WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Davacı taraf, harca esas dava değerini 10.000,00 TL. göstermek suretiyle ve belirsiz alacak davası olarak açtığı davada, taleplerini ayrıştırmadan maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş; sorumluluk ve maddi zararın kapsamının belirlenmesinden sonra, talep edilen manevi tazminat miktarlarını bildireceklerini dava dilekçesinde ifade etmiş; mahkeme tarafından verilen süre üzerine de 09.10.2013 tarihli "talep açıklama dilekçesinde" 10.000,00 TL. maddi tazminat ve toplam 140.000,00 TL. manevi tazminatın tahsilini istediklerini bildirmiş; daha sonra verdiği talep artırım dilekçesiyle, davacı ... için maddi tazminat taleplerini 69.691,00 TL'ye yükseltmiştir....

Mahkemece, manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davacının, dilekçesinde manevi zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 3.000 TL manevi tazminata karar verilmesini istediği, harca esas değer olarak bu miktarı gösterip bu değer üzerinden harç ödediği anlaşılmıştır. Her ne kadar manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı konusunda mahkemenin değerlendirmesi doğru ise de; davacının asgari olarak 3.000 TL manevi tazminat miktarı bildirmesi karşısında, bu miktar üzerinden işin esasının incelenmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi doğru değildir. Kaldı ki, HMK’nın 119/1-ğ ve 119/2. maddeleri gereğince dava konusunun değeri ile ilgili dava dilekçesinin talep sonucu bölümünün açıklanması hususunda, mahkemece davacıya süre de verilmemiştir....

Dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde, belirsiz alacak talebine dayanılarak hak sahiplerinden eş için 20.000,00TL maddi, 60.000,00TL manevi; ...... ...... için 100,00TL maddi, 60.000,00TL manevi, ...... ...... için 100,00TL maddi, 60.000,00TL manevi; ...... ...... için 100,00TL maddi, 60.000,00TL manevi; ...... ...... için 60.000,00TL manevi tazminat talep edilmiş; 2014 yılında alınan hesap bilirkişinin raporuna göre 24/04/2014 günü talep artırımı ile eş için toplam 96.381,51TL maddi, ...... ...... için toplam 23.023,26TL maddi, ...... ...... için ise toplam 2.312,17TL maddi tazminatın tahsili talep edilmiş; talep artırımından sonra alınan 2016 yılı hesap bilirkişi raporunda, bilinen dönemin 2016 yılına çekilmesiyle birlikte bu defa daha yüksek değerler ile maddi tazminatın belirlendiği; Mahkeme tarafından talep artırım dilekçesindeki maddi tazminat miktarlarının kabulü ile ve her bir davacı lehine 30.000,00TL manevi tazminatın takdiri ile maddi ve manevi tazminat miktarları ile davalı...

G.. aleyhine 06/08/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 17/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının kendisini bıçakla yaraladığını, davalı hakkında kamu davası açıldığını, cezalandırıldığını manevi zarara uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir....

Maddi tazminat gelince; Hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında davacılar vekili 23.03.2015 tarihli dilekçesi ile davanın HMK’nun 107 maddesinde yer alan belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığından bahisle maddi tazminat istemini artırmış ve mahkemece artırılan bu miktar dikkate alınarak davacı yararına maddi tazminata hükmedilmiştir. Maddi tazminat isteminin niteliğine göre belirsiz alacak veya kısmi dava yoluyla istenmesinin mümkün bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının davasının belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmadığına ve belirsiz alacak davası değil de kısmi dava ise bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilip verilmeyeceğine ilişkindir. Belirsiz alacak davası 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesinde düzenlenmiştir....

Mahkemece, manevi tazminat işlemiş faiz alacak kalemi yönünden itirazının kabulü ile takibin sadece bu yönden iptaline, takibin iptali talebine yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, M.. T.. yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm alacaklılar vekilince, manevi tazminat faizi kaleminin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir. Takibe dayanak Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.12.2013 tarih 2006/392 Esas 2013/764 Karar sayılı ilamda manevi tazminata ilişkin olarak "..toplam 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine" hükmedildiği görülmektedir....

Manevi zararın tespiti istemine ilişkin olarak; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde bedensel bütünlüğünün iradesi dışında ihlali hallerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır....

saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL belirsiz alacak, Alıkonulan mutfak ve demirbaşların bedeli yaptırılacak bilirkişi incelemesinde dava değeri tam olarak belirlendiğinde talebimizi artırma ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL belirsiz alacak, demirbaş kullanım bedeli yaptırılacak bilirkişi incelemesinde dava değeri tam olarak belirlendiğinde talebimizi artırma ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL belirsiz alacak, kapanan okullardan iadesi yapılmayan mutfak bedeli yaptırılacak bilirkişi incelemesinde dava değeri tam olarak belirlendiğinde talebimizi artırma ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL belirsiz alacak , kıdem tazminatı ve maaşlar yaptırılacak bilirkişi incelemesinde dava değeri tam olarak belirlendiğinde talebimizi artırma ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL belirsiz alacak , Manevi tazminat bedeli 100.000 TL , İhtiyati tedbir talebimizin kabulü...

Mahkemece asıl davanın kısman kabulüne, karşılık davanın ise alacak talebinin esastan reddine, manevi tazminat talebinin ise asıl dava ile karşılık dava arasında irtibat bulunmadığından dinlenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş ise de davalı-karşı davacı manevi tazminat talebini vekalet sözleşmesine dayandırarak vekaletten azil için tarafına çekilen ihtarda zimmetten bahsedildiğinden bahisl e manevi tazminat talebinde bulunduğuna göre karşılık davada istenen manevi tazminatın asıl dava ile irtibatlı bulunmadığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece manevi tazminata yönelik taraf delilleri toplanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasay aykırı olup bozma gerekirir....

Tüm bu anlatılanların ışığında somut olaya bakıldığında, her ne kadar davacılar vekili davayı açarken belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirtmiş ise de; eş ... için 15.000, çocukları Reşat Topçu için 10.000 TL ve ... için 10.000 TL manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açtığı, bu miktar üzerinden dava peşin harcını yatırdığı anlaşılmakla; manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacak olmasının eldeki davaya etkisinin, davacılar vekilinin talebini yargılama aşamasında artırmasının mümkün olmaması şeklinde tezahür edeceğinin ve eldeki eda davasında mahkemenin davacılar vekilinin talep ettiği miktarlar yönünden yargılama yapılmasının mümkün olduğu davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre, mahkemenin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermiş olması doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır....

UYAP Entegrasyonu