WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Dava, mirasta istihkak ve mirasta denkleştirme nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mirasçılar murisin malvarlığı içerisinde bulunan hak ve malları hakkı olmadan elinde bulunduran kişilere karşı bunları geri alabilmek amacıyla dava açabilirler. TMK’nın 637. maddesinde “Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Mirasçı sıfatını taşıyanlar murisin terekesini elinde bulunduran herkese karşı bu davayı yöneltebilirler. Mirasta denkleştirme davası murisin yasal mirasçılarına yaptığı sağlararası karşılıksız kazandırmaların belirli koşullar gerçekleştiğinde geri verilmesini talep etmeyi sağlayan bir davadır. Bu davadan elde edilmek istenen amaç mirasçılar arasında sağlararası karşılıksız kazandırmalar ile oluşan dengesizliğin denkleştirme ile ortadan kaldırılmasıdır....

Bozma sonucuna göre yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın değişeceği gözden kaçırılmamalıdır. 3-Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı davalı işyerinde 10 gün çalışma 4 gün dinlenme sisteminde çalışmaktadır. 14 günlük periyotta, 4 gün dinlenildiği gözetilerek mahkemece denkleştirme yöntemiyle hafta tatillerinin tamamının kullandırıldığı kabul edilerek hafta tatili alacağı reddedilmiş isede, 4857 sayılı İş Kanunu’nda fazla çalışmalar için öngörülen denkleştirme usulünün hafta tatili çalışmaları için öngörülmemesi nedeniyle bu kabul yerinde değildir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesine göre hafta tatili “7 günlük bir zaman dilimi içerisinde kesintisiz en az 24 saat dinlenmedir.” Somut olaya dönüldüğünde davacı davalı işyerinde 6 gün çalıştıktan sonra 7. gün dinlenmesi gerekirken çalışmakta ve bu çalışmadan sonra yeni haftada 3 gün daha çalıştıktan sonra 4 gün dinlenmektedir. Yani davacı işçi 14 günlük çalışma periyodunda bir defa hafta tatili kullanmaktadır....

KARŞI OY YAZIS Türk Medeni Kanununun 370. ve 371.maddesinde düzenlenen ergin altsoyun denkleştirme alacağı, ev başkanının yönetme yetkisine tabi olarak aile halinde birarada yaşamış olmaktan kaynaklanır. ..., böyle bir yönetme yetkisine tabi olarak ailesiyle birlikte yaşadığını, emeğini veya gelirini bu sebeple aileye özgülediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmakta ise, kuşkusuz davaya aile mahkemesinde bakılacaktır. Somut olayda böyle bir durum sözkonusu değildir. Davacı böyle bir ev düzeni nedeniyle emeğini ve gelirini aileye özgülediğini ileri sürmemiştir. İkisi de vefat etmiş olan anne ve babasına, rahatsız olmaları nedeniyle yıllarca bakmak zorunda kaldığını, bu yüzden mesleğini yapamadığını ve evlenmediğini ileri sürerek buna karşılık davalı kardeşlerinden uygun miktarda tazminat istemektedir. Bu durumda tazminat isteği Türk medeni Kanununun 641/2.maddesi çerçevesinde incelenebilir....

Hukuk Dairesi'nce verilen 17.02.2022 tarih ve 2022/218 E- 2022/219 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmekle 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dava, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00 TL denkleştirme tazminatı alacağı talebine ilişkindir....

Noterliği'nin 10.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ve 08.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, davacı tarafın açılan bu dava ile acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ile denkleştirme tazminatı talep ettiğini, ancak acente davacının belirtmiş olduğu gibi haksız sebeple feshedilmemiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu delillerin kendilerine tebliğ etmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirket tarafından acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğine dair iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi nedeni ile davacı acentenin komisyon kaybı ve portföy tazminatı alacağı talebinin bir dayanağı bulunmadığını, davacı acentenin halen tüm sigortacılık faaliyetlerine devam ettiğini ve münhasıran davalı sigorta...

ise kişilik haklarının ihlal edildiği hususunu kanıtlayamaması nedeniyle reddi gerektiği, davacının sözleşmenin feshine ve zarara ilişkin olarak gösterdiği gerekçelerin kanıtlanamadığı, marka bedeli, kesintiler ve denkleştirme tazminatı alacağı dışındaki alacak kalemleri, acentelik faaliyetinin yürütülmesi için yapılması gereken zorunlu masraflar olduğundan bu masraflar yapılmadan acentelik faaliyetinin yürütülmesi olanaklı bulunmadığından davacının bu taleplerinin de yerinde olmadığı, ayrıca denkleştirme tazminatı dışındaki alacak kalemlerine ilişkin sözleşmede hükümler bulunduğundan ve talep edilen alacak kalemleri davacıya yüklendiğinden davacının bu nedenle zarar talebinin yerinde olmadığı, Ticari Unvan ve Marka Kulanım Anlaşmasının 4.maddesi ile davacının davalıya yapacağı ödemeyi geri isteyemeyeceğinin düzenlenlendiği, bu nedenle davacının isim hakkı bedeli talebinin de yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 22/e maddesi ile vadesi geçmiş ve tahsilat...

, portföy denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği Kanaat ve sonucuna varıldığına dair rapor düzenlendiği görülmüştür.Bilirkişi heyeti raporu sonrası rapora karşı beyan, itiraz ve rapor içeriği göz önüne alınarak farklı bir bilirkişi heyetine tevdi ile davacının davalıdan acente sözleşmesinden kaynaklı portföy tazminatı alacağı olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/09/2021 tarihli raporda özetle; davalı olağan fesih yöntemini seçse bile, tahvil yoluyla olağanüstü feshe dönüştürebileceğinin feshin haklı olup olmadığı yönünden yapılan irdelemede, yıllar itibariyle poliçe üretim miktarları ile niteliği yargı uygulamasıyla benimsendiğinden yapılan irdelemeye nazaran, taraflar arasındaki kararlaştırmada portföy geliştirme borcunun acente tarafından gerçekleştirmediği gibi azalış gösterdiği; buna göre, feshin nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu, TTK.m.122 hükmü uyarınca, davacının isteyebileceği denkleştirme tazminatı tutarının...

Değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır (4721 sayılı TMK 227 m). Denkleştirme (TMK 230 m) hariç, tasfiyeye konu malvarlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK 227/1 m). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacak miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK 227/2 m). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır. Değer artış payı alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malın, bu tarihteki durumuna göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1 m.)....

İddianın ileri sürülüş şekline göre tasfiyeye konu araç yönünden dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden(TMK 229.m) ve denkleştirmeden(TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının(TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin(TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır(TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur....

sözleşmesini feshettiğinin sabit olduğu, Acentelik Sözleşmesinin 24 Maddesi, Fesihin Sonuçları başlığı altında C.bendinde: “Bu sözleşmede her ne sebeple olur ise olsun yürürlükten kaldırılır, sona erer veya ecente’nin görevine son verilirse ecente’nin bu sözleşmenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle şirket’ten tazminat, masraf, portföy hakkı, elde edilemeyen kar veya diğer her hangi bir isim altında alacak ve hak talebine hakkı olmayacaktır….” şeklindeki hüküm de geçersiz olduğu, 01.07.2012 tarihinde yürülüğe giren 6102 sayılı TTK .m.122/4 de de denkleştirme (portföy tazminatından, önceden vazgeçilemeyeceği açıkça hüküm altına alındığı, denkleştirme (portföy tazminatı) talep hakkını düzenleyen SK.m.23/16 hükmünde Sigorta Acentesinin “….uygun bir tazminat….”...

UYAP Entegrasyonu