WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

E, sayılı takip dosyasında borçlu şirketin kar payı ve tasfiye hissesine yönelik gerçekleştirilen haciz işlemi ile ortaklığın son bulduğunu, davalıların teşkil ettiği adi ortaklıktan doğan borçlu ortağa ait kar payı ve tasfiye edilmesi neticesinde borçlu ortağın hissesine düşecek tasfiye hissesinin müvekkilin alacağı lehine hacizli olduğundan, tasfiye aşamasında kar payının ve tasfiye neticesinde tasfiye payının tedbiren korunmaması halinde ,müvekkilinin alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle borçlu ortağa düşecek kar payı ve tasfiye hissesinin tespitine kadar geçecek sürede adi ortaklığın alacaklarının verilecek tedbir kararı ile ilgili kurumda veya mahkeme veznesinde muhafaza edilmesini, davalıların teşkil ettiği ortaklığın feshi ile tasfiyesine, tasfiye işlemlerinin mahkeme tarafından yapılmasına, tasfiye neticesinde hesaplanacak borçlu ortak ... Müh. Müş. Ve Tic. Ltd. Şti.'...

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, tarafların 21.5.2005 tarihinde düzenledikleri anlaşma ile aralarında bir adi ortaklık kurulduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, mahkemece de taraflar arasındaki ilişkinin hasılat ortaklığı olduğu kabul edilmiştir. Davalı, 12.10.2010 tarihli ihtarname ile 21.5.2005 tarihli anlaşmanın 6. maddesi gereği anlaşmayı fesh ettiğini bildirmiştir. Davacı ihtarname ile ortaklığı fesh ettiğine göre davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlığın, TBK 639. ve devamı madde hükümlerine göre çözümlenerek, ortaklığın tasfiyesi gerekir. Bilindiği üzere, adi ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu da, sona erme ile birlikte ortaklığın tasfiye aşamasına girmesidir. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür....

nin adi ortaklığı tasfiye sürecine sokmadığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiye payının belirlenemediğini, haciz edilen kar payı- nın da belirlenip icra dosyasına ödenmediğini, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından alacak talepli ikame edilen davanın ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsayacağını, böylece taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin TBK 639 gereğince sona erdiğini beyanla; Davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ortaklığın menkul mallarının muhafaza altına alınmasına yönelik teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tasfiye görevlisi tayin edilerek tasfiye ve kar payının tespitine, tasfiye ve kar payından davalı borçluya düşen tasfiye ve kar payının davacı alacaklıya veya takibin yapıldığı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San....

Mahkemece; davanın adi ortaklık nedeniyle kar payı verilmesine ilişkin olduğu, protokolle ortaklığa son verildiği, protokolle fesih ve tasfiyeye ilişkin yükümlülükler üstlenerek bunun taraflarca kararlaştırıldığı, düzenlemeye göre dava tarihinde ve halen tasfiyenin gerçekleştirilemediği, davacının alacak kalemlerinin taraflar arasındaki düzenlemeye tabi olup, davacının buna göre tasfiye işlerini tamamlaması, davalı buna yanaşmaz ise yasal yolla tasfiye süresini işleterek adi ortaklığın varılan mutabakat ve taahütlere göre tasfiyesinin gerçekleştirmesi, oluşan sonuca göre alacaklı olup olmadığı belirlendikten sonra davalıya karşı alacak davası açması gerektiği, mevcut durumda belirlenmiş bir alacağı bulunmadığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine dair verilen karar; davacı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 01/10/2015 tarihli ve 2014/18823 E. 2015/14933 K. sayılı karar da; "taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, daha sonra aktedilen...

sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak talebine ilişkindir....

Sulh Hukuk mahkemesinden tespit yapıldığını, raporun tebliğ edildiğini ve davalıların rapora itiraz etmediklerini, rapor içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, müvekkiline baskı ve tehdit ile ibraname imzalattıklarını, davacının ibranameyi imzaladıktan sonra makineyi zorluklarla aldığını ancak ortaklığın tasfiyesinin gerçekleşmediğini, davacı payına düşen tasfiye payının ödenmediğini, mevcut kağıt stoklarının paylaşılmadığını, bu nedenlerle öncelikle adi ortaklığın tasfiyesi için bir tasfiye görevlisi tayin edilmesini ve davanın kabulü ile adi ortaklığın feshine karar verilmesini, kar payının davalılardan faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir....

