WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Hanım Mahallesi ... ve ... parsel numaralı taşınmazlara davalıdır şerhinin işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce 12.09.2025 tarihinde, "davanın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin olduğu , taşınmazların doğrudan uyuşmazlık konusu olmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargı- lamayı gerektirdiği " gerekçesi ile " davalıdır şerhi işlenmesi talebinin reddine" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin dava konusu uyuşmazlığı "adi ortak- lığın tasfiyesi " olarak değerlendirdiğini, ancak davanın alacak davası olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen hasılat paylaşımlı inşaat yapım sözleşmesi kapsamında alacaklarının bulunduğunu, bu sözleşmenin niteliği itibariyle adi ortaklık hükümlerine tabi olduğunu ve adi ortaklığın tasfiye ile son bulacağını, tasfiye sonunda kar - zarar dağılımının belirleneceğini, davacının hasılat paylaşımı sözleşmesinin fesih edildiğine...

Hanım Mahallesi ... ve ... parsel numaralı taşınmazlara davalıdır şerhinin işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce 12.09.2025 tarihinde, "davanın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin olduğu , taşınmazların doğrudan uyuşmazlık konusu olmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargı- lamayı gerektirdiği " gerekçesi ile " davalıdır şerhi işlenmesi talebinin reddine" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin dava konusu uyuşmazlığı "adi ortak- lığın tasfiyesi " olarak değerlendirdiğini, ancak davanın alacak davası olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen hasılat paylaşımlı inşaat yapım sözleşmesi kapsamında alacaklarının bulunduğunu, bu sözleşmenin niteliği itibariyle adi ortaklık hükümlerine tabi olduğunu ve adi ortaklığın tasfiye ile son bulacağını, tasfiye sonunda kar - zarar dağılımının belirleneceğini, davacının hasılat paylaşımı sözleşmesinin fesih edildiğine...

Sayılı ilamı: "...Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesine ilişkin alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafça katılım payının iadesinin istenilmesi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Dairemiz kaldırma kararında adi ortaklığın fesih tasfiyesine ilişkin hükümlerin uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçelerine yer verilmiştir." şeklindedir. Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillere göre taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vasfı adi ortaklık ilişkisidir. Adi ortaklığın TBK 620 ve devamı maddelerinde belirlenen usul ile tasfiye edilmesinden sonra varsa davacının alacak miktarı tespit edilmelidir. Takip tarihi itibariyle alacak miktarının tespitinde de gayrimenkul icra satış dosyasından yapılan satış bedelinin ödenmesinin takip tarihinden sonra olması halinde TBK 100. Maddesi gereğince mahsup işlemi de yapılarak davacının varsa alacağının tespiti gerekir....

iptal ve tescil davası olmadığını, davanın taraflar arasındaki hisse devrine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığını, her iki tarafın da tacir olduğunu, esasa ilişkin olarak da davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını ve davanın reddinin gerektiğini, ayrıca taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesine dair davacının bir çok edimini yerine getirmediğini, hatta mezkur sözleşmenin 6....

Somut olayda yerel mahkemece yapılan ilk yargılamada, yüklenicilerin edimlerini yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar karar verilmiş iken, direnme olarak adlandırılan kararda bu kez yüklenicilerin sözleşme uyarınca alması gereken arsa payı %55 iken arsa sahibinin bu paydan fazla arsa payını devir ettiği için arsa malikinin edimini ifa ettiğinin kabul edilmesi gerektiği gibi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicilerin paylaşımı nasıl yapacaklarına ilişkin açıklık olmadığı; kaldı ki paylaşımın yüklenicilerin iç ilişkisi olup davacının, davalı yüklenicinin ortaklık uyarınca alması gereken payı vermediği iddiasının adi ortaklığın tasfiyesine ve kâr payı alacağının tahsiline yönelik açacağı davada ileri sürülebileceği, eldeki davada davacının talebinin arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde daire bedellerinin tahsili istemine ilişkin olması nedeniyle mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığı, sözleşme içeriğinden...

