Dosyaya sunulan ve tercümesi yapılmış sözleşme başlıklı belgede herbir ortağın ortaklık hissesi belirtilmiş,davacı hissenin ise %10 olarak yazıldığı anlaşılmıştır.Dava adi ortaklık iddiasına dayalı kar payı alacağının tahsiline yönelik olmakla,davacının bir süre SGK lı çalışan olmasının ,davada talep edilen kar payı alacağı yönünden davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Kaldı ki işçilik alacağı talep edilmemiştir.Tarafların tacir olduğuna dair dosyada bilgi ve belge olmadığından, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden, mahkemenin davada iş mahkemesinin görevli olduğuna dair kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır." gerekçesi ile mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3....
Otel Restorantlarının açılış giderleri işletilmesi ve kar paylaşımı olan yazılı metin ibraz edildiği görülmüştür. Davacı taraf , davalı ile aralarında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu ileri sürmüş,davalı tarafça adi ortaklık bulunmadığı,taslak metnin hayata geçirilmediği savunulmuştur. Ancak, incelenen yazılı belge içeriğine göre, davacının 3.200.000,-TL sermaye ve davalının da marka ismini adi ortaklığa sermaye olarak koyduğu, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu , dosyadaki deliller,alınan bilirkişi kurulu raporlarına göre tarafların bu sözleşme dahilinde çalışmaya başla- dıkları, davacının yaptığı sermaye payı ödemesi, davalının bu ödemeyle ilgili kısmi iadesi ve davacıya davalı şirketin 2013 yılı Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül- Ekim- Kasım-Aralık aylarına ait kar payı ödemesi adı altında ödemelerini yaptığı, Aralık 2013 tarihinden itibaren ödeme yapmadığı, yükümlülüğünü ihlal ettiği, böylece adi ortaklığın haklı sebeple fesih koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır....
Davalı; davacı ile yaptıkları ortaklıkta adi ortaklığın temsili ile hesaplarının tutulmasının kendisine bırakıldığını, satılan bir villanın bedelini sözleşmeye aykırı olarak davacının aldığını, davanın kötü niyetli ve zamansız olarak açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile, tasfiye memuru ... tarafından düzenlenen 02/08/2012 tarihli raporda belirtildiği şekilde adi ortaklığın maddi değerinin villa değeri 500.000-TL + ... borcu 232.000-TL olmak üzere 732.596-TL olarak kabul edilmesine, Adi ortaklığın 732.592-TL olarak tespit edilen maddi değerinden davacının 412.219-TL tutarındaki alacağı çıkarıldığında geriye kalan 310.377-TL nin ortaklar arasında %50’şer hisseleri oranında paylaştırılmasına, davacı ...'ün adi ortaklıktan alacağının 577.450-TL olarak tespit edilmesine, davalı ...'...
tüm bu hesap ve yöntemler, gerek taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesi hükümlerine, gerekse BK’nun adi ortaklığa ilişkin hüküm ve düzenlemelerine aykırı olup, anılan rapora göre adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. ... ve Ortakları Adi Şirketi ile sonradan ortak üyelerin alındığı ......
Hak edişten sözleşmenin fesih tarihine kadar imalat bedelleri olduğunu, ayrıca davalıların oluşturduğu adi ortaklık tarafından sözleşmenin feshinden sonra cari hesaba mahsuben ödemeler yapıldığını, davacı müvekkilin, davalıların oluşturduğu adi ortaklıktan 10. Hak ediş dahil olmak üzere faturaya dayalı ticari defterine işlediği toplam 588.126,44 TL cari hesap alacağı da bulunmakta olduğunu, .......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi ile katılım payı alacağı ile kâr payının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 10.04.1991 tarih ve 1991/13-76 E., 1991/199 K. sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamı, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun ) 190 ve 200'üncü maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve Mahkemece uyulan bozma ilamlarında belirtildiği şekilde davalı tarafça bildirilen deliller değerlendirilerek davaya konu iki adet taşınmazın ortaklık geliri ile alındığının ve davalı adına tapuya kaydedildiğinin belirlenmesine, Mahkemece bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmasına göre davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2....
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine anılan karar, Dairemizin 24/04/2018 tarihli, 2018/2485 Esas ve 2018/4396 Karar sayılı ilamında " ....Somut olayda taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu, davacının ortaklık katılım (sermaye) payını, kar payı alacağını ve işletme yeri için ödenen depozito bedelini talep etmesi nedeniyle artık taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sona erdiğinin kabulü gerektiği, fiilen sona eren adi ortaklıkta davacının talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu ve tasfiyenin mahkemece bizzat yapılması gerektiği, tasfiyenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 642 ve devamı maddelerinde düzenlenen sıra ve yöntem izlenmek suretiyle yapılması gerektiği, birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığının (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmesi, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmesi, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı...
Mahkemece; yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek, öncelikle kooperatif ana sözleşmesi dosyaya kazandırıldıktan sonra, ortakların hak ve yükümlülükleri değerlendirilerek; kooperatif uzmanı farklı bir bilirkişiden, davacı kooperatifin kayıt ve evrakları, kredi evrakları ile üyelere yapılan masraf ve hizmetlere ilişkin belgeler incelenmek suretiyle, davacı kooperatifin davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, davalının ihracının kesinleştiği tarihe kadar işçilik giderleri ile genel üretim giderlerinin talep edilip edilemeyeceği, davalının bahçesinde yapılan bakım giderlerinin hangi tarihe kadar davacı tarafından üstlenildiği, yapılan masraf kalemlerinin neler olduğu ve yapılan harcamalardan davalının payına düşen tutarlarının denetime elverişli olacak şekilde belirlenmesi, davalının ihraç tarihinden önceki yıla ait mandalina ürününün hasadı ve nakliyesi sırasında yapılan masrafların kimin tarafından yapıldığı hususu da gözetilerek, davacının talep edebileceği tutarın ve yasal faiz üzerinden...
Limited Şirketi) şirketinde adi ortaklık ilişkisi bulunduğunun tespiti ile taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini,Davacıların adi ortaklıktan kaynaklanan alacaklarının tasfiye memuru tarafından hesaplanmasını ve ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir.1.İlk Derece Mahkemesi'nce 2018/548 E., 2019/123 K....
Davalı şirket vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, açılan davanın şirket ortaklık payı alacağının tahsili kaynaklı olduğunu, davacının iş bu davayı önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığını, daha sonra dava konusu uyuşmazlığın ticari iş olarak değerlendirilmesi nedeniyle verilen görevsizlik kararıyla mahkememize gönderildiğini, talebin haksız ve kanuna aykırı olduğu gibi hakkaniyete de uygun olmadığını çünkü adi ortaklığın bir ortağın şahsi borcu nedeniyle tüm adi ortağın fesih ve tasfiyesine karar vermenin davacı haklı dahi olsa orantısız bir sonuç doğuracağını; bu nedenle bu tür davaların hukuk düzeni tarafından korunmaması gerektiğini; adi ortaklığa tasfiye memuru atanmasının da adi ortaklığı çalışamaz hale getireceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş; Diğer davalı vekili ise, davaya cevap vermemiştir.Mahkememizce öncelikle görev yeri incelenmiş olup, adi ortaklıktan kaynaklanan tasfiye davalarında adi ortakların tamamının tacir...


