WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Zira davacı davalılar ile aralarında Ticari Taksi işletmesinden kaynaklı adi ortaklık olduğunu iddia etmiş, davalı ... ise davcı ile aralarında her hangi bir ortaklıkları olmadığını diğer davalı ... ile bir süre ortaklık yaptığını, ancak araçların zarar edince ----işi bıraktığını ve kiraladığı araçları kendisine devrettiğini, bu ortaklığa ilişkin tüm borçların kendisi tarafından ödendiğini beyan etmiştir Adi ortaklık sözleşmesi az yukarıda belirtildiği gibi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşme olup, adi ortaklık ilişkisi mutlaka sözleşme temeline dayanır. Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir....

ın % 33 oranında payı olduğu, hükme esas alınan tasfiye raporunda ise; ortaklıktan kaynaklı kar payı, ücret alacağı ve telefon faturalarından ödenmesi gereken miktar hesaplanmakla birlikte, (davacı ...'ın payı bulunmasına rağmen) ortaklığa konu otoparkın devir bedelinin hesaba katılmadığı görülmektedir. O halde; mahkemece; davalı ...’ın, ortaklığa konu otoparkın devri yönünde birleşen davalı ... ile sözleşme yaptığı, söz konusu devir bedelinin tasfiye aşamasında ortaklığa ait değer niteliği bulunduğu dikkate alınarak tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3) Birleşen davada; Davacı ...'...

Mah. 601 Ada 120 Pafta 36 parselde bulunan apartmanın müteahhitliğinde ortaklık hususunda anlaşıldığını, şantiye bitiminde ise inşa sonrası "Müteahhitlik" ödevi sebebiyle mal sahibinden mülkiyeti yapılan, inşaat işi sebebiyle kazanılan 4 daireden "harcamalar hisse oranında düşülecek ve kalan kar paylaşılacaktır" şeklinde kararlaştırıldığını, ancak müvekkilin yaptığı ödemelere rağmen kendisine hiçbir kar, katkı payı yada sermaye ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin sözleşme karşılığında alacağı kara karşılık olarak 1 teras daire ve kardan payı taahhüt edilmiş ancak inşaati yürüttükleri inşaat firmasının yetkilisi ve ortağı olan davalılar, firmanın bu şantiyeden kazancını başka bir şantiye alanına yatırdıklarını ve o ortaklıktan alacak hakkının hakkının baki olduğunu, yeni başlanılan inşaatin hızlı biteceğini sonrasında ortaklık ödemelerini bu şekilde yapabileceklerini belirttiklerini, davalıların müvekkilini 7-8 yıl oyaladıklarını, müvekkilin adi ortaklık yaptığı şantiye tamamlanmış ancak...

Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize aittir.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Dava adi ortaklık nedeniyle kar payı alacağı davasıdır. 2-Davacı taraf davalı şirket ile "Ortaklık Protokolü ..." başlıklı bir adi ortaklık sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme ile davalının da dahil olduğu adil ortaklığın oluştuğunu, fakat aradan geçen sürede adi ortaklıktan kaynaklanan kar payı dağılımının yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL alacak talebinde bulunmuştur. 3-Davalı tarafça ortaklık protokolü başlıklı belgenin geçerliliğinin bulunmadığını, tarafların daha sonra bu iradelerini sona erdirdiklerini, davacının davalıya bağlı işçi olarak maaş karşılığı çalıştığını, İzmir ......

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının evlilik birliği içerisinde eşine verdiğini iddia ettiği nakit para ile davalı şirketlerin kurulup kurulmadığı, davacının bu şirketlere adi ortak olarak ortak olup olmadığı ve eğer davacının bu şirketlerde alacağı varsa bunun miktarının tespiti ve ödenmesi konusundadır. Davacı, dava dilekçesinde davaya konu iki davalı şirketin hangisine davacının sermaye sağladığı ve hangisi ile adi ortaklı ilişkisi kurduğunu, kurulduğu iddia edilen bu adi ortaklık ilişkisinde davacının ortaklık payının nakit ya da ayni sermaye ya da insan emeği olarak konulup konulmadığını açıklamamış, her iki şirketin bütün mal varlığı üzerinde davacının payı / alacağı olduğunu ileri sürmüştür....

