"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının arttırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2011 tarihinden itibaren 2.190 TL. ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E- 235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Hüküm, yıllık nafaka (farkı) miktarı itibariyle kesin niteliktedir....
Bu nedenle; 1-Dava konusu edilen ... parsel nolu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle adli yargı mercilerinde bu davadan sonra, idari yargı mercilerinde ise bu davadan önce veya sonra açılmış dava (kamulaştırmanın iptali, bedel arttırımı ya da indirimine ilişkin) bulunup bulunmadığı, varsa sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun davacı idareden ve ilgili mahkemesinden sorulup belgelerinin ve alınacak cevap yazılarının temin edilmesinden, 2-Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle davacı idarece bankaya yatırılan çekişmesiz kamulaştırma bedelinin davalının kendisi veya yetkili temsilcisine hangi tarihte ödendiğinin davacı idareden ve ilgili bankadan sorularak alınacak cevap yazılarının dosya içerisine konulmasından, Sonra istenilen hususların yerine getirildiğinin mahkeme hakimince bizzat denetlenmesi ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için mahkemesine bir kez daha GERİ ÇEVRİLMESİNE, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
maddesi uyarınca verilen cezasının aynı kanunun 86/3-a. maddesi gereği arttırımı sırasında 86/3-e. maddesinin gösterilmemesi; yine sanığın karar duruşmasında bulunmamasına rağmen, kararın sanığın yüzüne karşı verildiğinin belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile özellikle davalının gelir durumuna göre; mahkemece takdir edilen nafaka miktarları fazla olup Türk Medeni Kanununun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ‘..aylık 100,00 TL yoksulluk nafakasının 150,00 TL arttırımı ile dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 250,00 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine’ ibaresindeki 150,00 TL rakamının çıkartılarak yerine 75,00 TL ve 250,00 TL rakamının çıkartılarak...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun alt sınırının 4 ay hapis cezasından başladığı gözetilmeden sanıklar hakkında temel ceza olarak 3 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini hususu ve hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, konut dokunulmazlığını bozma suçundan belirlenen 6 ay hapis cezasının aynı Yasanın 119/1-c maddesi ile arttırımı sırasında, cezanın 12 ay yerine aleyhe olacak şekilde 1 yıl olarak belirlenmesi, TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp sonuç cezanın 10 ay olarak belirlenmesi nedeniyle...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nin 87/1-d. maddesi uyarınca bir kat arttırımı sonrasında, cezanın TCK'nin 87/1-d-son. maddesi uyarınca "5 yıl hapis cezasına" çıkartılması gerekirken, TCK'nin 87/1-d. maddesi uyarınca bir kat arttırım yapılmadan sanık hakkındaki cezanın doğrudan TCK'nin 87/1-d-son. maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması sonuç ceza doğru hesaplandığı ve sonuca etkili olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu hususlar infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının arttırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190 TL'ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 E-2005/235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Hüküm, yıllık nafaka (farkı) miktarı itibariyle kesin niteliktedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya kapsamına göre, sürüklenen çocuğun atılı suçları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesine göre asli iştirak halinde işlediğinin kabulü gerekirken, aynı Kanun'un 39/1-c maddesine göre yardım eden olarak kabul edilmesi sonucu yazılı şekilde eksik ceza tayini, yine iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nun 119/1-c maddesi uyarınca ceza arttırımı yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamışsa da zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilmiştir....
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak; 1-Taksirli suçlarda TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2-Sanık hakkında bilinçli taksir nedeni ile ceza arttırımı yapılırken uygulama maddesinin gösterilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının bilinçli taksirle ilgili (2)....
Elektrik A.Ş. tarafından kamulaştırılması sonucunda taşınmaz malikinin açmış bulunduğu bedel arttırımı davasında taşınmazın arsa vasfında olduğunun tespit edildiği ve mahkemenin 2002/11 Esas-2003/291 Karar sayılı kararının 26.08.2003 günü kesinleştiği, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından Dairemizin 03.05.2010 günlü 2010/4442 Esas-2010/6734 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi...


