Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık %9 oranından az olmamak üzere değişen oranlarda faiz, icra giderleri, avukatlık ücreti vs. İle tahsili talep edilmiş, borçluların itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının yargılaması sonucunda mahkemece dava kısmen kabul edilerek "itirazın kısmen iptali ile 2.227,50 TL kısmı için takibin devamına" karar verilmiştir. İcra takibine konu alacak faiz alacağı olup dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 104/son maddesi gereğince geçmiş günler faizinin tediyesinden temerrüt sebebiyle faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemenin kabulü BK 104/son maddesine aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmekte ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
O halde davacılar, asıl alacağa ilişkin davanın açıldığı 10.06.2005 tarihinden ikinci kez icra emrinin gönderildiği 21.11.2008 tarihine kadar olan faiz alacağını istemekte haklı olup, esasen mahkemenin kabulü de bu yönde olduğundan, mahkeme kararının açıklanan tüm bu nedenlerle onanması gerekir ise de; dava konusu itirazın iptaline dayanak takip ile talep edilen alacak faiz alacağı olduğundan takibin devamına şeklinde hüküm kurulmuş olmakla, faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 121/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir....
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı banka alacağının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının itirazının iptali ile toplam 17.191.07 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden takibin devamına, hüküm altına alınan alacak faiz alacağı olduğundan faiz işletilmesine yer olmadığına, davalı tarafından takip tarihinden sonra yapılan 300 TL tutarındaki ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir....
KARAR Davacı, davalını kendisini 07.09.2004 tarihinde vekil olarak tayin ettiğini, bu vekalete dayalı olarak TMSF tarafından el konulan imar bankasına yatırılan 145.000 TL bedelli bono bedelinin tahsili talebi ile idare Mahkemesinde tam yargı davası açtığını, 5667 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle davalının davadan vazgeçerek Bu kanun kapsamında alacağının TMSF 'der talep ettiğini, kendisini ise vakalet ücreti ödememek için azlettiğini,imzalanan ücret sözleşmesine göre 17.400 TL vekalet ücreti, 11.000 TL karşı vekalet ücreti olmak üzere 28.400 TL.sözleşmeye göre %50 Cezai şart alacağı ile birlikte toplam 42.600 TL'ye söyleşme gereği aylık % 10 akdi faizi ile birlikte 46.860 TL alacağının olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 8.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile; 28.400 TL alacak + dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmamakla dava tarihinden ıslah tarihine kadar olan ve asıl alacak faiz alacağı olmak üzere...
Davacı firmanın dava konusu alacak nevi ve miktarına tespitine yönelik 2018 yılı defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde: davalı şirketten takibat ve dava konusu ettiği satış faturalarının toplamı olan 4.197,00 TL alacağı olduğu sonucuna varıldığı, Dosya kapsamında yapılan incelemelerimiz neticesinde Bilirkişi ....raporu birlikte değerlendirildiğinde takip konusu faturaların davacının ticari defter kayıtları ile takip konusu faturaların birbirini doğruladığı,... Takip Tarihi itibariyle Toplam= 4197,00 TL+144,39 =4.341,39 TL (asıl alacak +faiz alacağı) olduğu kanaatine varılmıştır." denildiği görülmüştür....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin 3.438,75 TL'lik alacak kesimine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, talep edilen alacak faiz alacağı olduğundan başkaca faiz işletilmesine yer olmadığına, alacağın likit olmaması nedeniyle koşulları oluşmayan davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının, Ankara ......
-- tutarındaki kısmının; ---- kalan anapara borcuna mahsup edildiği, davacının icra ödeme emrinde yazılı alacak talebinin ise, ----- akdi ve gecikme faizi olmak üzere toplam -----olduğu, asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefillere ihbar edilmedikçe, asıl borçlunun temerrüdü dolayısıyla oluşan temerrüt faizinden kefillerin sorumlu tutulamayacağı, davalıların takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edildiğinden; davacının takip tarihine kadar olan faiz alacağı; dava konusu krediye uygulanan akdi faiz oranından hesaplanabileceği, davacının, tarafımızca hesaplanan asıl alacak, faiz alacağı ve toplam alacağı ile icra ödeme emrinde yazılı asıl alacak, faiz alacağı ve toplam alacak talebi arasındaki aleyhte farkın; davacının kat tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarını asıl alacağa dahil ederek, taksitlerin gecikme tarihlerinden itibaren ve gecikme faiz oranları üzerinden, temerrüt faizi hesaplamasından ve asıl borçlunun gecikme faizlerini de müteselsil kefillerden talep etmesinden...
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller, ------------- sayılı dosyası ile mahkememiz dosyası arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. ------ dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine --- asıl alacak, --- faiz alacağı olmak üzere toplam --- alacağın tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya ---- tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından ----- tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır....
DAVA Davacı borçlular vekili şikayet dilekçesinde; takibe dayanak ilamın mükerrer olacak şekilde icra takibine konulması sonucu aleyhine fazladan alacak (faiz alacağı, tahsil harcı ve vekalet ücreti) talep edildiğini ileri sürerek ... Genel İcra Dairesi'nin 2021/2338 Esas sayılı icra takibinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak ilamın Bölge Adliye Mahkemesinde kaldırılması sonucunda ... Genel İcra Dairesi'nin 2021/2338 Esas sayılı takip dosyasından yeni bir icra emri gönderildiğini, icra emrinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacak talebinde bulunulduğunu beyanla şikayetin reddini istemiştir. III....
CEVAP : Davalı vekili ------ tarama tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin delillerine herhangi bir muvafakatları olmadığını, zamanaşımına uğramış alacak talepleri için zaman aşımı definde bulunduklarını, davacının icra takibinde asıl alacak olarak -----aidat alacağı ifadesi ile alacak talebinde bulunduğunu, alacağın hangi alacak kalemleri sebebi ile hangi ayların talep edildiğinin anlaşılamadığını, kooperatifin bir dönem banka hesaplarına haciz konulduğunu belirttiğini ve ödemelerin banka hesaplarına yapılmamasını elden ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin ödemeleri elden yaptığını ve borcu bulunmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazların yerinde görülmemesinde davanın esastan reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir....


