İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; icra emrinin dayanağı olan ilamda sehven maddi tazminat denilmekte ise de, davanın tazminat davası olmayıp bir alacak davası olduğunu ve alacağın mahiyetinin de faiz olduğunu, ilama konu alacak faiz alacağı olduğundan, söz konusu alacağa mahkeme karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin mümkün olmadığını, alacaklının dava açılmasına sebebiyet veren taraf olduğunu, yargılama giderlerinin tümüyle karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini iddia etmiştir. C....
Mahkemece miktar yönünden kesin olmak üzere, dayanak takip dosyasında asıl alacak faiz alacağı olup, faiz alacağına önce işlemiş faiz uygulanıp takip tarihinden sonra asıl faiz alacağına % 9 faiz uygulanmasının, mümkün olmadığı kanaatine varıldığından şikayetin kısmen kabulü ile; dayanak icra dosyası kapsamında bulunan örnek 4-5 nolu icra emrindeki miktarın 68.372,84 TL olarak düzeltilmesine, takip sonrası için istenen % 9 faiz isteminin iptaline, karar verilmiş, hükmün borçlular vekilince temyizi üzerine, istem ek karar ile reddedilmiştir....
Davada hüküm altına alınan alacak faiz alacağı olup BK’nın 104/son maddesine göre faiz alacağına faiz uygulanması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde bulunan “dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte” kelimelerinin çıkarılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 536,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dosya, bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş,----- havale tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve ticari kredi sözleşmesi ışığında, davacı banka ile davalı arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun doğmasından kaynaklı davalının borçtan sorumlu olduğu, sözleşme kapsamında davalıya ---- ticari kredinin kullandırıldığı, banka tarafından gönderilen ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü ve --- faiz alacağı olmak üzere olmak üzere --- alacağın bilirkişice tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafça --- asıl alacak, --- faiz alacağı olmak üzere olmak üzere toplam ---- üzerinden dava açılmış ise de, bilirkişice yapılan hesaplamaya ve mahkememizce de denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınmaya uygun bulunan bilirkişi raporuna göre davacının --- asıl alacak,--- faiz alacağı olmak üzere olmak üzere toplam ---- davalıdan alacağı olduğu, davacının, asıl alacağa aylık --- oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi talep edilebileceği tespitiyle...
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 950.893.940 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalının borcu ödediği ve ancak ödeme tarihine kadar olan işlemiş faizden sorumlu olduğu kabul edilerek 950.893.340 YTL faiz alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece hükmedilen 2008/6117-13595 bu alacak faiz alacağı olup, bu miktara tekrar faiz yürütülmesi faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurur. Oysaki faize faiz yürütülmesi olanaklı değildir....
K A R A R Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; takip dayanağı ilamda hükmedilen alacak faiz alacağı olmasına rağmen müvekkili aleyhine başlatılan ilama dayalı takipte alacaklı tarafça faiz talebinde bulunulduğunu, faize faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, müstakil ilamla faiz alacağının bir anapara (kapital) alacağa dönüştüğü, alacaklı tarafından karar tarihi ile takip tarihi arasında asıl alacağa yasal faiz talep edildiği, takibin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Takibe dayanak Kocaeli 5....
Kurumundan toplam 10.362.014.000 Tl’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile Atatürk Araştırma Merkezi hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve Türk Dil Kurumundan tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece hükmedilen alacak faiz alacağı olup, bu miktara tekrar faiz yürütülmesi faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurur. Oysaki faize faiz yürütülmesi olanaklı değildir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine, davacının terditli talepte bulunmuş olması hususu nazara alınarak davanın aynı zamanda alacak davası olarak kabulüne ve faiz alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, tahsiline karar verilmesi istenen asıl alacak (faiz alacağı) için, faiz talebinde bulunmadığı gibi faize faizde uygulanamayacağı gözetilmeksizin faiz alacağına faiz yürütülmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK' nun geçici 3/1. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca, aşağıdaki şekilde, düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine, davacının terditli talepte bulunmuş olması hususu nazara alınarak davanın aynı zamanda alacak davası olarak kabulüne ve faiz alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, tahsiline karar verilmesi istenen asıl alacak (faiz alacağı) için, faiz talebinde bulunmadığı gibi faize faizde uygulanamayacağı gözetilmeksizin faiz alacağına faiz yürütülmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK' nun geçici 3/1.maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
Şirketinin Asıl alacak miktarının tespiti ; Yukarıda da belirtildiği üzere; 29.11.20147 Hesap kat tarihi İtibariyle davacı alacağı 26.575,98 TL olarak tespit edilmiş olup FAİZ ALACAĞI olarak kabul edilmiştir. Davacının da takipte aynı miktar (faiz) alacağı talep ettiği, görülmektedir. 5-) Davacı Tarafından Talep edilebilecek temerrüt faiz oranının tespiti: Davacı alacağı (anapara alacağı olmayıp) Faiz Alacağı olmakla, faize temerrüt faizi talep edilemeyecektir. Ancak Alacak faiz alacağından kaynaklan makta oiup, davacının işbıı faiz alacağına (Sözleşme ve) 6802 slı Gider Vergi si Yasası kapsamında faizin %5 i nispetinde Gider Vergisi (BSMV) talep edebilecektir. 6-) Takip Tarihi (08.12.2017) İtibariyle Davacı ... Şirketinin Toplam Alacağının Hesaplanması; Yukarıda da belirtildiği üzere; davacı alacağı faiz alacağından kaynaklanmakta olup; kat tarihi itibariyle tespit edilen faiz alacağına faiz talep edilemeyeceğinden, Takip (08.12.2017) tarihi İtibariyle Davacı ......


