WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2013 NUMARASI : 2006/62-2013/422 Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı ile davalının 25.11.2004 tarihinde "Protokol" başlıklı belge ile adi ortaklık kurduklarını, sözleşmeye göre davacıya ait taşınmaza 13 daireli inşaat yapılacağını, davalının emeğini koyduğunu, inşaat bittikten sonra kalan kârın sermaye payı oranında paylaşılacağı, davalının idareci ortak olduğunu, ortaklık ile ilgili hesap vermediğini, 13 daireden 11 tanesinin satıldığını, kalan iki dairenin davacının uğradığı zarar karşılığı olduğunu, davacının davalıdan alacağı olduğunu belirterek, adi ortaklıklığın feshi ile satılmayan 5 ve 11...

Noterliği’nin 05.11.2019 tarih ve 047676 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davacı adına kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti gibi işçilik alacaklarının talep edildiği, görüleceği üzere davacının müvekkili, firmadaki rolünün bir şirket ortaklığı değil işçi-işveren ilişkisi olduğu, davacı yan ile işçilik alacakları konusunda anlaştıkları ve davacı tarafından kendi el yazısı ve ıslak imzası ile tasdik edilen 10.04.2013 tarihli ibraname ile müvekkili şirketten hiç bir hak ve alacağı kalmadığını beyanla müvekkili şirketi ibra ettiği, davacı yanın huzurdaki dava ile müvekkili firmadan haksız kazanç elde etme çabası içinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Hukuk Dairesinin 29.04.2014 tarihli ve 2014/2569 E., 2014/6532 K. sayılı kararı ile; “...Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, kardeşi (davalı) ile 2001 yılından beri %50 hisseli mali müşavirlik ofisi işletmek üzere adi ortaklık kurduğunu, bu ortaklığın vergi dairesine bildirildiğini, taraflar arasında ortaklığın 2010 yılı Ocak ayında sona erdiğini, ortaklığa ait kâr payı ile ilgili olarak davalı tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50 000,00TL kâr payı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının otelde çalıştığını, adi ortaklık kurulmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 42 784,77TL alacağın faizi ile tahsili cihetine gidilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, adi ortaklık nedeniyle kâr payı isteminden ibarettir....

GEREKÇE: Dava; davacının Kooperatiften ayrılması nedeniyle sermaye payı ve üye aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 13.02.2021 tarihinde 138.504,50 TL Asıl Alacak (İstenen:Yıllık Adi Kanuni Faiz), 3.722,55 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 42.227,05 TL, tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (yıllık %9,00(yasal) değişen oranlarda) faizi ile tahsilini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep ettiği, borçlu vekilinin 18/03/2021 tarihli dilekçesi ile takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın süresinde kolduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür....

haklı sebeple fesih talep edemeyeceği, davacının adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini isteyebilmesi için haklı nedenlerin bulunmadığı, bir başka deyimle adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için gerekli olan haklı nedenlerin varlığının davacı tarafından ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.Dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı ile davalının, ..." unvanlı iş yerinin işletilmesi ve bunun sonucunda elde edilecek kar ve zararın %50 hisse ile paylaşılması konusunda, 23/07/2010 tarihli ortaklık sözleşmesi yapıldığı, buna göre taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır ki, bu husus mahkemenin de takdirindedir....

Nolu 07.03.2023 tarihli ilam ile "Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacak ile ilgili takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Her ne kadar adi ortaklık sözleşmesinin TBK' da düzenlenmiş ise de, bu durum adi ortaklıktan kaynaklanan iş bu davanın doğrudan doğruya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesini gerektirmez.Davacı ve davalı gerçek kişi olup dosya içinde ticaret sicil kayıtları bulunmamaktadır. ..'nin ... sitesinden re'sen yapılan sorgulamada davacı ...'ın dava dışı ...Şti'nin tek ortağı ve yetkilisi, davalı ...'in ise......

Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin fesih ve tasfiyesi ile adi ortaklıktan kaynaklı tapu iptali tescil ve alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....

Dış Ticaret A.Ş. ile ..., ...ve ..... isimli kişilerle geçerlilik süresinin 31.12.1993 tarihine kadar devam edecek şekilde düzenlendiği, süre sonunda adi ortaklığın son bulduğu, protokol tarafı ... Dış Tic. A.Ş.nin 1994 yılında kapandığı, bununla birlikte davacının 1994 yılı ile 1999 yılları arasında ortak olduğu davalı ... Kağıt A.Ş.deki hisselerini 1999 yılında devrederek ayrıldığı gibi aynı şirketteki ortaklık payı kar payı yönündeki alacak talebinin ise İstanbul Anadolu 14.Ticaret Mahkemesinin 2013/226 E. sayılı davada reddedilerek kesinleştiği, davacının diğer şirketlerle adi ortaklığı olduğuna delil ve belge sunulmadığı, adi ortaklığın ispatlanamadığı, davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde aykırılık görülmediği gerekçesiyle, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....

Mahkemece, tarafların adi ortaklık kurdukları, dava konusu edilen makinelerin davacı tarafından adi ortaklığa katkı payı olarak konulduğu ve bu makinelerin halen şirkette mevcut olduğu, makineler dışında davacının başkaca nakdi veya ayni sermaye koyduğuna dair delil bulunmadığı, davacının adi ortaklık için katkı payı olarak koyduğu makineleri istediğine göre, bu isteğin aynı zamanda adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi isteğini de kapsadığı, taraflar arasında düzenlenen ortaklık sözlemesinde ortaklığın fesih ve tasfiyesi hususunda özel bir sebep belirtilmediği, bu nedenle de zaman itibarı ile somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK.' nun 535/7 (6098 sayılı TBK.' nun 639/7) maddesi uyarınca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için haklı nedenlerin bulunmasının aranacağı, dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirildiğinde, davacının adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini isteyebilmesi için haklı nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından...

ın sermaye şirketi kayıtlarına giren stoklar karşılığında adi ortaklık hesaplarına para girip girmediği de tespit edilmediğini, tüm bunların yanı sıra davalının sahibi olduğu sermaye şirketine satılan ticari mallarının satılıp satılmadığını ve ne kadar bedelle satıldığı tespit olunamamış davalının beyanı esas alınmıştır denmekte olduğunu, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ile adi ortaklığın tasfiyesine, adi ortaklığı temsile yetkili olmak üzere tasfiye memuru atanmasına, Tasfiye ile birlikte ortaklık payı ve kar payının ortaklığın kurulduğu günden davanın açıldığı güne kadar hesaplanarak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, adi ortaklığa ait malların aynen taksimine, aynen taksimin mümkün olmaması halinde malların satılarak pay oranında paylaştırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir....

UYAP Entegrasyonu