KARAR Davacı, davalı ile 10.01.1996 tarihli adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede ortaklığa konu edilen mal varlığı olarak pide fırını, davalının deposunda bulunan 40 ton çekirdek içi ve yaklaşık 1000 TL tutarında çek senet verilmesinin kararlaştırıldığını, ortaklıkta 2/3 hissenin davalıya 1/3 hissenin kendisine ait olacağı konusunda da anlaştıklarını, fırını işletmeye başladığını, davalıya düzenli olarak fırının gelirinden payına düşeni ödemesine rağmen davalının ortaklığa konu edilen 40 ton civarindaki çekirdek ile ilgili hiçbir hesap ve kar payı vermediğini, ileri sürerek adi ortaklığın feshine mahrum kaldığı kar payı ve ortaklığa koyduğu sermaye payına karşılık fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı,adi ortaklığa konu edilen 40 ton çekirdek içinin davacının bulduğu müşteriye satıldığını alınan paranın da davacının hissesi oranında davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir....
, sözleşmeyi zorunlu bir neden olmaksızın haksız olarak fesheden davalıların da kendisine bu cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, 20.000 TL cezai şart bedeli, 10.000 TL dekorasyon bedeli ve bilirkişi marifetiyle hesaplanacak kar payı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/286 Esas KARAR NO : 2022/800 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2022 KARAR TARİHİ : 29/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Müvekkili ile davalı ... arasında 04/12/2018 tarihli adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, bu adi ortaklık sözleşmesine göre tarafların, ... Merkez, ... Caddesi, No:... , ... /İstanbul adresinde mukim ... AVM isimli alışveriş merkezinde faaliyete giren ... Franchise Restoranına sahip şirkete ortak olduklarını, söz konusu adi ortaklık sözleşmesine göre davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi/alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, tarafların 2006 yılında adi ortaklık şeklinde bir emlak ve inşaat bürosu açtıklarını, sözlü olarak yaptıkları sözleşme gereğince, tarafların kazandıkları paralardan tarafların yapmış oldukları katkı payı düşüldükten sonra kalan karı eşit olarak paylaşmayı kararlaştırdıklarını, tarafların 2012 yılı başlarında, ....ı 3....
Mahkemece; davanın, adi ortaklıktan doğan kâr payı alacağı davası olduğu; sözleşmeden doğan davada zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin geçmediği belirtilerek zamanaşımı itirazı reddedilmiş ve davanın kabulü ile 10.000 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan Y.. Ç..'in sorumluluğu asıl alacağın 6.286.80 TL lik kısmı ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davalı Y.. Ç.. vekili ve davalı C.. Y.. temyiz etmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan kâr payı alacağı istemine ilişkindir....
Hukuk Dairesi'nin 21.06.2016 gün 2015/5919 gün 2016/3804 Karar sayılı bozma ilamında taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olup tasfiyesinin sözleşme ve adi ortaklık hükümlerine göre yapılması gereğine işaret edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerine göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK’nun 620.maddesi). Her ortak, para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak, ortaklığa bir katılım payı koymakla yükümlüdür (TBK’nun 621.maddesi). Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir (TBK’nun 623.maddesi)....
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle davacının ortaklık işletmelerine ait hesap ve belgeler üzerinde inceleme yapma talebi ile kar payı istemine ilişkin olduğu, TBK'da düzenlenen adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan davalara bakma görevinin de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu, davacının tacir kaydının bulunmadığı, davanın mutlak ve nispi ticari dava da olmadığı, adi ortaklığın konusunun ticari gelir elde etmek olmasının davayı kendiliğinden ticari dava haline getirmeyeceği gözetildiğinde davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. (Yargıtay 3....
Davalı; taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinin varlığı ve 85.000,00 TL adi ortaklık katılım payı ve 9.500,00 TL adi ortaklık masraf bedeli (katılım payı artışı) ödemeleri konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, ancak davacının kredi kartından yapılan ödemelerin adi ortaklığın işlerinde kullanılmadığını, adi ortaklığın zarar etmesi sebebiyle davacının tehdit ve hakaret ettiğini, adi ortaklığa ait mallara zarar verdiğini, davacıya sözleşme ile tek taraflı fesih hakkı tanınmadığını, davacının ortaklıktan çıkmak için fesih bildiriminde bulunmadığını ve ortaklığın tasfiyesini talep etmediğini, adi ortaklık ilişkisinin halen devam ettiğini ve ortaklığın sona ermediğini, bu sebeple davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir....
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır....
Açıklanan bu hükümlere aykırı olarak adi ortaklığın para ve malları üzerine haciz konulması halinde bu husus, ortaklardan her biri tarafından şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, alacaklı vekilinin istemi üzerine ...'na gönderilen haciz ihbarnamesinde, her ne kadar borçlu olarak adi ortaklığı oluşturan şirketler gösterilmiş ise de, alacağın ... yapım işine ilişkin ihale alacağından kaynaklandığı belirtilmiş olup, haczedilen alacağın adi ortaklığa ait olduğu anlaşılmaktadır. Adi ortaklıklarda, ortakların borçlarından dolayı takip yapılması halinde, ortağın ancak kar payı veya tasfiye payına haciz konulması mümkün olup, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz konulamaz. O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir....