ın daire satış fiyatlarını ve satıştan gelen paraların hesaplamalarını dosyaya sunduklarını,tahminlerine göre davalı şirketten bu sözleşmeden kaynaklı asgari 45.400,00 TL'si sermaye alacakları geriye kalanı ise kar payı olmak üzere toplam 350.000,00 TL alacakları kaldığını,yine davalı şirketin hissedar ve yöneticilerinin şirket adına kayıtlı bazı taşınmazları başka kişilere devrettiklerini belirterek, davalı şirkete getirdikleri sermaye miktarı ve hak ettikleri kar payının tespiti ile, 10.000,00 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Geriye kalan %4'ün davacıya gittiği nazara alındığında, oransal olarak da bu düşük prim miktarı, davalının grubu karşısında davacıyı adi ortak olarak kabul etmeye kafi değildir.Anılan gerekçe ile aksi yönde varsayımlara dayanan bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir.Taraflar arsındaki ilişki adi ortaklık olmadığından, adi ortaklık ilişkisine dayalı olarak tasfiye yapılması ve alacak-tasfiye payı tayini mümkün olmadığı" gerekçesi ile;"Davacının davasının REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme gereği hizmet akdi olduğu yönündeki hukuki nitelendirmenin hatalı olduğunu,dilekçede detaylı açıklanan davacı müvekkilinin tüm bu iş ve işlemleri %50 hissedarı olduğu adi ortaklık kapsamında ortaklığa sermaye koyma borcunu yerine getirme maksadıyla yaptığını,davacı müvekkili tarafından ortaklıktan doğan tüm hak ve yükümlülükler eksiksiz yerine getirilmesine...

geri verilmesine yetmezse) zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilançonun düzenleneceği belirtilmesine rağmen bunun usulünce yapılmadığı, birleşen davalarda davacının motorlu taşıtlar vergisi, vergi borçları ve yine işçilik alacaklarından kaynaklı ödemeleri icra takiplerine konu yaptığı da dikkate alındığında, birleşen davalarla ilgili adi ortalıklığa ait aktif ve pasiflerin net olarak belirlenmesi yönünden bu dosyalar yönünden yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, davalının işçilik alacağına yönelik itirazları açısından dava dışı İsmail Yenilmez adlı şahsın 2007 yılında kurulup 17/03/2008 tarihinde sona eren adi ortaklık ilişkisinden önce de davacı bünyesinde çalıştığı ve bu nedenle kendisinin adi ortaklıktan kaynaklı tüm işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağı, zira dava dışı bu kişinin adi ortaklık ilişkisi süresince toplam 11 aylık bir süre adi ortaklık bünyesinde de çalıştığı yönündeki itirazlarının bilirkişi raporlarında değerlendirilmediği,...

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın adi ortaklıktan kaynaklı kar payı alacağı ve tedbiren adi ortaklığa yönetici ve denetçi kayyım atanmasına ilişkin dava olduğu, 6098 Sayılı Kanunun 620.maddesinde düzenlenen adi ortaklık ticari dava niteliğinde olmadığı, genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiğinden davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Davalı vekili savunmasında;yapılan sözleşmenin geçerli olmadığını, davalının 110.000 TL vermek suretiyle sözleşme konusu taşınmazları satın aldığını, davacının dava dilekçesinde, 5,6,7,8,11,12,13,14 nolu taşınmazlarda hakkı olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu taşınmazların her biri için 4230 TL ödediğini, ancak bunlara ilişkin olarak toplam 33.840 TL talep ve dava konusu edebileceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 6,7,11,13 parsel numaralı taşınmazlarda davalının her bir taşınmazdaki 1/2 payının ayrı ayrı iptaline; dava konusu taşınmazlardaki 1/2 payların davacı adına tapuya tesciline, davacının 2.500,00 TL alacak talepli davasının reddine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, adi ortaklıktan kaynaklı tapu iptali tescil ve alacak talebine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu