nin feragati şikayetin esası üzerinde tek başına tasarrufta bulunamayacağından davayı sona erdirici bir işlem olarak kabul edilmediği, Bursu Uludağ Vergi Dairesine yazılan müzekkerenin 04.05.2021 tarihli cevabının incelenmesi sonucunda İş Ortaklığının tasfiye payının belirlenmediği, Biga Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliğine yazılan müzekkere cevabı ile haciz icra edilen paranın adi ortaklığı oluşturan şirketlerin tasfiye payına göre değil, adi ortaklık sözleşmesinde belirlenen ortaklık payına göre belirlendiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde ; ... ve ... İnşaat şirketlerinin kurduğu adi ortaklıkta hisse dağılımlarının ... İnşaat LTD %45 ve ......
Ltd.Şti - ...” adi ortaklığı kurulduğunu, ihalenin tüm masrafları ve teminatlarının müvekkili tarafından karşılandığını, söz konusu iş alındıktan sonra tarafların bir araya gelerek, adi ortaklık kuruluş sözleşmesinde 10.11.2012 tarihli Şantiye Sorumluluk ve Taahhütnamesi ek sözleşmesi ile değişiklik yapıldığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin kayden ortak görünmesine rağmen, bütün işlerden çekildiğini ve işin tamamen bitirmek üzere gerekli olan bütün harcamaları da davalı tarafça karşılanmak ve kendisine hiçbir mali, idari ve hukuki sorumluluk yüklenmemek üzere sözleşme yapıldığını, ortaklığın devamı sırasında yönetici ortağın, müvekkiline ve ortaklığa zarar verecek işlemler yapması, ortaklık adına bono tanzim ederek takip yapılmasına neden olması üzerine ortaklığın amacına ulaşması tehlikesine binaen iki ortağın bir araya gelerek 04.04.2014 tarihinde adi ortaklığın tasfiye edildiğini, ancak ihale makamının, adi ortaklığın devamını, iş bitinceye kadar zorunlu görmesi nedeniyle resmen tasfiye...
Bu durumda, tasfiye işlemleri gerçekleştirilirken; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, tasfiye işlemi Türk Borçlar Kanunu’nun 642’nci madde ve devamı hükümlerine göre gerçekleştirilmelidir. BK ve TBK’nın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin düzenlemeleri arasında tasfiye memuru ile ilgili hükümler dışında önemli bir farklılık bulunmamaktadır....
Her ne kadar düzenlenen faturalardan söz edilmekte ise de, faturaların emsal rayiçler esas alınarak düzenlendiği, bunun gerçek bir satım yoluyla teslim olmadığı, adi ortaklık payına karşılık olarak adına tescil edildiği, diğer bir ifadeyle adi ortaklığın tasfiyesinden payına isabet eden kısım olduğu, adi ortaklıktan ayrı vergiye tabi bir malın vergi dışı bir amaçla çekilmesi şeklinde bir olayın da olmadığı görülmektedir. Nitekim, adi ortaklık paylı mülkiyetin bir çeşidi olup, paylı mülkiyette ortakların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir taşınmaz kısımı bulunmamaktadır. Bu nedenle, ortakların adi ortaklıktaki payın devri vb. haller dışında, ortaklık malları üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilmeleri ancak ortaklığın tasfiye ve tasfiye payından tarafına düşen kısmına ait olacaktır....
Davalı, davacı ile yaklaşık 45 sene ortak olarak terlik ve ayakkabı imalatında çalıştıklarını, işyerinde bulunan mallar ve makinelerle ilgili aralarında herhangi bir anlaşmanın mevcut olmadığını, davacının % 50 ortak olduğunu, ortaklık hissesini davacının satın almaya hazır olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının ecrimisil talebinin kabulüne, diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 2011/9629-18256 Davacı ile davalı arasında adi ortaklık kurulduğu ve bunun tasfiye edilmediği tarafların kabulündedir. Davacının bu davadaki istek kalemleri nazara alındığında adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini de içerdiği kabul edilmelidir. Hal böyle olunca taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkinin B.K nun 520 vd maddeleri gereğince tasfiyesini gerektirir....
Maddesine aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. 2-Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere adi ortaklık iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, kararın da adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkında kurulması gerekir. Kararın tek başına adi ortaklık hakkında verilmesi olanağı yoktur. Dava, adi ortaklığa (... İkmal Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi) karşı açılmış olup adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığa karşı açılmış olan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir....
Türk Borçlar Kanunu'nun 622 ve 623. (... 818 sayılı BK 522 ve 523.) maddeleri gereğince, adi ortaklıkta her ortak şirketin iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklıları, ancak, borçlu ortağın şirketteki yıl sonunda bilançonun düzenlenmesi ile ortaya çıkan kar payını haczettirebilirler. Ayrıca, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde, borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle adi ortaklıklarda, ortaklardan birinin kişisel borçlarından dolayı hakkında takip yapılması halinde, adi ortaklığın istihkakına haciz konulamaz. Somut olayda, borçlu şirket aleyhine yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, alacaklının talebi üzerine, icra müdürlüğünce ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak borçlu sıfatıyla “... Tur. Taş. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti”, “.. Alm. İnş.San. … Tic.Ltd. Şti.” ile “... Tur. Taş. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti ve .. Alm. İnş.San. … Tic.Ltd. Şti. İş Ortaklığı” hakkında icra takibi yapıldığı, adi ortaklığı oluşturan şirketlerden ... Tur. Taş. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti.nin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığını ileri sürerek takibin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür....
nın karakol ifadelerinde, adi ortaklık ilişkisini kabul ettiklerini; davalı şirket ortak ve temsilcilerinin kendisine kar payı değil, sadece koymuş olduğu sermaye bedelini ödemeyi kabul ettiklerini; bu sebeple, sermaye ve kar payı alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; davalı şirket ile aralarında mevcut olan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sermaye ve kar payı alacağına yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın şimdilik 200.000,00 TL' lik kısmı açısından iptali ile, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir. Zira, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1.maddesine göre; Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)...


