WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1142 Esas sayılı dosyasında, bayilik sözleşmesinin niteliği ve denkleştirme tazminatının dava konusu olmamasına göre anılan mahkemenin gerekçesinde geçen "davalının düzenli biçimde mal teslim etme yükümlülüğünü, sadakat ve tek satıcıyı destekleme yükümlülüğünü ihlal etmiş" şeklindeki ifade eldeki dava yönünden mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir. Sonuç olarak, taraflar arasındaki sözleşme tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde bulunmadığından davacının denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Ayrıca, TTK'nın 122/4. maddisine göre denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekli olup, davacı ihtarnamelerinde denkleştirme tazminatı istem hakkını açıkça ileri sürmediğinden dava tarihi itibariyle hak düşürücü süre geçmiş durumdadır.Cari hesap alacağı bakımından ise davacı kendi ticari defterlerine göre davalıdan 4.037,28 TL alacaklı durumdadır....

yapıldığı, dava konusu iş bu taşınmazların güncel değeri hususunda bilirkişiden ek rapor alındığı, taşınmazların toplam güncel değerinin 194.130,00 TL olduğu, bu değerin davalı lehine denkleştirme oranı olan %86,67 ile çarpıldığında ulaşılan 168.252,50 TL'nin davalı lehine toplam taşınmazlar değerinden düşüldüğünde 194.130,00TL-168.252,50TL= 25.877,50 TL artık değer hesaplandığı, bu miktar eşler arasında paylaştırıldığında 25.877,50/2=12.939TL davacının talep edebileceği artık değere katılma alacağı olduğu, dava konusu olan 07 NU ... (32 EE 575) plakalı aracın ise 27.03.2015 tarihinde 35.500 TL bedelle satın alındığı, bu aracın alımında davalının evlilik öncesi sahip olduğu kişisel malı olan 31 AZ 303 plaka sayılı aracın 27.03.2015 tarihindeki satış parası olan 51.597,00TL içinden karşılandığı kanaatine ulaşıldığı, satış parası, kişisel mal yerine geçen ikame değer olduğundan tasfiye dışında kaldığı, dolayısıyla dava konusu araçla ilgili davacının katılma alacağı talep hakkı doğmadığı...

Karar sayılı hakem kararının oybirliği ile ittihaz ettiğini, söz konu Hakem Kararı’na karşı taraflarca herhangi bir itiraz edilmediğini ve Hakem Kararının kesinleştiğini ve Londra Mahkemesi tarafından kesinleşme şerhi düzenlendiğini, Hakem Kararı’nın kesinleşmesini müteakip Hakem Kararı’na konu ... ve ...’nun alacak ve borçları mahsup edilerek ...’nın alacaklı olduğu meblağın ... tarafından herhangi bir hukuki yola başvurmaksızın ödenmesini teminen... 'nun ödeme yapmaya davet edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, akem Kararı uyarınca hükmedilen ve alacak kalemleri mahsup edilmesi neticesinde hesaplanan şimdilik 5.066.830,01 USD (ABD Doları) tutarındaki muaccel alacağın ihtiyaten haczinin ve akabinde tenfizinin talep edilmesi zaruretinin doğduğunu, Öncelikle, ...’nun borçlarının kesinleşmiş ve icra edilebilir bir hakem kararından kaynaklanması nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257....

Daha önce fazla çalışma alacağı ıslah işlemi artırılmadığına ve fazla çalışma alacağı ayrı bir dava olarak kabul edildiğine göre bu alacağa yönelik ıslah işlemi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir. Zira daha önce ıslah ile artırılan talepler hakkında ikinci bir ıslah dilekçesi bulunmamaktadır. Davaların yığılmasında tek dava olmadığından ve her talep bir dava olarak kabul edildiğinden, her talep yönünden ıslahın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece davacının fazla çalışma alacağına yönelik ıslah dilekçesi kabul edilmeden karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma ücret alacağı tanık beyanları esas alınarak ikili vardiya sisteminde 08.00-18.00 ile 12.00-22.00 arası günlük on saatten 1 saat ara dinlenme düşülerek günde 9 saat çalıştığı ve 7.5 saati aşan 1.5 saat fazla çalışma yaptığı ayda 26 gün üzerinden davacının 39 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek heseplanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesine göre mahkemece davacının haftalık çalışma saatine göre fazla çalışma ücreti hesaplanması gerekirken günlük çalışma saatine göre yapılan hesaplamaya itibarla fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması hatalı olmuştur....

Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanılması gibi durumlarda, meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir.Somut olayda, davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı hesabı, davacının hizmet döküm cetvelinde görülen giydirilmiş ücrete göre yapılmıştır. Ancak talep edilen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davacının çalıştığı dönemler açısından çıplak ücret miktarı tespit edilerek hesaplanması gerekir. O halde Mahkemece, davacının dönemsel çıplak ücreti dosya içerisinde bulunan ücret bordrolarıyla tespit edilerek fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları hüküm altına alınmalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı....

Şti. arasında akdedilen acentelik sözleşmesi kapsamında; eksik kesilen fatura alacağı, bağ- kur primleri, SGK teşvikleri ve kuruluş masrafları ile denkleştirme tazminatı konularında alacak iddiası ile ikame edilen alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturalara dayanmıştır.Tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır....

Davalı vekili; denkleştirme esası uygulandığından davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, işçilere ücretlerinin tam ve zamanında ödendiğini, faiz başlangıcına, faiz türüne itiraz ettiklerini, takdiri indirim yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceği açıkça öngörülmediğinden davalı Bakanlık uygulaması yerinde olup fark ücret, ilave tediye, ikramiye alacağı taleplerinin reddinin yerinde olduğu; puantaj kayıtlarına göre yapılan tespitlerin de isabetli olduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

UYAP Entegrasyonu