönetim kurulu üyeliği yaptım. Biz yönetime geldiğimizde davacıya halen daire teslim edilmemişti hali hazırda teslim edilen bir daire yoktur ....
Mahkemece, kooperatif anasözleşmesi, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, tüm defter, kayıt ve belgeleri ile varsa banka hesapları celp edilmek suretiyle incelenerek, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını da karşılayacak şekilde ve önceki rapordaki tespitler de tartışılmak suretiyle mevcut bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, davalının taşınmazını üçüncü kişiye yapmış olduğu satış işlemiyle birlikte üyeliğini de devredip devretmediği, devretmişse devir tarihinden sonra üçüncü kişinin üyeliği ile ilgili kooperatif tarafından bir karar alınmış olup olmadığı, böyle bir karar alınmamış olsa dahi üçüncü kişinin genel kurullara davet edilip edilmediği, hazirun cetvellerinde yer alıp almadığı, aidat ödemesi konusunda kendisine ihtarname gönderilip gönderilmediği, ödediği aidat bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durulmak suretiyle bu kişinin zımnen dahi olsa üyeliğe kabul .../......
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan, itirazın iptali davasında, davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatif üyesi ise borcunun bulunup bulunmadığı ve kooperatifin yaptığı borçlandırmanın 1163 sayılı kanunun geçici 11. Maddesi uyarınca hükümsüz olup olmadığı konuları tespit edileceğini, bu sebepten dolayı, davacının açmış olduğu işbu dava, usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, davacı ...'ın eşi Musa İlkkılıç, kooperatif üyesiyken, 31.08.2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliğini davacı ...'a devrettiğini, davacının kooperatif üyeliği, 1163 sayılı kanunun 14. maddesi uyarınca, başvuru yoluyla değil devir yoluyla oluştuğunu, müvekkili kooperatifin yaptığı borçlandırma, kesin hesap maliyetine dayanmamakla birlikte, kooperatif hiçbir zaman kesin hesap çıkarmadığını, ilgili yasaya göre, Geçici 11....
Kısacası davalı -------- gerek davaya konu yönetim kurulu karar içeriğinde ve gerekse de taraflar arasında eskiden görülmüş dava nedeni ile üyenin vefatını ve mirasçıların varlığını ve dahası davayı ve üyeliği devam ettirme arzularını bilmesine rağmen mirasçıların kooperatife başvuru yapmamaları nedeni ile üyeliğin düşürülmesine ve tasfiyesine karar vermiştir. Davalı vekilinin dava öncesi davacıların ihtarına verdiği yanıt iyi niyetten uzak olup ölüm bilinmesine rağmen üyenin vefat ettiğinin bilindiği iddiasını soyut olarak nitelemiş, vefattan haberi olmadığını ileri sürmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 14. Maddesi "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer.Ana sözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir.------- Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder." hükmüne haizdir. Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 16....
Mahkememizce Mali Müşavir ve Kooperatif Konusunda Uzman bilirkişi heyetinden alınan .... havale tarihli raporda; davacının davalı kooperatiften 26.12.2011 tarihi ile kooperatif yönetim kurulu kararı ile çıkarıldığı, açmış olduğu ihraç kararının iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kesinleştiği, davacının üyeliğe geri döndüğüne ilişkin olarak dayandığı, ... ve ...'in bugüne kadar olan tüm borçlarına karşılık toplam 17.000 TL'nin 30.11.2012'ye kadar ödenmesi halinde borcun kalmayacağı belirtilen 05.10.2012 tarihli beyanın bir sözleşme olmayıp, bir taahhüt niteliği taşıdığı, ancak sadece kooperatif başkanını imzasının içerdiği, halbuki bir taahhüt olsa bile kooperatif yönetim kurulundan en az iki imzanın bulunması gerektiği ayrıca belge içeriğinden ... ve ...'in birlikte tek bir üyeliğe mi sahip olduğu, yoksa ...'in mi üyeliğin asıl sahibi olduğunun belgeden anlaşılamadığı, zira ...'...
Bilirkişi rapor ve ek raporunda; davalı tarafın konutunu satın aldığı Abdurrahman Çelik'in üyeliğini devir aldığından bahisle 16/10/2014 tarihli dilekçesi ile kooperatife başvurarak ortaklığa kabul edilmesi talebinde bulunduğunu, davacı kooperatifin ise bu talebini 18/10/2014 tarihli, 2014/9 yönetim kurulu toplantısında kabul edildiğini, davalı tarafın davacı kooperatifin ortağı bulunduğunu, davacının davalı hakkında 30/10/2019 tarihinde başlattığı icra takibinde, 21.792,00 TL asıl alacak ile 1.090,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.882,79 TL'nin tahsili talebinde bulunmuş ise de; asıl alacak olarak belirtilen 21.792,00 TL'nin 19.200,00 TL'sinin asıl alacak, kalanının ise 2019 yılı Mart ayı ila Ağustos ayları için tahakkuk ettirilen gecikme faizi olduğunu, genel kurul toplantılarından 10/03/2019 günü yapılan toplantıda aylık gecikme faizi TBK'da öngörülenin üzerinde aylık %3 olarak belirlendiği görüldüğünden, TBK gereği aylık %1,5 yıllık %18 oranı üzerinden işlemiş faiz miktarı hesaplandığını...
dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 16/01/2024 tarihl raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki beyanlara itibar edilmemiştir....
heyetinden rapor tanzimi istenmiştir. 5- Bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Kooperatif Yönetimi Kurulunun 30.04.1994 tarihli kararı ile davacının kooperatif üyeliğine oybirliği ile kabul edildiği, Kooperatif Yönetim Kurulunun 27.06.1996 tarihinde toplanarak 14.04.1996 tarihinde yapılan 1995 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan karar gereğ.......
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın öncelikli olarak yönetim kurulu kararına dayanarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunduğunu anacak anılan yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunu, kooperatifte bir dairenin tapusunun kooperatif üyesi olmayan bir kişiye verilmesinin mümkün olmadığını, emsal bir daire alan ya da alacak olan üyenin bugüne kadar olan yükümlülükleri kadar ödeme yapması gerektiğini davacının her dosyadan ayrı ayrı vekalet ücreti istemesi ve hem de bir daire talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının vekalet ilişkisinden doğan bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Maddesi uyarınca açılan, kooperatif üyeliği sona eren davacının kooperatif varlığı üzerindeki alacak istemine ilişkin çıkma payı alacağı davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının kooperatif üyeliğinden hangi tarihte ayrılmış olarak kabul edilebileceği ve buna göre dava tarihi itibariyle muaccel olmuş bir alacağın varlığı olup olmadığı , varsa miktarı hususlarındadır. Dosyası içerisine davacı vekili tarafından Kooperatif kayıtları, ihraç kararı, kooperatif üyeliğinden istiafa dilekçesi, istifa red yazısı, ihtarnameler sunulmuş, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişi iş sayılı dosyaları celp edilmiş, ...inin Ana sözleşmesi ile Genel Kurulu tutanaklarının suretleri getirtilmiştir. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......


