WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK’nın 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Öte taraftan; adi ortaklık ilişkisine dayanılarak ortaklar arasında açılmış bulunan davalar, TBK'nın 147 inci maddesinin dördüncü bendi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olup; tasfiye alacağı bakımından zamanaşımı süresi, ortaklığın sona erdiği andan itibaren başlayacaktır....

davanın kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, 568.241,49 TL'nin davalıdan tahsiline, faiz talebinin reddine; birleşen 2016/208 E. sayılı davanın kabulü ile 72.000 TL'nin; birleşen 2019/576 E. sayılı davanın kabulü ile 71.463,74 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir....

Bu haliyle davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 29/08/2019 tarihli adi ortaklık sözleşmesi kapsamında tarafların alacak ve borç durumunun tespiti açısından adi ortaklığın tasfiyesinin gerektiği, benzer olayda Yargıtay 3....

Hukuk Dairesinin 14/06/2021 tarih 2021/3314 E, 2022/5751 K sayılı emsal içtihadında; "...Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eldeki davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemiyle açıldığı, taraflar arasında kurulan ortaklık ilişkisinin devamının artık mümkün olmadığı dikkate alınıp, adi ortaklığın haklı nedenle feshi ile birlikte tasfiyesine karar verilmesi, tasfiye payı alacağı olarak belirlenen ve hüküm altına alınan .... TL üzerinden davacılar lehine .... TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken..." şeklinde belirtilmiştir....

Söz konusu rapora da davalı tarafça itiraz edildiğinden davalı itirazlarının yeniden ayrıntılı olarak değerlendirilerek ayrıca karşı dava yönünden kar payı alacağı isteğinin haklı olup olmadığı ile haklı ise talep edilebilecek kar payı alacağı yönünden ek rapor düzenlenmek üzere dosya yeniden heyete tevdi edilmiş, alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; kredi kartı ödemeleri ile ilgili önceki raporlarda belirtilen görüşlerde bir değişiklik olmadığı, davalı ...'nın adi ortaklıktan kendi isteği ile ayrıldığı 2013 Aralık dönemi itibari ile 331.02 Ortaklardan Alacaklar hesabından 7.663,67 TL alacağının bulunduğu, yine davalı ...'nın 2013 yılı karından dolayı 27.158,37 TL'lik kar payı alacağının bulunduğu, 2014 yılı yevmiye defterinde 2 nolu yevmiye maddesi kapsamında davalının adi ortaklıktan olan kar payı ve ortaklık alacağının virman yapılmak sureti ile kapatıldığı ve aynı tarih itibari ile davalı ...'...

Müdürlüğü, ... ve sulaması inşaatı işi için yapılan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep ederek alacağını tahsil etmek amacıyla her iki icra takip dosyası için İcra Hukuk Mahkemelerinden ayrı ayrı yetki aldığı, Asıl davada her iki takip dosyası alacağı için adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile davalı borçlu ...'un ortaklık hisseleri, kar payı ve tasfiye payının gerçek değerinin belirlenerek paraya çevrilmesine ve borcu karşılar miktarın kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ettiği halde, birleşen dava ile aynı talepleri içerir nitelikte bu sefer Antalya ... Müdürlüğü dosyası için Antalya ... Hukuk Mahkemesi kararına istinaden dava açtığı, oysa Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile verilen yetki nedeniyle açtığı ilk dava ile her iki takip dosyası alacağını talep etmekte hukuki bir engel bulunmadığı, nitekim asıl davanın her iki takip dosyası alacağı için açıldığı, dolayısı ile birleşen davanın açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı anlaşılmıştır....

Şti. ne ait belgeler sunulmuş ise de şirketin ayrı bir tüzel kişiliği mevcut olup, adi ortaklık sözleşmesinde yer almadığından bu şirkete ait belge, faturaların bu dosya bakımından delil olarak kabul edilmediği, dava dışı söz konusu şirketin Yargıtay tarafından adi ortaklığa taraf olmadığının hüküm altına alındığı, adi ortaklık sözleşmesi ile davacının davalıya 102.000,00 TL sermaye verdiği, adi ortaklığın faaliyeti ile ilgili davalı ortaktan yapılan bir tahsilat beyanı, kâr payı talebi veya bu yönde yazılı belge ibrazı olmadığı, davalı tarafından da aksi yönde bir beyanın olmadığı, davacı ortağın katılım payı alacağı 102.000,00 TL kadar davalı ortaktan alacaklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, 102.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

'e 120.000 TL ödeyerek payını satın aldığı, davacının katılım payı koyma borcunu yerine getirmediği, 10/05/2018 tarihli tasfiye memuru raporunda da bu hususun açıkça ortaya konduğu, katılım payı koyma borcunu yerine getirmeyen davacının adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklı bir alacağı olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava, davalı ...'in maliki bulunduğu ... Ada 2 parsel üzerinde inşa edilmekte olan dört adet villadan bir tanesinin yapımı hususunda, taraflar ile bozma ilamı uyarınca davaya dahil edilen ... arasında kurulan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile katkı payının tahsili istemine ilişkindir....

Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eldeki davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemiyle açıldığı, taraflar arasında kurulan ortaklık ilişkisinin devamının artık mümkün olmadığı dikkate alınıp, adi ortaklığın haklı nedenle feshi ile birlikte tasfiyesine karar verilmesi, tasfiye payı alacağı olarak belirlenen ve hüküm altına alınan 14.205,65 TL üzerinden davacılar lehine 4.080 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile davacılar lehine 25.849,04 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması, HUMK'nın 438/7.maddesi hükmü gereğidir....

Fıkrası uyarınca, davacı lehine haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu, fesih ile birlikte adi ortaklığın tasfiye edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla, tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır....

UYAP Entegrasyonu