İcra Müdürlüğünün 2003/7267 sayılı icra dosyasına konu alacağı temlik aldığını, temlikten sonra davalıya iflas ödeme emri gönderildiğini, davalının itiraz ettiğini, asıl alacak tahsil edilinceye kadar faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davalının itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, iflas ödeme emrinde sadece asıl alacağın talep edildiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, faiz alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece ilk davada faiz hakkını saklı tutmayan davacının faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk davada faiz hakkı saklı tutulmamış olsa bile o davada hükmedilen alacak henüz ödenmeden davacı faiz alacağı için takibe geçtiğinden alacak ödenirken ayrıca saklı tutulması gerekmez....
Mahkemece, alınan bilirkişi roporu benimsenmek ve davacının ıslah talebinde gözetilmek suretiyle 7.515,57 TL asıl alacak, 1003,54 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 8.519,11 TL'nın alacak aslına dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının davadaki talebi, davalı hakkında yaptığı icra takibine talep ettiği işlemiş faizin tahsiline yönelik 2011/12354-2012/4657 olup, talebin bu haliyle faiz alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Talep faiz alacağı olduğu içinde belirlenen 7.515,57 TL faiz alacağına tekrar faiz yürütülmesi olanağı yoktur. Bilirkişi raporunda ise 7.515,57 TL faiz alacağına faiz yürütülerek 1.003,54 TL faiz bulunmuştur....
Talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı; 700,00 TL asıl alacak, 3,42 TL işlemiş faiz ve 0,17 TL gider vergisi toplamı 703,59 TL olmaktadır. Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %28,08 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine tabi bulunmaktadır. 2-) Kredi kartı alacağı: 2-a-)Banka hesap özetleri dikkate alındığında banka alacağı; 20.10.2017 Son ekstre tarihinde asıl alacak 203,25 20.10.2017-16.11.2017 27 günlük %22,08 akdi faiz 3,37 Gider vergisi 0,17 16.11.2017 Kat tarihi itibariyle kredi kartı asıl alacak 206,79 16.11.2017-05.12.2017 19 günlük %22,08 akdi faiz 2,41 Gider vergisi 0,12 05.12.2017 Takip tarihi itibariyle toplam alacak 209,32 Özetlersek takip tarihinde banka alacağı; 206,79 TL asıl alacak, 2,41 TL işlemiş faiz ve 0,12 TL gider vergisi toplamı 209,32 TL bulunmaktadır....
Bu madde kapsamında değerlendirilebilecek kapitale dönüşen faiz alacağı, bir paranın faiz geliri elde etmek amacıyla ödünç verilmesi veya herhangi bir şekilde bir süre borçluda kalması üzerine faiz ödenmesinin öngörüldüğü hallerde söz konusu olabilir (HGK. 31.03.2004 tarih ve 2004/12-163 Esas, 2004/184 Karar). Düzeltilerek onama ilamı ile eklenen bu 4 aylık faiz kapitale dönüşen bir faiz alacağı değildir. Bu nedenle bu miktar ve ecrimisil alacağı faizi için mahkemece takipten sonra faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru değil ise de, anılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onama yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.06.2015 tarih ve 2014/145 E.-2015/114 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (1) nolu bendinde yer alan davanın kısmen kabulü cümlesinden sonra gelen "......
SONUÇ: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davaya konu takibin 1.040,00 TL asıl alacak, 180,27 TL faiz üzerinden olduğu, karar tarihinin 24/12/2015 olduğu, mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin 420,00 TL asıl alacak ve 44,80 TL faiz alacağı üzerinden devamına karar verildiği ve takibe konu asıl alacak miktarının ise 2015 yılı temyiz sınırı olan 2.080,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz talebinin miktar yönünden REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/10/2019 günü oy birliği ile karar verildi....