Öte yandan gerek davalının diğer dava dışı ortak ile davacı aleyhine icra takibi yapması ve gerekse davacının eldeki bu davayı açması aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsamaktadır. Bu itibarla dava dışı ortaklar olan ... ve ...’nin de bu davayı dahil edilmeleri gerekir. Mahkemece dava dışı ortaklar ... ve ...’nin de davaya dahil edilmeleri sağlanarak, davadaki ve icra takibindeki talebin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik olduğu da gözetilerek iddia ve savunmaya yönelik tüm deliller toplanarak ve ortak amacın gerçekleştirilmesinin artık olanaklı olmadığı da gözetilmek suretiyle BK 538 ve devamı maddeleri uyarınca işin esasına girilerek karar verilmelidir. Mahkemenin taraf teşkilini sağlamadan yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır...” gerekçesiyle, karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1....

ın 131.126 TL borç aldığı, bu borcun davacı ile davalılardan ... ile birlikte ortak ödeneceğinin yazılı olarak kararlaştırıldığı, davalının payına düşen ortaklık borcunu ödemediğinden bahisle davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik açılan davanın İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında derdest bulunduğu, bu alacak borç ilişkisinin de adi ortaklığın tasfiyesi kapsamına alınması gerektiği halde, anılan mahkemece birleştirme isteminin olumlu değerlendirilmediği ve karar tarihi itibariyle anılan dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan hak ve borçların bir kısmının tasfiye dışında bırakılması mümkün değildir. Adi ortaklıkta ortaklar arasındaki kar payı dışındaki alacak iddiası aynı zamanda fesih ve tasfiyeyi gerektireceğinden, fesih ve tasfiye davası devam ederken ileri sürülen alacak iddiasının da ilk davadaki tasfiye sürecinde incelenerek tasfiye kapsamına alınması gerekir....

Nitekim, İDM tarafından, taraflar arasındaki hukuki ilişkini adi ortalık olarak kabul edildiği takdirde, mahkemece tarafların kabulünde olduğu üzere davacı ile davalı ile arasındaki adi ortaklığın fiilen son bulduğu, talebin davacının ortaklıktan doğan alacağının tahsiline ilişkin olduğu, adi ortaklığın son bulmasından sonra tüm alacakların ve kar payının talep edilmesi aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyesini kapsadığı, bu çerçevede davalının derdest olduğunu ileri sürdüğü diğer dava dosyaları da getirtilip, incelenip gerekiyorsa davaların birleştirlmesi suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ve adi ortaklığın tasfiyenine ilişkin 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerini esas alınarak tasfiyeye karar verilmesi gerekir. 5....

'nın kira alacağı dahil edilmediğinde 0,4495), ...'ın alacağının ise 0,4653 (...'nın kira alacağı dahil edilmediğinde ise 0,5505) oranına tekabül ettiği belirtilmiştir. Yani adi ortaklık davaya konu projenin gerçekleştirilmesi sırasında tüm öz varlığını yitirerek zarar etmiştir. Ortaklara dağıtacak herhangi bir pay bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkememizce adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. 3-Davacının tazminat talepleri yönünden; davacı, davalıların haksız eylemleri nedeniyle adi ortaklığın tüm öz sermayesini yitirdiğini ve ortaklığın zarar etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuştur. Bu durumda davacı ancak adi ortaklığa koyduğu sermaye ve adi ortaklığın gerçekleştireceği proje sonucu elde edebileceği kar payını talep edebilir. ...-... İş Ortaklığı Sözleşmesinde de anlaşılacağı üzere davalı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş pilot ortak, diğer davalı ... ise proje müdürüdür. Yönetimde davacının hiçbir yetkisi yoktur....

UYAP Entegrasyonu