Adi ortaklığın malvarlığının tespitinde davacının bu tapu iptali ve tescil davasında davalı sıfatıyla verdiği dilekçelerinde adi ortaklığa ait olduğunu kabul ettiği taşınmazlar bulunduğundan öncelikle bu dilekçe!erdeki davalı sıfatıyla yaptığı kabullerinin içeriği esas alınmalıdır. Yine davalının açtığı tapu iptali ve tescil davası neticesinde verilecek lehe kararla ortaklar adına yapılacak tescil kararı adi ortaklığın malvarlığı içinde bulunacağından eldeki dava için de ön mesele teşkil ettiği gözden kaçırılmamalıdır. Mahkemece ortaklar adına kayıtlı taşınmazların fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu olup da henüz arsa sahipleri adına görünen taşınmazların da adi ortaklığın malvarlığı içinde bulunduğu hususu göze-tilmemiştir. Bunların tasfiyesi için öncelikle ortakların adına tescili gerek-tiğinden, tarafların tescil hususunda nasıl hareket edeceklerine ilişkin beyanları alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir....

Dava dilekçesindeki (davalı adına olan tapu kayıtlarının davacı ortakların payları oranında iptali ve tesciline ilişkin) istem, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkindir. Ne var ki, 10/10/2007 tarihli sözleşmede, taraflar ile birlikte dava dışı ... da yüklenici olarak yer almaktadır. Esasen, davacılar da dava dışı ...'ın adi ortaklığın ortaklarından olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu durumda, adi ortakların tümünü ilgilendiren böyle bir davada, dava dışı ortak ...'ın da taraf olarak yer alması zorunludur. Zira, TBK'nın 644 üncü maddesinin birinci fıkrasında; ortaklığın sona ermesi halinde tasfiyenin, yönetici olmayan ortaklar da dahil olmak üzere, bütün ortakların elbirliği ile yapılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Hal böyle olunca; mahkemece, dava dışı ortak ...'...

ile davacı arasında adi ortaklık kurulduğu, bu davanın adi ortaklık ile ... arasında imzalanmış olan “Arsa satış kat karşılığı Gelir Paylaşım Sözleşmesi”nin haksız feshi nedeni ile uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, adi ortaklığın tasfiyesine dair talep ya da belge bulunmadığı, adi ortaklığın feshine dair dosyada belge bulunmadığı, adi ortaklığın henüz tasfiye edilmemiş olduğu, sözleşmenin tasfiyesinde taraf iddiaları ve savunmaları kapsamında hukuki ifa imkansızlığı olup olmadığı ve ifa imkansızlığı noktasında ve yaşanan imar değişikliği süreci nedeni ile taraflara kusur yüklenip yüklenemeyeceği hususlarında nihai takdirin mahkemede olduğu, Mahkemenin talep edilebileceği kanaatine varması halinde davalının talep edebileceği menfi zarara ilişkin, davacının dilekçelerinde talep ettiği zarara ilişkin somut ifadesi olmadığı gibi somutlaştırmaya yönelik her hangi bir belge bulunmadığı, davacının şirket kayıtlarının tümünü sunamadığı ve sunulan kayıtlarda menfi zarar talebi kapsamındaki...

Somut olayda taraflar arasında adi ortaklığın tasfiyesi amacıyla ... 9.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/509 esas sayılı dosyasında görülmekte olan bir davanın bulunduğu, eldeki bu davanın da adi ortaklığa dahil olduğu iddia edilen taşınmazın davalı 3.kişiye satış işleminin iptali için açıldığı anlaşılmaktadır. Her iki dava farklı davalar olup davacı, şahsi hakkına dayanarak görülmekte olan adi ortaklığın tasfiyesine yönelik alacak davası ile hak edebileceği ortaklık payı alacağının tahsilini sağlamak amacıyla eldeki davayı açmıştır. Davacının böyle bir davayı açmasında hukuki yararının bulunduğunun ortaklığın tasfiyesine ilişkin davada mahkemece verilecek yetkiye gerek kalmadan da dava açılabileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda işin esasına girilerek, tarafların delillerinin toplanması, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir....

davalı ... adına kayıtlı bulunan 80 payın iptali ile müvekkili ... adına KAYIT ve TESCİLİNE, bunun mümkün olmaması halinde adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle ortaklığın fesih ve tasfiyesine, adi ortaklığa ait taşınmazların 18/04/2022 tarihli sözleşmede kararlaştırılan şekli ile TAKSİM ve TASFİYESİNE, bu suretle müvekkili ...'...

UYAP Entegrasyonu