, müvekkilinin --------- ve temsilinde söz almasının kötü niyetli olarak engellenmeye çalışıldığını, alınan kararlarla ve davalı şirket ile temsilcisinin müvekkilinin iradesini ortaya koymasına imkan vermeyen tavır ve davranışlarla ihale konusu işlerin yapılması sürecinde müvekkilinin yönetim dışında bırakıldığını, bu nedenle havaalanı inşaat işinin uzun sürdüğünü, ------ kar etmesine rağmen davalı tarafından müvekkiline kar payı ödenmediğini, adi ortaklığın borçlarının da kapatılmadığını, davalının borçları zamanında ödemeyerek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, görevi kötüniyetli olarak aşırı derecede ihmal ettiğini, ortaklığa zarar verici eylemlerde bulunduğunu belirterek öncelikle dava sonuna kadar tedbiren Adi Ortaklık yönetimini temsilen kayyum atanmasına, TBK Md. 76 gereği tedbiren 100.000.000 TL'nın geçici ödeme kapsamında davalılarca müşterek ve müteselsilen ödenmesine ve davalıların olası tazminat kararının icrasını imkansız kılmak amacıyla mal kaçırma eylemlerine meydan vermemek...
da bulunan otel işletmesi için de adi ortaklığa dahil ettikleri, ortaklık hisselerinin yarıyarıya olduğu, ortaklığın borçları nedeniyle işletmelerin faal olmadığı, davacının 15.1.2007 günlü fesih iradesini bildirdiği ihtara davalının verdiği 19.1.2007 tarihli cevabi ihtarla feshe razı olduğu hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir. Taraflar adi ortaklık için paylarını aşar şekilde fazladan ödeme yaptıklarını bildirip belgelerini ibraz etmişlerdir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre adi ortaklığın aktifinin bulunmadığı, adi ortaklığı borçlarının ,adi ortaklığa tarafların yaptıkları ödemeler gözetilerek davacı tarafından ödenerek tasfiyesine karar verilmiştir....
Bozmaya uyan mahkemece; 26/08/2021 tarihli ek tasfiye raporu hükme esas alınarak, davalılar arasında kurulan adi ortaklığın ihale ile yüklenilen ortaklığa konu işin tamamlanmasıyla birlikte 08/08/2012 tarihinde sona erdiği, ortaklığın sona ermesiyle birlikte tasfiye aşamasına girdiği, adi ortaklıkta ortağın kişisel alacaklılarının ancak borçlu ortağın şirketteki kar payını ya da ortaklığın tasfiyesi halinde tasfiye payını haczettirebileceği, tasfiye raporu ile ortaklardan davalı ...’ın tasfiye payı alacağının 22.210,19 TL, takip borçlusu davalı şirketin tasfiye payı alacağının ise 21.339,20 TL olarak belirlendiği, davaya konu edilen alacak miktarının 62.647 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, adi ortaklığın tasfiyesi ile ortaklardan davalı ...’ın tasfiye payı alacağının 22.210,19 TL, davalı .... Sos. Hizm. İnş. Turizm Tic. Ltd. Şti.nin tasfiye payı alacağının 21.339,20 TL olduğunun tespitine, 21.339,20 TL alacağın davalı .... Sos. Hizm. İnş. Turizm Tic. Ltd....
davalıda olduğu, 12.12.2018 tarihli rapora göre davacının 877.223,00 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, bu miktara ilişkin tamamlama harcının yatırıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine, davacının adi ortaklıktan doğan 877.223,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir....
Noterliği’nin 19.06.2017 Tarih Ve 15911 Yevmiye Numaralı “Adi Ortaklık Sözleşmesi” düzenlendiğini, yapılan işlerin ödemesinin adi ortaklık hesabına yapıldığını, davacının bu ortaklık hesabını kulllanmaya yetkili olduğunu, hesaptan haksız şekilde para çekerek uhdesinde barındırdığını, davalıya düşen tutarları davalıya vermediğini, davacının ödeme iddiası doğru ise bu ödemenin ortaklıkla ilgisi bulunmadığını, mahsup talebinin bulunduğunu belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi kapsamında doğan ve yapılandırılarak davacı tarafından ödenen 91.364,18 TL tutarındaki SGK prim borcu nedeniyle, davacının iç ilişkide payı oranında davalıya rücu hakkı bulunduğu kabul edilerek, davanın kabulü ile; davalının Eskişehir 5....
mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Uyuşmazlık; adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı, mahkemeye sunduğu 17.07.2012 tarihli dava dilekçesinde açıkça; davalının, müşterek çocukları olduktan sonra kendisini birlikte çalıştırdıkları kuaför dükkanına almadığını ve burada kendisinin çalışmasına müsaade etmediğini,yine bu kuaför dükkanından elde ettiği kazançtan da kendi hissesine düşen kar payını ödemediğini ileri sürerek; şimdilik, 10.000 TL’nin davalıdan yasal faizi ile tahsilini istemiş;davalı ise savunmasında, davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğunu beyan ederek, ortaklığın fesih ve tasfiyesi gerektiğini açıkça kabul etmiştir....
GEREKÇE : Dava taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi kaynaklı, ortaklığa sermaye olarak verilen paraların istirdatına ve kar paylarının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. 30/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 3.maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesi uyarınca; Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkartılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde;görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. Dava taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesine istinaden davacının adi ortaklığa sermaye olarak ödenmiş olduğu bedeller ve kar payı alacağının tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır....
satışlar nedeni ile bu malın çok azaldığını, aktariye işini bilen kişinin davacı olup, davalının bu işi bilmediğini, bu nedenle davacının olumlu müşteri iktibası çerçevesi içinde çok çabasının olduğunu, ortaklığın bozulması nedeni ile davacının yoksun kalacağı kazanç ve kar kaybının bulunduğunu beyan ederek, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, fesih kararı alınması halinde ortaklığa tasfiye memuru atanmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000,00 TL....bedelinin tasfiye sonucu davacının hissesine düşecek yüzde 50 oranındaki kar payı ve kazanç kaybı karşılığı 25.000,00 TL nin , yüzde 50 ortaklık payına düşecek katılım payı demirbaş bedeli ve dükkandaki satılacak malların bedeli olarak 50.000,00 TL nin dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bölge adliye mahkemesince; davanın adi ortaklıktan kaynaklı fazla ödemenin tespiti ile iadesi ve yoksun kalınan kârın tespiti ve iadesi istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamında somut olayın özelliklerine uygun, denetlenebilir bilirkişi raporu, toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında; taraflar arasında düzenlenen 18/01/2017 tarihli protokolün taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi sonlandıran ibra belgesi niteliğinde olması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacak ve kâr payı istemine ilişkindir....
Şti. yönünden ise husumet nedeniyle reddine, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dava konusu uyuşmazlık; adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için, taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık adına, üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafından açılması gerekir....