Faiz alacağı ana para alacağından ayrı olarak devredilebilir. Faiz alacağı ana paraya ait alacağa bağlı (fer'i) bir alacak olduğundan, ana para alacağı doğmadıkça faiz alacağı da doğmaz. Kural olarak ana para alacağı sona erince artık faiz işlemez. Hatta kural olarak ana para alacağı sona erdiğinde faiz alacağı da sona erer. Alacaklı, ana parayı tahsil ettiğini belirten makbuz vermişse, faizleri de tahsil etmiş sayılır. Ancak, daha önce işleyen faizleri talep hakkı saklı tutulmuş ise veya durumun özelliği faizin saklı kalacağını gösteriyorsa ana para alacağı sona erse dahi faiz alacağı sona ermez. Ana para alacağı zamanaşımına uğramışsa faiz alacağı da zamanaşımına uğrar....
Bu sebeple, yargılamaya faiz talebi ile ilgili kısım açısından devam edilmiş ve sonuçlandırılmıştır. Davacı temsilcisi, 10/03/2011 ve 12/01/2012 tarihli celselerde imzalı beyanıyla, davalının asıl alacağı ödediğini yalnız 272,00 TL faiz alacağı taleplerinin olduğunu belirtmiştir. Buna rağmen mahkemece, talepten fazlaya hükmedilemeyeceğine dair kuralın göz ardı edilerek, faiz alacağıyla ilgili istemden fazlaya hükmedildiği anlaşılmıştır. Şu durumda, mahkemece, davacının faiz alacağı ile ilgili talebinden fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiş; hükmün, bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
-KARAR- Davacı vekili, yanlar arasında daha önce görülen alacak davasında karar altına alınmayan faiz alacağı için müvekkilinin icra takibine giriştiğini, davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın asıl alacağı ödediğini, davacının ise faiz alacağını saklı tutmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının asıl alacak ile birlikte hüküm altına alınmayan faiz alacağının sonradan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen protokolün 3.paragrafında aynen “…açılan Şişli 1.İcra Müdürlüğünün 2007/21233 esas sayılı dosyalarından vekalet ücreti hariç olmak üzere tüm alacak faiz ve fer’ileri ile beraber toplam 7.613,67 YTL’dir....
talep edebileceği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bu alacak kalemi yönünden 16.950,50TL asıl alacağının, 2.033,30TL hesaplanan işlemiş faiz alacağı olsa da taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.898,60TL işlemiş faiz talep edebileceği ve 1,82TL BSMV alacağı talep edebileceği, .../... nolu kredi yönünden davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 27.061,03TL asıl alacağı olduğu, Borçlar Kanunu 120.maddesine göre bu kredi için davacının yıllık %18,60 oranında temerrüt faizi isteyebileceği ve işleyecek faizin %5 oranında BSMV isteyebileceği, buna göre işlemiş faiz alacağının 2.523,44TL olduğu, BSMV'nin ise 126,17TL olduğu hesaplanmış ise de, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 13,34TL BSMV talep edebileceği, .../... nolu ticari kredi yönünden davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 54.670,28TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme 3.3.maddesine göre temerrüt faiz oranının Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranının %50 fazlasına göre temerrüt faizinin...
Borçlar Kanunun 131. maddesi(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 152.md) gereğince asıl alacak zaman aşımına uğradığından faiz ve diğer ek haklarda zamanaşımına, uğrar. Diğer bir deyişle faiz alacağı asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabi olur. Borçlar Kanununun 133/2. maddesince(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154/2 md.) alacaklının dava açmasıyla zamanaşımı kesilir. Ancak zaman aşımının kesilmesi sadece dava konusu alacak için söz konusudur. ... kazasından doğma maddi ve manevi tazminat alacağı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146.md) gereğince 10 yıllık zaman aşımına tabidir. Faiz alacağının ayrı bir davaya konu olmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur. faiz isteği, asıl alacağın bir bölümü olmadığından, ayrı bir alacak niteliğindedir....


