Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir. Temlikin konusu yüklenicinin arsa payı karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir. Diğer taraftan yüklenici arsa sahibine karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi Borçlar Kanununun 81. maddesinden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz. Burada yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının neler olduğuna ilişkin bazı açıklamaların yapılması gerekmektedir. Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenici, belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder....
ye ödenmesine muvafakat ediyorum" şeklindeki belgeyi müvekkiline ve diğer şirketlere vererek alacakları üzerine bloke konulmasını ve söz konusu alacaklarının ... tarafından açılan davadan kaynaklı oluşan veya oluşacak bedellere karşılık olarak ... şirketine ödenmesini talep etmiş olduğundan bu şekilde alacağını söz konusu şirkete temlik ettiğini, davalı tarafın söz konusu talebinin, alacağın iradi temliki olup temlik ile birlikte alacaklı sıfatının devredenden devralana geçtiğini, devredenin alacak hakkının alacak üzerindeki tasarruf hakkı ve buna bağlı olarak ilgili alacağa ait olarak dava açma ve icra takibine geçme hakkının da devralana geçeceğini, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine Ankara 9....
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, davalının kötü niyet tazminat talebinin davacının reddedilen kısım yönünden takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamış olup, yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalıların .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazlarının iptali ile 32.297,75 TL asıl alacak, 19.970,34 TL işlemiş faiz, 998,52 TL BSMV olmak üzere toplam 53.266,61 TL üzerinden (.......
Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir. Temlikin konusu yüklenicinin arsa payı karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir. Diğer taraftan yüklenici arsa sahibine karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi Borçlar Kanununun 81. maddesinden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz. Burada yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının neler olduğuna ilişkin bazı açıklamaların yapılması gerekmektedir. Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenici, belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder....
Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir. Temlikin konusu yüklenicinin arsa payı karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir. Diğer taraftan yüklenici arsa sahibine karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi Borçlar Kanununun 81. maddesinden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz. Burada yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının neler olduğuna ilişkin bazı açıklamaların yapılması gerekmektedir. Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenici, belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/269 Esas KARAR NO : 2021/234 DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2020 KARAR TARİHİ : 10/03/2021 KARARIN YAZILMA TARİHİ :05/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilinin dava dışı ....... Otelcilik Seyahat tur. San. Ve tic. Ltd. Şti.ne otel işletim programı satışından kaynaklanan 30/12/2013 ve ....... sıra nolu ve KDV dahil 3.000,00EURO bedelli 01/09/2014 tarih ....... sıra nolu KDV dahil 14.192,60EURO bedelli iki adet fatura kestiği, fatura bedellerinin süresinde ödenmediği, 17.192,60EURO tutarındaki fatura bedelinin ödenmemesi üzerine İzmir ..... İcra müdürlüğünün ...... takip sayılı dosyası ile ..........
Davalı vekili yasal süreden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; işbu davada Alman hukukunun uygulanması gerektiğini, davacı ile imzalanan kefalet sözleşmesi uyarınca zamanaşımı süresinin 5 yıl olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, müvekkilinin temlik ettiği alacak nedeniyle davacıdan alacaklı olduğu halde haksız ve kötüniyetli olarak borçlu durumuna düşürüldüğünü, 3.kişinin borcunun sona erdirilmesi amacıyla müvekkilinin ...’dan olan alacağını davacıya temlik ettiğini, alacağın temliki ile borcun sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı def’ileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir. Temlikin konusu yüklenicinin arsa payı karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir. Diğer taraftan yüklenici arsa sahibine karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi Borçlar Kanununun 81. maddesinden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz. Burada yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının neler olduğuna ilişkin bazı açıklamaların yapılması gerekmektedir. Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenici, belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder....
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : .../02/2022 KARAR TARİHİ : .../05/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ;Davalı tarafından, müvekkil aleyhine ... ....İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, fakat ödeme emrinin 35’e göre tebliğ olması, müvekkilin icra takibinden haberdar olamaması nedeniyle süresinde itiraz edilemediğini, davalı ve alacaklı gözüken tarafın müvekkil firmadan icra takibinde yazılı bedeller kadar hak veya alacağı bulunmadığını, bu nedenle borca itiraz edildiği, davalı taraf mevcut icra takibi üzerinden haksız şekilde haciz ihbarnameleri göndererek icrai işlemlerine devam ettiğini, müvekkil mağduriyetinin önlenmesi, davalı tarafa ödenen bedeller ile borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir....
Petrol Terminal A.Ş arasında imzalanan 04/05/2021 tarihli sözleşme alacağın temliki (devri) hükmünde olup, alacağın devri, alacaklı ile onu devir alan üçüncü şahıs arasında; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen yazılı şekle bağlı sözleşme, kanun ya da kazaî kararla gerçekleşen tasarrufî bir muameledir. Alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen tasarrufî bir hukuki işlemdir, külli değil, cüz’i ve sınırlı bir halefiyet meydana gelmektedir. Burada alacaklının değişmesi söz konusudur (Uygur, Turgut.: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, 3. Baskı, Ankara 2013, s. 1096). Başka bir şekilde ifade etmek gerekir ise; alacağın temliki (devri), mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemidir....


