davada adi ortaklığın tasfiyesi talep edildiğinden, önceki kararın mevcut davada kesin hüküm oluşturmayacağını belirterek, Öncelikle davalı şirket elinde bulunan adi iş ortaklığına ait mahkeme ve ekipmanların satışının, elden çıkartılmasını ve diğer nedenlerle zarar görmesinin önlenmesi için tedbirin tarafsız bir parka çektirilmek sureti ile yediemine teslimi şeklinde, tedbir kararı verilmesini, Ayrıca anılan mahkeme tarafından tasfiye usulü işletilmeden ve tasfiye yapılmadan sadece adi ortaklığın feshine karar verildiği gözetilerek tasfiyenin yapılmasına yönelik mevcut davanın kabulü ile fesih kararı kesinleşmekle, iş ortaklığı adına kayıtlı .... model beton mikseri, tek kollu tünel .... , .... beton mikseri, .... beton püskürtme makinesi ve patlama koruyucu aparatı ve mahkemece tespit edilecek mal varlığı tediye payının belirlenerek hüküm altına alınması ile nihayetinde araçlarının satışlarının yapılarak tediye payının müvekkiline ödenmesini karar verilmesini talep ve dava olmuştur...
Uyuşmazlık; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında "..." isimli lokantanın işletilmesi amacıyla adi ortaklık kurulduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalı tarafından işletmeye alınmadığını belirterek adi ortaklığın feshi ile sermaye ve kar payını istemiş; davalı ise davacının adi ortaklıktan isteği ile ayrıldığını, davacının alacağı olmadığını savunmuş, açtığı karşı davasında ise ortaklığın borçları nedeni ile davacı- karşı davalıdan 22.451,14 TL'nin tahsilini talep etmiştir....
Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. Tasfiye işlemlerinin bizzat mahkemece yaptırılması gerekir. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir. Zira, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1.maddesine göre; Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır....
e ait üç adet parselde bulunan taşınmazın satın alınarak bu taşınmazlar üzerinde satmak üzere konut projesi geliştirilmesi hususunda adi ortaklık kurulduğu, tarafların ortaklığın feshi ile tasfiyesini talep ettikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece adi ortaklık sözleşmesinin feshine ve ortaklığın tasfiyesine karar verilmiştir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.nun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. B.K.nun 535/7. madde ve bendi gereğince mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. BK.nun 538. maddesine göre de tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak-verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
GEREKÇE: Dava adi ortaklık adına birlikte hareket etme, dava açma, arabulucuya başvurma ve icra takibi başlatma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle adi ortaklığa temsil kayyumu atanmasına talebine ilişkindir. Dava, kayyum atanması talep edilen adi ortaklardan biri tarafından açılmıştır. Adi ortaklığa temsil kayyumu atanması amacı ile açılacak davanın, adi ortaklığı oluşturan davacı dışındaki diğer ortakların davalı gösterilerek açılması, davanın onlara yöneltilmesi gerekir. Bu şekilde diğer ortakların davadan haberdar edilerek, ortaklara anayasal hukuki dinlenilme hakkı tanınmış olur. Açılan işbu davada ise adi ortaklığın diğer ortakları olan ....... ile ... İNŞAAT HARİTA VE MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ MADENCİLİK DANIŞMANLIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş davalı olarak gösterilmemiştir....
ne karşı açılan dava yönünden ise, adi ortaklığın tarafları arasındaki adi ortaklığın fiilen son bulup bulmadığının tespit edilmesi, adi ortaklığın son bulduğu kanaatine varılır ise, bu aşamadan sonra tüm alacakların talep edilmesinin aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyesini kapsadığının düşünülmesi, uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ve adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerini esas alınarak tasfiyeye karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde adi ortaklığın bir ortağı tarafından diğer ortak ve banka aleyhine açılan davada sadece davalı banka hakkında ve adi ortaklık yararına tahsil hükmü kurulması isabetli bulunmamıştır....
(BK. m. 126/4) Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça şifahen yapılan ortaklık nedeniyle davalılara ödeme yapıldığı belirtilerek ödenen paranın iadesinin talep edildiği, davalılarca borcun ve adi ortaklığın kabul edilmediği, mahkemece adi ortaklık zamanaşımı süresi dikkate alınarak davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. O halde; mahkemece öncelikle; davacının şifahen adi ortaklık kurduklarını ve ortaklığın amacının gerçekleşmesi için ödeme yaptığını beyan etmesi karşısında davalıların borcu ve adi ortaklığı inkar ettikleri anlaşıldığından, taraflar arasında geçerli adi ortaklığın kurulup kurulmadığının belirlenmesi, daha sonra oluşacak hukuki duruma göre zamanaşımı değerlendirilmesi yapılması gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde taraflar arasında kurulduğu belirlenmeyen adi ortaklığın fesih ve tasfiye edilmesinin ardından başlayacak zamanaşımı süresinin uygulanması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Dosyanın konusunda uzman Bankacı VE Mali Müşavir bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılar, dosyada daha önce alınmış raporları irdeler, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile sınırlı olmak üzere var ise davacı alacağının tespiti yönünde ve adi ortaklığın tasfiye edilip edilmediğine yönelik rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi Raporunda Özetle; Dosyada mevcut 2 dekonta göre 05.03.2013 tarihinde Adi ortaklığI...ortağı olan ....'nin ... şubesindeki... nolu hesabına “... ortaklığına ait ...hes. virman” açıklamasıyla 18.500,00-TL ödendiği, ödemenin yapıldığı ...nolu hesabın adi ortaklığa ait olup olmadığı hususunda bir kanaate varılamamakla birlikte, davalı bankanın havaleyi yapan hesabın adi ortaklığa ait olmadığı yönünde bir iddiasının olmadığı, ...olu hesabın adi ortaklığa ait olduğu ve bu hesaptan ...nin hesabına dava konusu 18.500,00 TL'lik virman işlemini gerçekleştiren kişinin ...'...
Dava İİK.nun 96 ve devamı maddeleri gereğince adi ortaklığı oluşturan ortak tarafından açılmış istihkak iddiasına ilişkindir. MK. 702/4. madde gereğince adi ortaklıkta, ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını istiyebilir. Adi ortaklık sözleşmesinde aksine kayıt yoksa, adi ortaklık elbirliği mülkiyeti kuralına bağlıdır. (MK 534-702)Ortaklar adi ortaklığın amacına ulaşması için ortaklığa özgülenen mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti kuralına göre maliktir. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. (MK 701/2) Adi ortaklığı oluşturan ortağın ortakların kişisel alacaklıları ortaklığa ait mal üzerine haciz koyduramaz. Alacaklılar ortağın kar alacağı, ücret, faiz, avans alacağı ve tasfiye payını haczettirebilir....
Dava İİK.nun 96 ve devamı maddeleri gereğince adi ortaklığı oluşturan ortak tarafından açılmış istihkak iddiasına ilişkindir. MK. 702/4. madde gereğince adi ortaklıkta, ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını istiyebilir. Adi ortaklık sözleşmesinde aksine kayıt yoksa, adi ortaklık elbirliği mülkiyeti kuralına bağlıdır. (MK 534-702)Ortaklar adi ortaklığın amacına ulaşması için ortaklığa özgülenen mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti kuralına göre maliktir. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. (MK 701/2) Adi ortaklığı oluşturan ortağın ortakların kişisel alacaklıları ortaklığa ait mal üzerine haciz koyduramaz. Alacaklılar ortağın kar alacağı, ücret, faiz, avans alacağı ve tasfiye payını haczettirebilir....


