WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Mahkemece; davanın adi ortaklık nedeniyle kar payı verilmesine ilişkin olduğu, protokolle ortaklığa son verildiği, protokolle fesih ve tasfiyeye ilişkin yükümlülükler üstlenerek bunun taraflarca kararlaştırıldığı, düzenlemeye göre dava tarihinde ve halen tasfiyenin gerçekleştirilemediği, davacının alacak kalemlerinin taraflar arasındaki düzenlemeye tabi olup, davacının buna göre tasfiye işlerini tamamlaması, davalı buna yanaşmaz ise yasal yolla tasfiye süresini işleterek adi ortaklığın varılan mutabakat ve taahütlere göre tasfiyesinin gerçekleştirmesi, oluşan sonuca göre alacaklı olup olmadığı belirlendikten sonra davalıya karşı alacak davası açması gerektiği, mevcut durumda belirlenmiş bir alacağı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/630 Esas KARAR NO : 2024/319 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 05/12/2019 KARAR TARİHİ : 09/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketi ... ve dava dışı ... ile birlikte 10.01.1992 tarihinde kurduğunu, 18.07.1994'de dava dışı ... kendi paylarını ... ...' e devretmiş ve şirket iki ortaklı hale geldiğini, hali hazırda şirketin %31 hissesi davacıya kalan %69 hissesi ... ...'e ait olduğunu, davacı ve ... ... bugüne kadar birlikte çalışmasına rağmen şirketin diğer ortağı ... ...'...

Mahkemece,davanın kısmen Kabulü ile;34.551,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş,hüküm davacılar vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava;adi ortaklıktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar....

Dava konusu uyuşmazlık, adi ortaklıktan kaynaklı tapu iptali tescil ve alacak talebine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır....

payının 11.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, müvekkilince karşılanan ve davalı payına düşen (katkı payı) kısımda sermaye karşılığı olarak ödemeyi taahhüt ettiği ancak ödemediği 15.000 TL'nin 11.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlike davalıdan tahsiline, müvekkiline ait dükkanın tahliyesine ve adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin yurt dışında çalıştığını ve 1972 yılından bu güne kadar davalı kardeşi ...'e 300.000 mark para gönderdiğini, davalının, müvekkilinin kendisine gönderdiği ve pek çoğunu elden teslim ettiği bu paralarla müvekkil ile birlikte market işleteceğini ve inşaat yapıp daire işi ile uğraşmak üzere adi ortaklık kuracağını beyan etmesine karşın müvekkil lehine hiç bir işlemin gerçekleşmediğini, 236 665,41 TL için yapılan takibe haksız ve kötü niyetli yapılan itirazın iptaline ve takibin devamı ile ikinci talep olarak ta, adi ortaklık nedeniyle ortaya konulan sermaye, elde edilen semerelerin ve kârların ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : TAŞOVA SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2014 NUMARASI : 2013/328-2014/292 Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulü-adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I "Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan katılım payı alacağına ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı, davalı ile iş ortaklığı yapmak üzere açtıkları dükkana 5.750 TL'lik malzeme aldığını, davalının da aynı miktarda sermaye koyduğunu, ancak davalının bir müddet sonra davacıyı dükkandan çıkardığı ve herhangi bir ödemede bulunmadığı iddiasına dayalı ortaklığa yaptığı harcamalar tutarının ödetilmesini istemiştir....

Mahkemece, taraflar arasındaki adi ortaklığın varlığı ispatlandığından, işin esasının incelenerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeler ile birleşen davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. 2 - Birleşen dava yönünden dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin fesih ve tasfiyesi ile adi ortaklıktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....

Dosya kapsamında bilgisine başvurulan tanık beyanları, dahili davalı ... beyanı ve davalı ile dahili davalı arasında görülen ve kesinleşen itirazın iptali davasında da adi ortaklığın varlığının tespit edildiği dikkate alındığında, taraflar arasında şifahen kurulan bir adi ortaklık ilişkisi olduğu ancak aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle bu ortaklık ilişkisinin sona erdiği, davacının davadaki talebinin taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesi istemine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda ise; taraflar arasındaki ortaklığın tasfiyesinin mahkemece yapılması gerekmektedir. (TBK. m. 639). Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleriyle alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....

DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 28/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, davalı şirket ortağı olan müvekkilinin davalı şirketi temsil etmek üzere yetkilendirildiğini, ancak müvekkilinin katılmadığı 30.06.2011 tarihli genel kurulda alınan kararla şirket müdürlüğünden azledildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ortaklıktan çıkmaya izin ile ayrılma payı ve kâr payı taleplerinin içeren .......

UYAP Entegrasyonu